• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 16 °C

Sayın Öcalan ve demokratik bir ulus...

Ömer Ağın

Toplum bilimcilerinin “bir ulusun bağrında iki ulus yaşar” tespitini yapmaları bir rastlantı değildir. Bu tespitin doğruluğudur ki, meta dolaşımına dayanan Kapitalist Modernite “geliştikçe”, ulusun arasındaki sınıf çelişkileri derinleşir ve emekçi katmanların üzerindeki baskı ve sömürü yoğunlaşır. Bu ilkeden hareketle Sayın Öcalan, ulus devletlerin hiçbir biçimide toplum sorunlarını çözmedi, tespitini yaptı. Ve toplumsal sorunların çözümü için de kapitalist modernite yerine, demokratik moderniteye dayalı toplum yapılanmasının örgütlenmesini önerdi...

Bu çözüm anlayışı “bir ulusun bağrında iki ulus yaşar” tespitini yaşamla buluşturmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Kürt Özgürlük Hareketi’nin önderliğindeki Kürt halkı sadece klasik bir ulusal hakları kazanma talebinin çok ötesinde, başta ekonomik kurtuluş olmak üzere, her türlü adalet ve eşitliğin galebe çaldığı bir kurtuluş hattının egemen olması için senelerdir serhildan alanlarındadır. Bu kurtuluş biçiminin Kürt halkı içinde bir seçenek olmaya başlaması, Kürt ulusunun bağrında da iki ulus olduğunu göstermektedir. Başka bir ifadeyle Kürt ulusunun bağrında da var olan “iki ulus” ayrışmaya, kutuplaşmaya, belirginleşmeye başlamış ve her biri kendi karakterine ve ekonomik çıkarlarına göre gelişme göstermiş ve doğasına uygun uluslar arası ittifaklar kurmaya başlamıştır. Bir yandan klasik ulus devlet “çözüm” biçimini savunan ve niteliği gereği kapitalist moderniteye dayanan anlayış, diğer yandan halkın egemenliğine dayanan ve şimdiden her türlü sömürüyü ortadan kaldırmayı amaçlayan, toplumda demokratik yapıların oluşumunu desteleyen gerçek kurtuluş yolu. Bu yol Türkiye’yi de demokratikleşmesini sağlayacak yegâne çözüm mücadelesidir.

Sayın Öcalan’ın ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin geliştirdiği demokratik modernite yolu bundan başkası değildir. Kapitalist sömürü çarkını kırmayı amaçlayan ve her türlü ulus devlet modelini reddeden halkın egemenliğine dayalı eşitlik ve özgürlük yolu. Emeğin egemen olduğu, toplumsal kararların demokratik yöntemlerle alındığı, şeffaf davranışın kutsal olduğu bir toplumsal kurtuluş yolu. Diğeri ise,”kapitalist kalkınma yolunda ısrar” eden, egemen sınıfların sömürüsünü meşru sayan, uluslar arası kapitalizm ile yapısal bağlar kuran ve yöneticilerinin de büyük servetler edindiği bir kalkınma “yolu”. Daha somut bir ifadeyle bugünkü Güney Kürdistan modeli. Dün Kürtlerin başında Peşmerge mücadelesi içinde kurtuluşu için çakmak çakan Kürt önderlerinin bir kısmının bugün dünya zenginleri arasında yer almaları biz Kürtlere de “Ulus Devlet” modelinin bir kurtuluş yolu olmadığının en somut örnek olmuştur.

Şimdi Sayın Barzani’nin Amed’e gelişini herkes kendince yorumlamakta özgürdür. Ancak, Rojava mücadelesinin niteliksel bir ivme kazandığı bir dönemde Sayın Barzani’nin Amed’e gelip Tayyip Erdoğan’la görüşmesi manidardır. Rojava mücadelesinin demokratik ulus olma yolunda yürümesi ve kapitalist moderniteyi reddedip, demokratik modernite yolunda ilerlemesinin kimi güçleri tedirgin ettiği açıktır. Bunun en somut örneğini de Sayın Barzani’nin söylediği şu sözlerde görüyoruz: “PYD, Rojava’da devrim yaptığını iddia ediyor. Tek yaptıkları şey, rejimin onlara teslim ettiği yerlerde söz sahibi olmak.” Bu açıklamadan sonra Sayın Barzani’ye şu soruyu sormak gerekiyor. Ankara’nın tüm desteğine karşın PYD’nin El Kaide unsurlarıyla göğüs göğüse çarpışarak Kürt gençlerinin kanları pahasına elde etmiş olduğu kazanımları ve mevzileri nasıl izah edeceksiniz?

Sayın Barzani ve Tayyip Erdoğan’ın Amed buluşması hakkında fazla laf söylemeye gerek kalmamıştır. Ne Kürtlere dayatılmaya çalışılan klasik ulus devlet modeli demokratik moderniteye dayanan çözüm yönteminin yerini alabilir, ne de Sayın Öcalan’ın karşısına Sayın Barzani’nin “çıkartılmak istenmesi” planı tutar. Kürt Özgürlük Hareketi, demokratik bir ulus yaratma mücadelesini veriyor. Kuşkusuz bir ulusun tek bir partide örgütlenmesi olası değildir. Kürtlerin de farklı partileri olacaktır. Biz, Kürtlerin demokratik ulus için mücadele eden, demokratik moderniteyi çözüm yolu olarak benimseyen anlayışı yanında çoktan saf tuttuk. Görev, tüm engellere rağmen bu yolu yaşamla buluşturmaktır. Bu davet bizimdir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89