• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 20 °C

Sadece ‘Uğur’ değildi aramızdan kopartılan...

Reyhan Yalçındağ

Önümde bir ajanda; sayısız günler ve sayısız yıldönümlerinden ibaret. Hangi sayfaya bakarsanız, netameli, trajik ve bir o kadar da acımasız olaylarla dolu. Geçtiğimiz 21 Kasım, Uğur Kaymaz’ın katledilişinin de yıldönümü. Ne hazindir ki, bu topraklarda yıldönümlerden payımıza düşen hep anmalar aslında; başka coğrafyalarda ise bilumum kutlamalar. Sevgili Uğur’un ölüm haberini, bundan 8 yıl önce AP’de Kürt Konferansında konuşma yaptığım saatlerde almıştım. Bir Dünya Çocuk Hakları Haftası’nda. Çocuklarını öldürerek, haftalarını kutlayanlar ülkesi! 12 yaşındaki minicik bedenine saplanan 13 kurşunun şahidi olmuştu onun otopsi işlemlerine katılan İHD’deki arkadaşlarım. Sonrasını hepiniz biliyorsunuz işte, polisler beraat etti. Baba-oğul, “terörist” ilan edildi. Öyle ya, bu ülkede her daim masumlar vurulur ve sonrasında “terörist vurduk” yaftasını yapıştırıverirlerdi. 12 yaşında da olsa bu hiç değişmezdi!

Uğur’u vurdular, bu topraklara uğursuzluk yaydılar. Hem Uğur’suz ve hem de uğursuz kaldık işte…

Önceki gün, İHD Diyarbakır Şubesi, 24 yılda 563 Kürt çocuğunun öldürüldüğünü açıklarken gözümün önünden birer birer geçiverdi, kocaman korku dolu gözleri. Adları, gülüşleri, ölmeden önce annelerinden makarna isteyişleri, sonra dağdaki ağaçlara sıçrayan kanı Ceylan’ın..

Hepsinin katilleri serbest; doğru dürüst yargılamaya bile tabi tutulmadılar. Oysa ki minicik elleriyle zafer işareti yaptıkları gösterilerden sonra zındana atılan yaşıtlarına peşpeşe cezalar verdi aynı yargı! Pozantı’da tecavüze uğradı tüm insanlık!

Buydu işte Çocuk Hakları Haftasının fotoğrafı bu ülkede!

Bir daha söyleyeyim: Sizi toprağa verdiğimiz günün, yüreğimin yarısını da gömdüğüm gündür. Oynarken koşup dizleri kanayan, Filistin’deki yaşıtları gibi taş atma oyunundan hep vurularak çıkan, tırnakları toprak karasına bulanmış, oyuncaksız çocuklarım benim. Geride kalanlarınızı yaşatmak için yaşarım bundan böyle. Ve o minicik ellerinizden, kocaman yüreğinizden öperim sayısız kere… Elimizdeki fotoğraflara asılı kalmış bakışlarınız, katillerinize verilen en büyük cezadır. Dikin bakışlarınızı o katillerin suratlarına ki, sizden sonra yaşamaları bile onlara verilmiş bir ceza olsun!

Haksız tahrike maruz kalan erkeklik!

Önceki gün Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi’ndeydik. Nisan 2012’de, kendi evinde, nişanlısı tarafından öldürülen Medya O. davasındaydık. Bu sene de diğer yıllarda olduğu gibi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Haftasında yine kadınlar öldürüldü, yine tecavüze uğradı. 25 Kasım haftasında görülen bir kadın cinayeti davasında yine aynı bildik hikaye: genç kadın, başka bir erkekle mesajlaştı diye haksız tahrik indirimine dayalı bir iddianameyle karşı karşıya kaldık!

Nasıl bir devlet aklıdır bu, nasıl bir bakış açısıdır ki, kadın cinayetlerinin mutlaka bir nedeni vardır ve bu nedenler de erkekleri haksız yere tahrik etmektedir!

Nedenlere bakılırsa liste oldukça uzun: pantolon giymek, zorla evlenmeye karşı çıkmak, telefonla konuşmak, boşanmak istemek, vs!

İyi de, neden hep katiller erkek ve maktuller kadın!

Tanrı aşkına, “haksız tahrik” sonucu nişanlısını, babasını, eşini, erkek kardeşini öldüren bir kadın gördünüz mü hiç?

Kadını mülk olarak gören bu devlet aklı, ne zaman cinsiyetçilikten vazgeçecek?

Hak ettikleri cezayı uygulamayan yargı bürokrasisi, bu cinayetleri nasıl engelleyecek!

Bir kadını katlederek insanlık suçu işleyen erkek katiller haksız tahrik indiriminden yararlandırılmasın ki, caydırıcılığı olsun. Bizler bundan sonrakiler öldürülmesin diye, yitirdiklerimizin davalarının peşini asla bırakmayacağız. Tek dil, tek din, tek millet bakış açısını besleyen zihniyet aynı zamanda tek cinsiyet bakış açısına da sahiptir.

Dolayısıyla halkların özgürlük mücadelesi de kadının özgürlük mücadelesi de aynı ölçüde elzem, tarihi ve değerlidir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89