• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin -1 °C

Roboski'de başka yasalar işliyor…

Ergun Babahan

HDP Milletvekili Ferhat Encü ve Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Mahmut Oral, gerilimin yeniden tırmandığı Roboski’de askerlerin hakaretlerine maruz kaldı ve tartaklandı. Büyük medyanın çok görmek istemediği olay, Mahmut Oral’ın yazdığı biçimiyle şöyle gerçekleşti:
 
“Encü’nün yakasından tutan askerler, itekleyerek onu çembere aldı. Askerler, Encü’ye ‘Burada devlet biziz. Ne milletvekili? Biz devletin onurunu temsil ediyoruz. Siz teröristsiniz, eşkiyasınız, bize saldırmak için arabadan indiniz’ diyerek hakaret etti. Araya girmeye çalışan gazetecilere de hakaret etmeyi sürdüren askerler, ‘Burada devlet yok, diye yazıyordunuz, işte devlet biziz’ diyerek makinelerimizi alıp kırmakla ve araca binmezsek vurmakla tehdit etti.”
 
Bölgedeki psikolojiyi en iyi anlatan olaylardan biri bu: “Devlet biziz, ne milletvekili, siz teröristsiniz…”
 
Bu sözler, demokratik bir hukuk devleti olduğunu iddia eden bir ülkede halkın oylarıyla seçilmiş bir vekile söylenemez. Kamu görevlileri tarafından hiç söylenemez.
 
KUM ÇUVALLARI VE DUVARLAR...
 
Çözüm sürecinin durdurulmasının ülkeyi götüreceği en tehlikeli nokta da budur. Bölgede devlet organizasyonunun 1990’lardaki gibi çürümesi ve başta gençler olmak üzere, bölge halkının çözüm yolu olarak sadece şiddetten medet umar hale gelmesi...
 
Suriye’deki gelişmeler, Kürtler ve PKK’nın uluslararası alanda kazandığı itibar, sinirleri sadece Ankara’da bozmakla kalmamış. Belli ki, bu rahatsızlık dalga dalga alt kesimlere kadar yayılmış. Bir milletvekilinin özel kuvvet mensubu olduğu anlaşılan askerler tarafından hırpalanmasına Genelkurmay Başkanlığı’ndan resmi bir tepki gelmemesi, ortada bir rahatsızlık olmadığının bir göstergesi.
 
Eğer bir ülke, kendi toprağı dediği bir yeri kendi vatandaşlarına karşı ancak silah gücüyle koruyabiliyor veya yönetebiliyorsa, durup düşünmesi lazımdır. 
 
Bugün bölgeye giden herkes, Ankara’dan atanmış güvenlik güçleri ile bölge halkı arasında iki ayrı dünyanın var olduğunu görür. Kum çuvalları, yüksek duvarlar arkasında yaşanan dünya ile sokak arasındaki çelişki ürkütücü boyuttadır.
 
KÜRTLERE RAĞMEN YÖNETMEK...
 
Askerleri vekillerini tartaklayan, mitingine bomba koyacağı bilinen militan polis takibinden çıkarılan bir halktan bahsediyoruz. 
 
Suriye’deki akrabalarının Türkiye’nin örtülü veya açık desteğiyle IŞİD tarafından kıyıma uğratıldığına inanan bir halk bu aynı zamanda… Amerika’dan sağlanan hava desteğiyle ayakta kaldıklarını bilen ve sadakatlarını hızla o tarafa yönlendiren veya yönlendirebilecek bir halk.
Dünyanın bugün geldiği noktada Ankara’nın görmesi gereken gerçek, bölgenin Kürtlere rağmen yönetilemeyeceğidir.
 
Irak ve Suriye’deki akrabaları kendi dil ve kültürlerine özgürce sahip çıkar, kendi kendilerini yönetmenin onurunu yaşarken, bu bölge insanını bireysel hak ve özgürlükler masalıyla idare edemezsin. Bunu engellemek amacıyla yaptığın haksızlık ve hukuksuzluklar ise uçurumu sadece daha da derinleştirir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89