• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 9 °C

Savaş bilmecesi

Doğu Ergil

Basının bir bölümünde bir telaş; Suriye’de savaşa giriyoruz! İyi de kiminle? Neden?

Niçin şimdi? Öyle ya Suriye iç savaşı neredeyse 5 senedir sürüyor. Bu ülkedenTürkiye’ye yönelik bir saldırı olmadı. Tam tersine Türkiye yönetimi bu ülkeyle kurduğu yakın dostluktan aniden vazgeçti ve onun babadan oğula geçen yönetimini devirmek için çeşitli ittifaklara ve manevralara girişti. Bunların bir kısmı, -silah sevkiyatı ve muhalif isyancı gruplara açık destek gibi- devletler hukukuyla çelişkili. Pekiyi bunu neden yaptı? Dile getirilen gerekçe, Suriye yönetiminin bir canavar olduğu, halkını kırdığı ve haklarını esirgediği. İyi de sıkı dostluk günlerinde bu gerekçeler yok muydu?

Daha makul bir yorum da Suriye’deki Nusayri azınlık hükümetini devirip Sünniçoğunluğa dayalı bir Müslüman Kardeşler hükümeti kurulmasıyla oluşacak Sünni ülkeler blokuna önderlik etmek. Bunlar yazıldı, çizildi. Pekiyi hayaller ile gerçekler arasındaki kapanmaz aralık ortaya çıktıktan sonra daha gerçekçi bir çizgi izlenemez miydi? İşte bu daha yapılmadı. Hükümetimiz şimdi hasar gidermeye çalışıyor.
 
Yeni arayışlar
 
Hasarın en büyüğü Suriye iç savaşında mağdur olan milyonların Türkiye’ye kabulüyle ortaya çıkan mali ve sosyal sorunlar. Hesap şöyleydi: Bu zavallı insanlar gelecek, bizim şefkat ve cömertliğimizden yararlanacak ve Esed kısa sürede düştükten sonra ülkelerine dönecekler ve Türkiye dostu olarak Ankara’nın önderliğinin tüm Arap dünyasında sözcülüğünü yapacaklardı. Cümle âleme de Türkiye’nin bölgede nasıl bir oyun kurucu olduğu kanıtlanacaktı. Olmadı.

Şimdi ağırlığı giderek artan Suriyeli göçmenleri kendi topraklarına göndermek, yenilerini orada tutmak ve dünya kamuoyunu şimdiye kadar Türkiye’nin yaptığı fedakârlığa ortak etmek için sınırın Suriye tarafında bir güvenli bölge yaratılmak isteniyor. İyi de o canipte insanlar yaşıyor. Bunlardan biri sırf Müslüman olduğu veEsed’e muhalif olduğu için resmi Türkiye’nin en azından düşmanca bakmadığı IŞİDve benzer savaşçı örgütler. Diğeri de yörenin yerleşik halkları. Bunların da önde geleni ve kendini savunmak konusunda en büyük yetiyi göstermiş olan Kürtler.

Fiili olarak topraklarının önemli bir bölümünde kontrolünü yitirse de hukuki olarak ülkenin sahibi olan Şam yönetimi de buna eklenmeli. Sınırı aştığımız zaman onlarla askeri ve siyasi olarak çatışmak kaçınılmaz. Başka ülkeleri saymıyorum bile. “Biz güçlüyüz, aldırmayız!” Tamam ama Suriye’de kalıcı bir mevcudiyet, maliyeti ile süresi bilinmeyen bir fatura çıkaracak. Şahsen benim korktuğum açılacak cephelerin en yıkıcı olanı IŞİD ve ona sempati duyan kuruluşların ülkedeki “duygusal-kültürel yakınlıktan” yararlanarak açacakları iç cephe. Cihat çağrısının güçlendirdiği bu cephenin hiçbir kuralı ve sınırı olmayacak. Bu tür nihilist bir mücadele için ne ordu ne de diğer güvenlik güçleri donanımlı veya hazırlıklı.

Bu düşüncelerle TSK’nın, siyasi hesaplar güden hükümeti dengelemeye çalışacağı tahmin edilebilir. Nitekim son günlerde “olası bir harekâtla ilgili sınırdaki birliklerin komutanları ile Bolu ve Kayseri dağ komando tugaylarının komutanlarının Genelkurmay’da toplantıya çağrıldığı” yönündeki iddialara ilişkin“Genelkurmay Karargâhı’nda böyle bir toplantının gerçekleşmediği, bununla ilgili bir planlamanın da bulunmadığı” açıklaması yapıldı.
 
Son söz
 
TSK bir daha darbe yapmayacak. Ama kimi askeri zevatın “seminer” adı altında bir müdahale hazırlığını doğru usuller çerçevesinde soruşturmak ve yargılamak yerine TSK’ya hükümet önünde diz çöktürülmesi psikolojik harekâtının nasıl ve kimler tarafından tezgâhlandığını da askerler biliyor. O ekibin, kendisini kullanarak sınır dışı hiçbir maceracı girişimine arka çıkmayacağını tahmin etmek zor değil; vatan savunması dışında tabii.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89