• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 14 °C

Sancar, Mardin'e gittiğinde şoke olabilir

Lale Kemal

Televizyonları izlerken ya da gazeteleri okurken Türkiye'de gerçekten neler olup bittiğini tam olarak kavramanız mümkün değil. Eleştirel kanalların ve gazetelerin çoğunun da kapatılmasıyla birlikte, medyanın, halkın sesi olma işlevini önemli ölçüde kaybetmekte olduğunu görüyoruz.

Doğru halen kimi kanallar ve gazeteler, Türkiye'nin öteki yüzü olan Güneydoğu'da yaşanmakta olan felaket anlarını ekranlarına ya da gazete sayfalarına taşıyabiliyorlar. Ancak bu anları yansıtırken nedenlerini tüm yönleriyle halka izah edemiyorlar, baskı korkunç. Adalet, güvenlik, özgürlük dengeleri derinden sarsılmış vaziyette.

Güneydoğu'da, barış sürecinin o 2,5 yıllık kısacık süren ömrü sırasında onarılmaya çalışılan hayatlar ve binalar, 4,5 ay gibi bir sürede artık yerle bir olmuş vaziyette.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde uygulanmakta olan sokağa çıkma yasağının önceki gün kalkmasından sonra ilçeye alınan medyanın paylaştığı dehşet görüntüleri, ülkenin bir bölümünde ne tür bir felaket yaşandığını gözler önüne seriyor.

Her zamanki gibi çatışma sonrası görüntüler, tüyler ürpertici, insanın vicdanını derinden sızlatıcı nitelikte. Evler, okullar, sokaklar, işyerleri harabeye dönmüş. Günlerdir evinden çıkamayan halk, sokağa çıkma yasağının kalkması sonrasında harabeye dönen mekânlarını, buldukları birkaç parça eşyayla birlikte terk ediyorlar ama nereye gideceklerini bilmiyorlar. Su, elektrik gibi yaşamsal olan altyapılar tahrip olmuş. Yüzyıllık tarihi eserler tanınmayacak vaziyette.

Arkasındaki yıkıntılar eşliğinde konuşan bir vatandaş, “Kimse sormuyor, aç mıyız, susuz muyuz diye. Gidecek yerimiz yok” diyor çaresizlik içinde, “Ses verin bize” diye haykırıyor.  

Temmuz ortasında başlatılan çatışmalar ile birlikte 100 binin üzerinde insanın evini terk etmekte olduğu bildiriliyor. Sivil ölümlerin sayısının arttığı, insan hakları örgütlerince bildiriliyor. Bu görüntülerin, yanı başımızda Suriye'de süregelen iç savaştan geçilen görüntülerdeki manzaralardan adeta farkı yok.

Hatırlayın, Cizre'de sokağa çıkma yasağı var diye, bir anne, 10 yaşındaki kızının cesedini evinde buzdolabında saklamak zorunda kalmıştı.

İnsanı dehşete düşüren bu manzaraların benzerini izlememiş miydik 2,5 yıl öncesine kadar, 30 yıl boyunca?

Türkiye'nin bir bölgesinde, artık tüm ülkeyi yangın yerine çevirme riski taşıyan bu şiddet ortamının yeniden başlatılmış olması nasıl izah edilebilir?

Türkiye'nin doğusu şiddet ortamı ile kavrulurken batısında, güne, yeni bir operasyon haberi ile uyanıyoruz. İşin özünde ülkenin tümünde göreceli demokrasi ikliminin artık ortadan kalkmış olduğu gerçeği yatıyor.

10 Aralık Perşembe günü kutlanan Dünya İnsan Hakları Günü'ne şekil veren evrensel beyanname; sivil, siyasi, kültürel, ekonomik ve sosyal hakların, tüm insanoğlunun doğuştan gelen hakkı olduğuna vurgu yapar.

Terör sorununa silahsız çözüm sürecinin başlatılmasıyla Kürtlerin de doğuştan gelen söz konusu hakları teslim edilmişken bugün, Türk'ü, Kürt'ü ayırt edilmeksizin toplum şiddetli baskı altına alınıyor.

Halka hesap veren, şeffaf, iyi yönetim anlayışı devlete hakim olmak zorunda, ulusal güvenlik mülahazalarıyla şeffaf devlet ilkesi ihlal edilemez.

Merak ediyorum, bu yılın Nobel kimya ödülünü, iki bilim adamıyla birlikte alan Prof. Aziz Sancar, Türkiye'ye geldiğinde ziyaret edeceği (edeceğini düşünüyorum) doğduğu Mardin ve çevresinde tanık olacağı dehşet verici manzara karşısında nasıl bir duyguya kapılacak. Bir toplumun çağdaşlaşma seviyesinin önemli göstergelerinden biri olan kızların eğitimine özel vurgu yapan Sancar, çatışmalar sırasında doğduğu bu bölgede okulların bile harap hale geldiğini görünce şoke olur herhalde.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89