• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 1 °C

Rojava’nın yeni cephesi diplomasi...

Fehim Işık

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Suriye rejimi ile muhalefet temsilcilerinin 22 Ocak’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geleceğini açıkladı. Ban Ki-moon’un açıklaması, Suriye iç savaşının çözümü için –en azından şimdilik– askeri alandan siyasi/diplomatik alana kayılacağının da işareti...

Cenevre 2’ye henüz kimlerin katılacağı net olarak bilinmiyor. Rejim muhaliflerinin kendi içinde yürüttükleri ‘Cenevre 2 savaşları’ diplomatik zeminde sürüyor. Batı destekli rejim muhalifleri toplantıya katılacaklarını açıkladılar ama ön şartsız toplanacağı söylenen toplantıya dönük Esad’a rezerv koymayı hala sürdürüyorlar

Kürt muhalefeti de sorunlu.

ENKS içinde yer alan daha çok KDP’ye yakın güçler, Suriye muhalefeti ile birlikte Cenevre 2’ye katılacaklarını daha önce açıklamışlardı. PYD ise Kürtlerin Cenevre 2’de Kürt Yüksek Konseyi (KYK) aracılığıyla bağımsız bir biçimde temsil edilmesinin koşullarını zorluyor.

Kürtleri Rojava’da giderek karşı karşıya getiren bu farklılık geçtiğimiz Pazar günü ENKS (Suriye Kürdistanı Ulusal Meclisi) ile EGRK’nin (Batı Kürdistan Halk Meclisi) Qamışlo’da bir araya gelmeleri sonrasında olumlu bir noktaya taşınacak gibi. Toplantıda taraflar Cenevre 2 toplantısı ve Geçici Yönetim konusunu değerlendirmenin yanı sıra KYK’nin aktifleştirilmesi kararını da almışlar. Eğer Kürtler uzlaşıyı ilerletir ve KYK’ni aktifleştirip yönetimi yeniden Hewlêr Anlaşması’na uygun olarak yürütmeyi başarırlarsa, bu yeni durum birçok hesabın tekrardan yapılmasını da sağlayabilir.

***

Tüm bunlar bir yana...

Biliyoruz ki Afrika’nın kuzeyinde başlayıp Suriye’de uzun ve kanlı bir iç savaşla devam eden sürecin asıl kahramanları ‘Batı’ ile ‘Doğu’nun ta kendisidir. Asıl aktörleri Batı’nın başını çeken ABD ile Doğu’nun başını çeken Rusya olan bu güç savaşının tarafları, şimdilik A planı ile yürümeyi tercih ettiler.

Bu plan çözümün diplomatik yönünü zorlayacaktır. İran ile uzlaşı, Suriye’nin Cenevre 2’ye taşınması bu planın başat unsurlarıdır. Şimdilik A planının zorlanması, esasen üstesinden gelinemeyecek bir kanlı Ortadoğu savaşını gözlerin kesmemesidir.

Aktörler gardlarını tam aldılar ve taraflarını da ona göre şekillendirdiler.

Tarafların netliği, ‘kararlı’ duruşlar sergilemeleri ‘uzlaşı’ zemininin denenmesini / zorlanmasını beraberinde getirdi.

Bu, nihai çözümü getirmese bile her şeye rağmen hayırlıdır.

***

Hiç kuşku yok Kürtler de eskisine nazaran daha net şekillenen ve ‘dişini’ açıktan göstermeyi tercih eden eksenlerin artık tam olmasa bile ‘eşit yaklaşık’ taraflarıdırlar.

Başını KDP’nin çektiği eksen Batı’dan yana tutum alırken Rojava üzerinden teorisini pratize etme olanağı yakalayan PKK ise kendisini boğmaya çalışan Batı’ya karşı Doğu’nun yanında saf tutmayı yeğledi.

Bu durum esasen kaçınılmazdı.

Ta 90’ların başından bu yana tartışılan ve ‘Kürtlerin nerede olacağı’ ‘ideologların’ çoğu kez dergi sayfalarına da taşıdığı başat konular arasında yer alan bu durum, yansımasını 90’ların başında Irak Kürdistanı’nda, 2012’nin ortalarına doğru ise Rojava’da buldu ancak...

***

Artık yerler de, dengeler de, güçler de eskisine göre daha belirgin.

Elbet bu yerler değişmez değil.

Her an her şey olabilir.

Burası Ortadoğu.

Ama görünen o A planının devrede olduğu ‘diplomatik savaşlar’ sürecinde herkes daha çok kendi mevzisini güçlendirmenin hesabını yapacak.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Türkiye ile 28 milyar dolarlık bir petrol anlaşmasına imza atması, Rusya’nın birdenbire “Kürtlerin de kendi devletlerini kurma hakları var” demesi, ABD’nin her şeye rağmen Merkezi Irak’tan elini çekmeyip Maliki’nin dikkate alınmasını Türkiye ile IKBY’ye dayatması, 5+1’in İran’ı hoş gören bir noktaya gelmesini takiben İran’ın Suriye’yi zorlama konusunda Türkiye ile işbirliği geliştirmeye çalışması, tam da ‘Burası Ortadoğu’ dedirtecek cinsten gelişmeler olsalar da görünen o A planı devrede oldukça bu tutumlar değişmeyecek...

Tüm bu planlara rağmen bildiğimiz bir şey daha var ki o da kim ne der ve ne düşünürse düşünsün Kürtlerin ve Kürdistan’ın artık Ortadoğu hesaplarında dikkate alınmaması mümkün değil.

Kürtlerin de artık bir ‘özgül ağırlığı’ var...

Bu ağırlığı iyi kullandıkları sürece de kimse onların önünü kesemez...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89