• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 12 °C

Seçimler bitti, asıl mücadele şimdi başlıyor

Ömer Ağın

2014 yerel seçimleri geride kaldı. Elbette üzerinde çok konuşulacak, herkes durduğu yere göre yorumlayacak. AKP’nin 2014 yerel seçimlerinde bir önceki yerel seçimlerde aldığı oy oranını artırmasını, seçim kampanyasının başladığı günden son günlere kadar yayınlanan tapelere rağmen, nasıl değerlendirmek gerekir? Bana göre seçimlerde (birçok başka etmenle birlikte) oy oranını artırması AKP’nin çözüm sürecine daha ciddi yaklaşması ve Kürt halkının haklarının somut biçimiyle tanınması için gerekli olan adımları atması yolunda açılan bir kredidir. Barış ve çözüm sürecinde üzerine düşenleri yerine getirmesi, bu konuda gerekenlerin yapılmasına verilen onaydır. Aynı şekilde Cemaat’in etkin bir alan yaratamamasının en önemli nedeni de bu çevrenin Kürt sorunu karşısındaki saldırgan ve şoven politikalarının kendi tabanlarında bile ilgi görmemesi ve ülkenin yeniden bir çatışma sürecine girmemesi için AKP’ye yol verilmesidir.

Bu konuda da AKP otursun kalksın Sayın Öcalan’a ve Kürtlere şükretsin... CHP’nin İzmir’e sıkışıp kalması hiç kimsenin Ergenekoncu güçlere karşı toleranslı davranmaması gerektiğini ve tekçi Kemalist politikanın batı bölgesinde bile artık toparlanmayacağı göstermiştir. AKP de bu güçlere toleranslı davranmaması için uyarılmıştır. Bu seçim sonucunda halkın AKP’ye verdiği kredi, barış süreci için AKP’nin elini güçlendirmiştir. Gözler iktidar partisi AKP ve özellikle de Erdoğan’da olacaktır. Şimdi AKP’nin en önemli rakibi MHP olmuştur. AKP’nin barış sürecinde göstereceği kararlı çözüm adımları onu MHP karşısında da güçlendirecektir. AKP’nin önümüzdeki günlerde takınacağı pratik tutumu onun niyetinin ne olduğunu gösterecektir. Burada BDP’ye düşen görev, zaman yitirilmeden Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde AKP’nin adım atması için ikna edilmesi, zorlanmasıdır.

BDP, 30 Mart yerel seçim sonuçlarına göre 3’ü büyükşehir belediyesi olmak üzere 11 il, 68 ilçe ve 23 beldede kazandı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, hedeflerine ulaştıklarını ve AKP’yi Kürdistan’da gerilettiklerini söyledi. BDP bu seçimlerde daha önce yönetimde olduğu iller arasına 3 kent daha eklerken, toplam belediye sayısını 102’ye çıkardı. Devletin bütün desteğine, harcanan milyonlarca liraya rağmen Kürt halkı geri adım atmadı. AKP Kürt coğrafyasında sandığa gömülmedi ama çok ciddi olarak kolu kanadı kırıldı. Bu durumun çok çeşitli nedenleri var. En önemlisi de devlet aygıtına tümüyle seçim öncesinde, sırasında ve daha önemlisi sonrasında AKP lehine sonuna kadar kullanmasıdır. Bizim için dikkatle üzerinde durulması gereken önemli bir başka neden de, halen “kendisi için Kürt olamamış”, dürüst ama gerekli bilinç düzeyine ulaşmamış Kürtlerin ekonomik baskıların etkisiyle de olsa AKP’ye oy vermiş olmalarıdır. Seçim sonuçları için Kürdistan’da “yeterli” bir başarıdan söz edilse de bu sonuçlar bizi zafer sarhoşluğuna kaptırmamalı. Tam tersine daha çok çalışmanın, çok daha önceden örgütlenmenin, planlamanın eksiksiz yapılmasının gerekliliğini önümüze koymalıyız. BDP oylarının ciddi oranda arttığı yerlerin çoğu şimdiye kadar belediyelerde yönetimde olmadığı yerlerdir. Belediyelerde yönetimlerde olduğu yerlerde aynı oranda oyunu artıramadığını görüyoruz. Bu konu üzerinde çok özenle durmak ertelenmez bir politik görevdir. Hem belediyecilik hizmetleri açısından hem de kadroların yeterliliği açısından “partizan”ca çalışmaya yer bırakmayacak şekilde ele almalıyız. Sonuçlar, barış sürecinde BDP’nin elini güçlendirmiştir. HDP, Fırat’ın batısında istenen çalışma yöntemini kazanma olanağına ulaşmasa bile bu böyledir. BDP’de seçilmiş eşbaşkanların yönettikleri yerlerin sorunlarının çözümü, halkın örgütlenmesi için gereken tüm argümanları kullanarak hemen işe koyulmaları gerekiyor. Özellikle kadrolarını ona göre istihdam etmeli, BDP belediyeleri örnek olmalıdır. Seçim kampanyasında halkımızı “Öz Yönetimle, Özgür Kimliğe” şiarıyla mobilize ettiğimiz, milyonları Newroz alanlarına çıkardığımız gibi halkımızın yaşamsal sorunlarını çözebilmek için de aynı duyarlılıkla hareket edebilmeli, tüm olanakları sonuna kadar kullanabilmeliyiz. Türk devlet yapısı ile demokrasinin kedisi zıttır, karşıttır. Bunun için halkın mücadelesi çeşitlendirilmelidir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89