• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 11 °C

Rojava’ya yardım kampanyasını hızlandıralım

Muzaffer Ayata

Kürdistan’da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bir boyutu Türkiye ile süren ilişkiler ve barış sürecinin kritik bir aşamasıdır. Başlatılan süreç bir biçimde sürüyor ama istenilen hızda ve ciddiyette yürümüyor. Bu konu günümüzün en önemli sorunlarından birisidir. Kürdistan’ın kaderini ilgilendirdiği gibi Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiriyor. Bu açıdan ne kadar üzerinde dursak, tartışsak o kadar gereklidir. Bir yandan da Kürdistan’ın diğer parçalarında özellikle güncel olarak Rojava’da tarihsel bir çıkış ve durumla karşı karşıyayız. Buradaki gelişmeleri doğru anlamak ve sahiplenmek, devrimin kazanımlarını korumak hayati önemde bir konudur. Bu gelişmelerin orta yerinde duran KCK’nin yeni yaptığı kongre yine anlaşılması ve tartışılması gereken temel konulardan birisidir.

Bütün bu gelişmelere rağmen bugün yine Rojava’ya sahip çıkma ve yardım kampanyalarını canlandırmak üzerinde durmaya çalışacağım. Bilindiği gibi bir süre önce Avrupa da dahil Rojava’ya yardım kampanyası örgütlendi. Güney sınır kapısının kapatılmasına ve süren saldırı ve kumpaslara karşı Kürdistan halkında büyük bir duyarlılık oluşturuldu. Halkın baskıları ve diyaloglar sonucu Güney yönetimi sınır kapısını açtı.

Rojava Kürdistan’ın en küçük parçasıydı, ama devrimsel çalışmalarda diğer parçalara her zaman en büyük desteği veren parça oldu. Bugün bir kurtuluş şansı yakalamışken diğer parçaların da halkımızın bu bölümüne sahip çıkması ve mücadelesiyle bütünleşmesi ve onu yalnız bırakmaması gerekir.

Güney ekonomik olanaklar açısından Rojava’ya büyük destek sunabilir. Ancak bu desteği vermek yerine orada kendilerine yakın güçleri destekleyerek, diğerlerini dışlayarak veya baskı altına alarak iktidar oyunlarına teşne bir politika güdüyorlar. Halbuki PYD dahil varolan örgütler arasında ayrım yapmadan, tümüyle dostane ilişkiler kurarak ulusal birliğe de büyük bir katkı sunabilirler.

Güney yönetimi şimdi yeniden sınırları Rojava’ya kapatmış, oradaki direniş güçlerini sınırlandırmaya ve kendilerince hizaya getirmeye çalışıyorlar. Bunun pratik yansıması da kendi halkını açlığa ve yokluğa mahkum etmek biçiminde oluyor. Süreçten en olumsuz ve ağır etkilenen ise sivil halktır. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Suriye’de sistemin çöktüğü ve ekonomik olarak halkın sıkıntılar yaşadığı, en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun olduğu biliniyor.

İlk dönem devrimin ortaya çıkardığı coşku ve heyacanla Kürdistan halkı Rojava’ya karşı büyük bir ilgi ve duyarlılık gösterdi. Avrupa’da başlatılan yardım kampanyası yetmezliklerine rağmen iyi yürütüldü. Yardımlar halka ulaştırıldı. Ancak sınırın yeniden kapatılması özellikle Êfrîn ve Kobani’ye olan saldırılardan sonra Rojava’da durum yeniden kritik bir hal aldı. Bu merkezler biliçli bir şekilde hedeflenerek Kürtlerin elindeki bölgelerin birbirleriyle bağlantılarını kesmek ve halk hareketini boğmak istiyorlar. Saldırılar en fazla da Türkiye ile bağlantılı muhalif gruplar tarafından organize edildi.

Rojava halkı bu saldırılara karşı büyük bir direniş sergiliyor. Direnişlerinde tüm Kürdistan’ın maddi ve manevi desteklerini hak ediyorlar. Ayrıca bu halkımızın yerine getirmesi gereken tarihi ve ulusal bir görevdir. Parçalar arasında ayrım yapmamak ve direnişi heryerde sahiplenmek ve yaymak, ihmal edilmemesi gerek bir durumdur. Ancak mevcut duruma baktığımızda halkta Rojava’ya karşı belli bir izleme ve gelişmeleri bekleme pozisyonu var. Bu kabul edilemez. Hızla harekete geçip Rojava’daki gelişmelere ve halkın içinde bulunduğu duruma müdahale etmek gerekir.

Başta Avrupa’daki halkımız ve siyasi birimleri yeniden başlatılan Rojava’ya yardım kampanyasına karşı daha duyarlı davranmalıdır. Kim ne yapabiliyorsa şimdi yapmalıdır. Bekleme ve seyretme zamanı değildir. Oradaki halkımız siyasi oyunların hedefinde ve saldırı altındadır. Kampanya çalışmaları bir coşku ve heyecanla yürümedi mi sıradanlaşır ve istendiği gibi hedefine ulaşmaz. Çünkü bu rutin ve zamana yayılmış bir çalışma değildir. Özel bir zamanda özel bir duruma çözüm bulmak için düzenlenen bir çalışmadır. Bu açıdan bu çalışmanın özel durumuna göre herkesin harekete geçmesi ve katkılarını yapması gerekir. Avrupa’da ekonomik, siyasi ve diplomatik açıdan yapılacak çok şey vardır. Olanaklar buna uygun. En başta da ekonomik imkanlar ülkeye göre daha iyi. Halkımızın bu katkıyı esirgememesi ve kendileriyle beraber çevrelerini de bu çalışmaya dahil etmeleri gerekiyor.

Rojava için başlatılan kampanyaya herkesin katılması ve hızla hareket etmesi zorunludur. Tavsayarak, sıradanlaştırarak halkın zor zamanlarında gerektiği gibi yanında olamayız. Kürdistan halkı şimdiye kadar direnişle, örgütlenerek ve birbirlerini sahiplenerek devrimi yükseltti. Parçalar arası sınırlar giderek aşıldı. Dört parça birbirine ve kurtuluşa yaklaştı. Özgürlük, ulusal birlik ve kurtuluş parçalardaki direniş ve birbirlerini sahiplenmeyle gerçekleşecektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89