• BIST 90.182
  • Altın 147,016
  • Dolar 3,6547
  • Euro 3,9459
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 12 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 11 °C

Samanlık sendromu

Ekrem Dumanlı

Nasreddin Hoca'ya dair o bilge fıkrayı hatırlarsınız. Hani Hoca bir gün çıkmış çarşıya ve aranmaya başlamış. Bir yandan da ıslık çalıyormuş. Merak etmiş insanlar ve sormuş, "Hocam hayırdır ne arıyorsun?" diye.

"Anahtarımı samanlıkta kaybettim de onu bulmaya çalışıyorum." cevabını vermiş. Hemen akla gelen soruyla karşılaşmış: "Madem samanlıkta kaybettin, git orada ara; burada ne dolaşıyorsun?" İşte tam bu noktada bam teline dokunup, bir davranış biçimini özetlemiş Nasreddin Hoca: "Ben de biliyorum ki anahtar orada; ancak samanlık çok karanlık diye buraya bakıyorum..."

Son günlerde yaşanan bazı hadiselerin özeti Nasreddin Hoca'nın yaptığı nükteli eleştiride gizli. Birileri karanlık bir dehlizde kaybettikleri anahtarı yanlış adreste arıyor. Mazideki hatalarının bugüne ışık tutacağı ortadayken karşı saldırı psikolojisiyle hedef saptırıyor, olayla ilgisi bulunmayan kitlelere, "Haydi ispat et ki senin masum olduğunu anlayalım." diyerek asıl gerçeği gizleme yolunu tercih ediyor. İşte bu yüzden aslı astarı olmayan ve hiçbir ispata dayanmayan suçlamalara 'gerçek' muamelesi yapılırken mahkeme zabıtlarına yansımış somut bilgi ve belgeleri görmezden geliyorlar.

Tam bir samanlık sendromu! Bir insanın, "Bütün değer yargılarımı kaybettim. (...) Varlık sebebi gördüğüm değerlerin ihtiyaca cevap vermediğini, hatta sorunların kaynağı olduğunu anladım." deyip eskiden 'düşman' saydığı kişilerle kurduğu ittifakı görmezden gelenler, karanlık yıllarda cesaretle dolaşıp somut 'işkence' bilgilerinden, 'yardım ve yataklık'a kadar uzanan hattı sorgulayacağına cemaat adını verdiği insanları mesnetsiz suçlu ilan ediveriyor. İşin içinde 'derin devlet' ne kadar var, 'Ergenekon'u tersine çevirme' amacına ne kadar hizmet ediliyor, 'Hrant Dink cinayetini aklayıp paklama' gayretine ne kadar yardımcı olunuyor; bunu bazı kişiler nedense pek de umursamıyor. Varsa yoksa cemaat düşmanlığı! Basiret bağlanması denilen şey bu olsa gerek.

Ya anahtar arıyor gibi davranıp gizledikleri anahtarın hesabını örtbas etmek isteyenler? "Ben inanıyorum ki bu adam masumdur." deyince adam kendini temizlemiş mi oluyor? Ya da, "Yıllarca mücadele verdiği sol örgütlerle şimdi nasıl içli dışlı olabilir; olur mu böyle saçmalık?" deyince, adamın polis katili bir illegal örgütle ilişkisine dair iddialar ortadan kalkmış mı oluyor? Adamın yandaşları, arkadaşları, destekçileri artık çok net. Demek ki bir saf değiştirme söz konusu. Belki de baştan beri durum böyleydi...

Bir de anahtar arıyormuş gibi yaparak fitne çıkaracak türden fikir yürütenler var. Neymiş? 'Beyaz Türkler'le AK Parti'nin uzlaşması için 'cemaat iddialarının' AK Parti tarafından Meclis'e taşımalıymış. Kimse kusura bakmasın ama bu, habercilikten çok ihbarcılığa benziyor ve bu düşünceyi pompalayanlara da yakışmıyor. Bir yanda yargı huzurunda ilişkilerini anlatamayan ve "Delilim yok ama delilin adresini biliyorum." diyerek suç ve suçlu icat eden birisi; diğer yanda benzer suçlamalarla defalarca karşı karşıya kalmış, yargıdan aklanarak çıkmış bir kitle. Adalet huzurunda hesap vermekte zorlanan kişi maalesef ilişkilerini izah edemiyor. Tam bu aşamada hükümete çağrı yapmanın ve dahi zanlıya her türlü destek veren meslektaşlarını yüceltmenin anlamı ne? Şeffaflaşmak mı? Tamam; Meclis'e bir önerge daha verilsin ve vaktiyle hangi gazetecilerin Genelkurmay'a sık sık gittiği, hangi darbeci ve cuntacıların özel isteğine uygun yazılar kaleme aldığına dair bir araştırma başlatsın Meclis. Eminim yakın tarihe ışık tutacak ve bu arada hem 'Beyaz Türkler' hem de 'Siyah Türkler' (böyle bir ifadeyi ironi için bile olsa yazmaktan utanç duyuyorum) bazı bilgilere ulaştıracaktır.

Sözü uzatmaya gerek yok; Hoca Nasreddin haklı. Karanlık mekânda kaybettiğini apaydınlık bir ortamda arayarak hedef şaşırtanlar gözlerini kapayarak sadece kendilerine gece yapıyorlar. Kimin bu millete ne kadar hizmet ettiğini bu ülkenin insanı gayet iyi biliyor. Ve şükürler olsun ki, vicdanlar daha çürümedi...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89