• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 13 °C

Rojava

Zana Farqînî

Yeryüzünde Kürtler kadar bölünmüş, parçalanmış başka bir halk var mı? Varlığı, kimliği reddedilmiş, dili yasaklanmış, coğrafyasının, yerleşim birimlerinin, dağlarının, nehirlerinin, ovalarının hasılıkelam ona ait her şeyin adı değiştirilmiş bu kadar büyük bir nüfusa sahip başka bir ulus daha var mı bu dünyada?

Kendisine yapılan bunca zulme rağmen halklara, uluslara düşmanlık beslemeyen, barışı, kardeşliği, eşitliği, birlikte yaşamayı esas alan başka bir halk daha yok. Kin gütmeden, nefrete kapılmadan sadece hakkını ve hukukunu isteyen, meşru hakları için mücadele eden bir Kürt gerçekliğine karşın hem bölge halklarının hem de dünya kamuoyunun sessizliğini neye yormak gerekiyor acaba?!

Kürtler Rojava’da da kendi topraklarında, özgürce yaşamak istiyor. Kendi iradesini oluştururken aynı zamanda dünyaya da örnek bir demokrasi ve yönetim modelini oluşturuyor. Çoğulculuğu, çeşitliliği esas alan bir anlayışı inşa ederken cins ayrımcılığı yapmadığı gibi diğer halklarla birlikte demokratik ve laik özyönetimlerini hayata geçiriyor.

İnsanlığın değerlerini kendilerine rehber eden Rojava Devrimi, IŞİD canavarlarınca Kobanê’de boğulmak isteniyor. Ramazan demeden, İslami değerlere, savaş kurallarına dahi aldırmadan bu çetelerin yaptığı katliamlar maalesef İslam alemince de görmezden geliniyor. Müslümanlık adına hareket ettiğini savunanlara karşı ne İslam Örgütleri, ne Diyanet İşleri Başkanlığı ne de İslami hareketler, cemaatler ile onlara bağlı sivil toplum örgütleri seslerini çıkarıyor. Ne bir basın açıklaması ne bir gösteri ne de kitlesel bir tepki var.

Bu çeteler herkese ve her şeye zarar verdiği gibi gerçek İslamiyet’e de zarar veriyor. Onların yaptığı vahşeti görmek bir yana o vahşetlerden bahsetmek bile insanın midesi kaldırmazken ama gel görelim ki insanlığın vicdanı Kürtler söz konusu olduğunda devre dışı kalıyor.

İslam’a büyük hizmetler yapan Kürtler, her zaman bu ümmetin yetimleri olarak mı kalmalı, hep başkalarının askeri mi olmalı, başkaları için mi ölmeli?... Bu gökkubbenin, bu Güneş’in altında onların da bir vahası olmamalı mı, onların da hak ve özgürlükleri yok mu?

Kürtler başkalarının yokluğu üzerine mi geleceklerini inşa ediyorlar, başka halkları yok mu sayıyorlar? Tekçi anlayışla hareket edip etnik temizlik mi yapıyorlar? Sormak gerekiyor o nasır tutmuş yüreklere, körelmiş vicdanlara, sağırlaşmış kulaklara ve görme yetisini yitirmiş insanlara. Sizin duyarlılığınız nerede?

Lafı fazla uzatmaya gerek yok, zira cevabını filozof Ehmedê Xanî üç yüz yılı aşkın bir süre önce vermiş: “Vî zemanî her kes mîmarê dîwarê xwe ye” (Bu zamanda herkes kendi duvarının mimarıdır) diyor. Reel duruma parmak basarak herkesin kendisi için, çıkarları için çalıştığını ve insanlığın yüce değerlerini de, dini de bu amaçları için kalkan yaptıklarını söylüyor. Özcesi uyanık olun, kimseye kanmayın diyor.

Kürt halkı, onun örgütlü gücü, öncüleri yine de esas olan halkların eşitliğidir, birlikte yaşama gayesidir diyor. Hiçbir halka, inanca düşmanlık yapmıyor, kimselere saldırmıyor, başkalarının topraklarını işgal etmiyor, devşirdiği çetelerle sivillere, çoluk çocuklara, savunmasız insanlara saldırmıyor. Mallarına, canlarına ve de namuslarına kastetmiyor.

Vefakâr, cefakâr ve de fedakâr Rojava halkı hiçbir zaman kardeşlerinin haklı davasından geri durmadı. Can verdi, mal verdi, güç verdi. Şimdi sıra kardeşlerinde. Kardeşleri de görev ve sorumluluklarının bilinciyle hareket ediyorlar. Ne çeteler, ne bölgesel ne de gerici dünya güçleri bu vahanın oluşmasına engel olamayacaklardır. Çünkü haklı olan haksızı yeneceği gibi hakkına da kavuşacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89