• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 12 °C

Sahici “açılım”…

Şeyhmus Diken

Doğrusu “açılım” pek şık ve gelenekçi toplumlar için de şok edici bir kavram…

Hele önüne çağdaşlık ve moderniteyi pekiştiren bir de “Demokratik”lik ve de “Kültürel” boyut da katıldığında tadına doyum olmaz bir sihirli kavram haline dönüşüveriyor “açılım” dediğimiz.

Meramım o ki; işin politik ve kurumsal çerçevesine saplanmadan, değmeden böylesi bir açılıma “ülke” neden ihtiyaç duyar, onu paylaşmak!

Bir ülke düşünün düş dünyanızda çok kültürlü, çok etnisiteli, çok dinli; yani ez cümle “çokçu” olması mümkünken, yirminci yüzyılın başında kurduğu yeni cumhuriyetini seksen sene boyunca tekçi-üniform bir mantığa hapsetsin. Sonra da tebaaya dönüp desin ki, ‘sana reva gördüğüm yapı budur, bu yapıya biat edeceksin’’!

Anayasasını, bilumum yasalarını, seçim sistemini, parlamentosunu, bürokrasisini, kısacası bilcümle işleyişini bu tekçi modele göre bina etsin!

Sonra bu sistemin doğruluğuna kendini inandırsın.

Daha sonra da “bilimsel bilgi üretmesi” gereken üniversitelerini, kurumlarını ve en çok da halkını bu duruma inandırsın.

Son on yıl içindeki ülke gerçekliğine ve son birkaç yıl içindeki “açılım” söylemlerine baktığımızda, seksen senelik reel durumun değiştirilmesinin kolaylıkla ne vicdanlarda ne de hayatlarda hemen yer bulamayacağını söylemek “safdillik” olarak kabul edilmemeli.

Gerçekten zor.

Dolaysıyla açılım dediğimiz mevzuun en başında “sahici”liğe ihtiyaç var. Yani söylemin bizatihi kendisi inandırıcı olmak durumunda…

Sonra da en gerçekleşebilir noktasından tutularak bir “el verme” seansıyla başlamaya ve devamını da kararlılıkla getirmeye.

Mesela ne?

Sanırım önce Anayasa ile işe başlamakta kuvvetle yarar olmalı. 12 Eylül darbe döneminin özgürlükleri kısıtlayan ve kısıtları sistemleştiren 82 darbe anayasasını öyle birkaç madde ile “ehlileştirmeye” değil, kökten değiştirip “Özgürlükçü bir Anayasa” ile Ankara’nın yeni sahnesine çıkmakta şiddetle yarar var.

Ve tabii ki; yasalardaki anti-demokratik hükümleri nakkaş titizliliğiyle ayıklamakla devamını getirmek…

Tabi en başında da katılımın önünde ciddi engel oluşturan seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu.

Yurttaşlar arasında ciddi kamplaşmalara ve yeni kan davalarının oluşmasına sebep olmayı ısrarla sürdüren para-militer güçleri (koruculuk v.b.) lağvedecek bir cesur karar.

Yoksulluğu ve yoksunluğu bertaraf edecek adaletli bir paylaşım politikası…

Başta Kürt Dili olmak üzere dillerin eşitçe ve özgürce kullanımına olanak tanıyan hakkaniyetli bir yeni düzenleme…

Yani bu ülke vatandaşlığını aidiyet duyguları ile içselleştirecek bir özür ve telafi mantığından hareketle kucaklayıcı ve önyargısız bir kararlılık…

Çok mu zor!

İnanın ki değil.

Eğer “Açılım” deniyorsa adına; sahicilik ve inandırıcılık, bir de kararlılık birlikte olacak.

Oluru bu,

Başka yolu namümkün…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89