• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 2 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 2 °C
  • Berlin 1 °C

Şaka gibi! Türkiye bitti, sıra Almanya’da

Ergun Babahan

İnanılır gibi değil gerçekten. Ben yazımı yazmak için bilgisayar başına oturduğumda henüz bir yalanlama gelmemişti. Cumhuriyet'te okuduğum haber aynen şöyleydi:

“Odatv'nin Der Spiegel dergisinden aktardığına göre, 17 Mart tarihinde Alman Devlet Kanalı NDR'de mizah programı ‘extra 3-satire' adlı programda Erdoğan  şarkısı ve bir de klip hazırlanmıştı. ‘Erdowie, Erdowie, Erdogan' başlıklı şarkıya Erdoğan'ın basın özgürlüğü, insan hakları özgürlüğü konusundaki politikaları ile dalga geçiliyordu. Dışişleri Bakanlığı bu klip nedeniyle Almanya'ya nota verdi. Büyükelçi Michel Erdmann'ı Dışişlerine çağırarak Türkiye'nin klip nedeniyle duyduğu rahatsızlık iletildi ve nota verildi.”

Türkiye'de siyasi mizahı yok ettiler. Onunla yetinmeyip her türlü eleştiriyi, fikir beyanını bir cendere içine aldılar. Bu yetmedi, şimdi başka ülkelerin basın ve ifade özgürlüğüne müdahale etme cüreti gösteriyorlar. Kazakistan, Türkmenistan liderlerinin gösterebileceği bir tepkiyi gösteriyorlar.

Almanya Başbakanı Merkel'in mülteci pazarlığında elinin kolunun tamamen bağlandığına inanıyorlar herhalde. Alman Büyükelçi'yi şöyle uyarmış olmaları mümkündür: “Bir daha tekrar ederse, bütün Suriyeli mültecileri koyarız otobüslere yollarız Almanya'ya…”

Türkiye'nin nasıl bir faşizan uygulama altında kıvrandığını Almanlar başta bütün Avrupa'ya gösteren somut bir örnek bu. Bir devletin, kendisini uluslararası alanda daha ne kadar küçük düşürebileceğini sorduran da bir uygulama.

Demokrasilerde, siyasi liderler eleştirilir, onlarla alay edilir, yerden yere vurulur. Her insanın özgürlükleriyle ilgili küçük bir bahçesi vardır. Bu bahçe, en çok sıradan yurttaşlar için geniştir.

Siyasete girdiğinizde, kamusal bir figür haline geldiğinizde bahçenin alanı daralır. Demokrasi, başta gazeteciler olmak üzere birçok kesimin bu bahçeye gerekirse hoyratça girmesine izin verir.

Erdoğan şarkısı üzerinden Almanya'ya nota verilmesi, gelinen bu noktadan bir çıkış olmadığının, karanlık bir sona doğru sürüklendiğimizin açık göstergesi.

Başbakan Davutoğlu'nun zevahiri kurtarmaya yönelik çıkışları bu tabloyu gizlemeye yetmiyor. Bir ülkenin başbakanı, tutuklu akademisyenlere kendi çapında sahip çıkmaya çalışıyor, Saray'ın Medyası tarafından sansürleniyor. Akademisyenlerin yargılanmasına karşı çıkmıyor Davutoğlu, tutuklu yargılanmalarına karşı çıkıyor.

Akademisyen kimliği taşıyan ve başbakanlık koltuğunda oturan Davutoğlu, fikir ve ifade özgülüğünden, eleştiri hakkından bihaber görünüyor. Fikir ve ifade özgürlüğüne sahip çıkamıyor.

Yaşadıklarımızın gösterdiği şu: Eline güç geçiren siyasi İslamcıların ne insan hakkı, ne de düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı göstermesini beklememek gerekir.

Davutoğlu'nu umut olarak görenlerin, Kürt kentlerinin onun başbakanlığında yerle bir edildiğini, gazete ve televizyonlara onun nezaretinde el konulduğunu, gazetecilerin onun döneminde hapse atıldığını unutmaması gerekir. Bunlar arasındaki fark, grinin 50 tonu kadar!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89