• BIST 81.835
  • Altın 146,097
  • Dolar 3,7748
  • Euro 3,9972
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin -2 °C

Rojava devrimine karşı Erdoğan-Barzani işbirliği

Ferda Çetin

Erdoğan, Barzani, Şivan Perwer ve İbrahim Tatlıses, AKP’nin Kürdistan’daki seçim kampanyasını başlattılar. Bazı akil(!) Kürt siyasetçinin, "bu buluşmayı, seçim kampanyasında Erdoğan’a destek diye nitelemek yanlış olur" belirlemesinin bir manipülasyon olduğu da açık bir biçimde görüldü.

Esasında, Erdoğan–Barzani buluşması son derece olağan ve makul bir buluşmaydı. Fakat bu ma’kuliyet Kürt halkının talepleri ve tercihleri ile ilgili bir ma’kuliyet değil.

İdeolojik-politik tercihlerle ilgili bir ma’kuliyettir söz konusu olan. AKP ve PDK mülkiyetçilik, ailecilik, cinsiyetçilik ve devletçilik konusunda aynı çizgiye sahip iki "kardeş"tir. Her iki parti, emperyal güçlere dayanarak kapitalist egemenliğin iyi bir dişlisi olmayı, zamanın ruhunu okuma olarak algılar. Apolitik ve duygusal olmayan herkes, PDK ve Barzani’nin, AKP ve Erdoğan’ı desteklemesinde anormal bir sonuç olmadığını bilir.

Pratik politikada da AKP ve PDK, Kürt halkının aleyhine olduğu şüphe götürmeyen bir cephede yer alıyorlar. Kürdistan’ın dört parçasını ilgilendiren temel konularda, AKP ve PDK’nin ideolojik bir yakınlığı var.

Kürt halkına mensubiyet dışında PDK ve Barzani, Öcalan ve PKK’den daha çok Erdoğan ve AKP’ye "kardeş"tir. Nitekim ideolojik çatışma ve karşılaşmalar söz konusu olduğunda ulusal aidiyet, aynı halka mensubiyet (ve hatta kardeşlik), toprak birliği gibi birleştirici özellikler bir anda manasız hale geliyor.

Barzani–Erdoğan buluşması, bu ideolojik yakınlığın, pratik politika üzerinden işbirliğine dönüşmesinden başka bir şey değil. Şivan ve İbo ise bu ideolojik kucaklaşmanın sosu biberidir sadece.

AKP ve PDK, PKK’nin Kürt halkı üzerindeki etkisinden; Erdoğan ve Barzani, Öcalan’ın kabul görmüş önderliğinden rahatsızdırlar.

Barzani ve Erdoğan’ı Diyarbakır’da buluşturan güncel çıkar, Rojava devrimi ve PYD karşıtlığıdır. Onun temsilcisi sıfatı ile Salih Muslim’in her geçen gün artan popülaritesi ve kabul gören meşruiyetidir.

Barzani ve Erdoğan, Kürt halkının Rojava’da gerçekleştirdiği devrime engel olmak için stratejik bir işbirliği içindedir. AKP ve PDK eşgüdüm içinde, sınır kapılarını Rojava Kürtlerine kapamış ve şiddetli bir ambargo için kuşatma yaratmışlardır. Buna karşılık, Rojava’dan kaçanlara kapılar açılarak, Rojava’nın boşaltılması için ne gerekiyorsa o yapılmıştır.

PDK ve Barzani YPG direnişinden huzursuzluk, PYD öncülüğünün başarılı olmasından rahatsızlık duymaktadır. Barzani’nin Diyarbakır ziyareti öncesinde, "Rojava’da devrim yoktur. PYD, Esad rejimi ile işbirliği içindedir" tepkisi, kendileri açısından artık tahammül edilemez hale gelmiş Rojava Devrimi’nin inkar edilemeyen başarısıdır. YPG’nin El Kaide, IŞİD ve ÖSO ittifakına karşı elde ettiği kesin zaferdir.

Buluşma sonrasında birçok yazar ve siyasetçinin, "Öcalan’ın isminin ve özgürlüğünün zikredilmemesi büyük bir eksiklikti" belirlemesi ise safiyane ve fazla naiftir.

Çünkü buluşmanın asıl ve derin nedeni, eğer başarılırsa, Öcalan çizgisini Kürdistan’ın tüm parçalarında etkisiz hale getirmektir. Üç yüz kişinin evlendirildiği düğün bu gerçek amacı kamufle faaliyetiydi. BDP’li siyasetçilerin kolektif bir kararlar bu "örtme" faaliyetine katılmamaları tutarlı, fakat bu kararı alenen boşa çıkaran bireysel tutum trajikti.

1998 Yılında Kürt Halk Önderi Öcalan İtalya’ya giderek siyasi iltica talebinde bulunduğunda, bu sürecin siyasi çözüm yolunda yeni bir aşama olma ihtimali de doğmuştu. Türk devleti, bütün diplomatlarını bu süreci engellemek için seferber etmişti. Barzani de bu süreçte, İtalya hükümetine bir dosya sunmuştu. Dosyada Öcalan’ın Kürt halkının temsilcisi olmadığı, bu nedenle siyasi sığınma hakkının verilmemesi isteniyor; PKK’nin siyasi meşruiyeti olmayan "terörist" bir örgüt olduğuna ilişkin görüş ve analizler yer alıyordu. Bu utanç dosyası şimdi İtalya devlet arşivlerindedir.

Velhasılı bilinen öykü: Uzun ve şiddetli savaş sona ermiş, başkomutan Kürt askeri yanına çağırarak, "zafere ulaştık, cephede büyük kahramanlık gösterdin. Dile benden ne dilersen. Ayrıca öyle bir şey talep et ki, iki mislini şu an hastahanede yatan yaralı Kürt arkadaşına da verebilelim".

Kürt asker epey bir süre düşündükten sonra kafasını kaşıyarak söylemiş talebini: "Komutanım bir gözümü çıkarın!"

  • Yorumlar 8
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89