• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Diyarbakır -6 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir -1 °C
  • Berlin -4 °C

Seçim kulisleri

Abdülkadir Selvi

Başbakan Erdoğan'ın,'2014'te üç sandık' açıklaması, siyasi kulisleri hareketlendirdi.

Dün Meclis, CHP'nin, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri nedeniyle toplandı.

İktidar kulisi de muhalefet kulisi de hareketliydi.

Tek gündem maddesi ise 'üç sandık' konusuydu.

Bir de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Fethullah Gülen Hoca Efendi ile yaptığı görüşmeydi.

Kuliste Bülent Arınç'ın etrafı hiç boş kalmadı. Bakanlar, milletvekilleri kim oturduysa, 'Neticesi inşallah hayırlı olur' temennisini dile getirdi.

Bu arada Başbakan'ın üçüncü sandıktan kastının, referandum olduğu net. Ama değişik fikir egzersizleri de yapılıyor.

1- 2015'te yapılacak milletvekili seçimleri ile yerel seçimleri birleştirelim.

Bu formüle göre milletvekili seçimleri öne çekilip, yerel seçimler birkaç ay geriye atılacak.

Buna göre; Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, yerel seçim karmaşası yaşanmaz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önü boşaltılmış olur. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanılır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, yerel seçimlerin kendine özgü risklerine maruz kalınmamış olunur.

Cumhurbaşkanı 28 Ağustos'ta görevine başlar. AK Parti 45 gün içinde kongreye gider, genel başkanını seçer, bu rüzgarla seçimlere gidilir.

Bu formülün gizli maddesi şu: Eğer Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı, Abdullah Gül Başbakan olarak düşünülürse, Tayyip Bey Köşk'e çıkar, Abdullah Bey de partinin başına geçer.

Bu formülde Anayasa referandumu öncelikli gündem maddesi değil.

2- Yerel seçimler zamanında yapılır. Ama milletvekili seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birleştirilir. Böylece Başbakan Erdoğan iki kampanyayı birlikte yürütür. Ayrıca listeleri kendisi yapar, Çankaya'ya çıkmadan önce partiyi dizayn etmiş olur. Üç dönem kuralını işletir.

Anayasa referandumu ise daha sonra olur. Anayasa'ya konulacak geçici madde ile başkanlık sistemi düzenlenir. Geçici maddeye göre ya doğrudan başkan olur ya da başkanlık için belirlenen süre zarfında seçime gidilir.

3- Başbakan Erdoğan, seçimlerin birleştirilerek belediye başkanlarının birkaç ay daha fazla görev yapmalarını doğru bulmadığını belirtmişti.

O nedenle yerel seçimler zamanında yapılır. Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirilir. Bu arada yeni Anayasa Meclis'ten geçer, referanduma gider.

Her formül kendine göre fırsatları ve riskleri içeriyor.

Net olan şu: Meclis'ten Anayasa çıkmadığı taktirde AK Parti yeni yasama yılının başında kendi Anayasa teklifini sunacak. AK Parti'nin milletvekili sayısı 326. Bağımsızlardan, CHP ve BDP'den bazı milletvekillerinin desteğiyle 330'u aşabileceğini düşünüyor. Bu arada 'AK Parti'den fire olur mu', sorusu da göz ardı edilmiyor. Bunlara rağmen başarılı olunursa referanduma gidilecek. Milletin yeni Anayasa'ya destek vereceğinden kuşkuları yok. Olmazsa B planı devreye girecek. 2015 seçimlerinde millete gidip, 'Al Anayasanı ver bana Anayasayı değiştirecek çoğunluğu' denilecek.

2014 yılı AK Parti açısından hayati bir yıl. 2014 yeni bir çıkış yılı da olabilir, tam tersine bir kırılma dönemi de…

Başbakan Erdoğan bunun farkında. Önünde Özal ve Demirel örnekleri var.

Özal kendisinden sonra ANAP'ı dizayn edemeden Köşk'e çıktı. Partisinin başına kendisi ile taban tabana zıt olan Mesut Yılmaz geldi.

Ne Özal Köşk'te rahat etti ne de ANAP uzun ömürlü oldu.

Tansu Çiller ise Demirel'e rağmen DYP Genel Başkanı oldu. Demirel-Çiller savaşının rejim krizine kadar uzanan sonuçları oldu. DYP siyaseten tasfiye oldu.

2023 ideali olan, partisine 2071 hedefini gösteren Erdoğan ise Çankaya'ya çıkarken, AK Parti'yi Türkiye'nin geleceğinde var olacak şekilde dizayn etmeyi hedefliyor.

Hayati derecede önemli bir nokta.

Erdoğan, ayrıca Özal ve Demirel'den farklı olarak gücünün zirvesinde olduğu bir dönemde Köşk'e çıkıyor.

Buna rağmen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konumu, partinin başına kimin geçeceği, üç dönem kuralı gibi önemli sorunlar var.

İşin püf noktası şu; bu süreçleri kimin yönetecek?

Bu hareketin lideri Erdoğan. Bundan sonraki süreci de o yönetecek.

Başbakan yönettiği taktirde AK Parti gemisi buz dağlarının arasından geçip, rahatça limana ulaşır. Yoksa, yoksası çok zor….

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89