• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 18 °C

Roboski ve Paralel Devlet

Mücahit Bilici

Aradan iki yıl geçti. Roboski’de devlet bombaladığı Kürtleri öldürmüş, kalan Kürtleri ise aldatmıştır. Neden? Çünkü bu devlet Kürtlere ait olmadı hiçbir zaman. Şu anda ise hüsnüzan ile Barış Süreci adıyla verilmiş bir sözü var tutulması beklenen. Kürtlerin hakları maalesef hâlâ PKK’nin kurumsal entegrasyonuna ve AK Parti’nin siyasi getirisine mahsuben cömertçe ama yavaşça tüketilen bir sermayedir.

Kürtlerin öğrenmesi gereken önemli bir ders şudur: Sahibi olmadığın devletin elinde madara, maktul olursun. Kürt bu devletin elinde en fazla telef oluyor. Öldürülmesi üzüntü veriyor ama o öldürme bir cinayet statüsüne baliğ olmuyor. Kürd’ün teslimiyeti onu sorun olmaktan çıkartır ancak Kürt olarak izzetiyle varolması onu bir sorun hâline getirir. Köylerini, geçimlerini ve akrabalarını bölen kaçak sınırları ihlal etmeleri durumunda Kürtlerin terörist olma ihtimali bile terör sayılır. Kürtlerin terörist olma ihtimali bile sessizce bombalanmalı ve gömülemeyecek şekilde un ufak edilmelidir.

Kabul etmesi ağır gelecek ama gerçek şudur: Kürtlerin bugün resmî devletten görebildiği az buçuk saygı PKK sayesindedir. Çünkü PKK Kürtlerin bir kısmının ve kısmen Kürtlerin devletidir. PKK korkusu Kürd’ü tanıtmıştır. Buna şahit, buna hayır diyecek olan resmî devletin ta kendisidir: muhatap olarak PKK’yi seçmiştir.

Yalan üstüne kurulu devletlerin paralel devletleri türer.
PKK de bir devlettir, Cemaat de bir devlettir. PKK yarı gönüllü yarı silahlı dolayısı ile yarı-askerî bir devlet iken, Cemaat ise sivil bir devlettir. Hatta denebilir ki Cemaat, bir başarı hikâyesi olarak Türk devletinden daha büyük bir başarı hikâyesidir. Bu kadar büyük bir imparatorluğu kalplere (inançla) ve nefislere (hizmet makamlarıyla) kurmak nadir bir başarıdır. Cemaat, toplumun içinden kurulmuştur, PKK ise resmî toplumun dışından. Birinin polis ve asayişle, diğerinin asker ve terör ile ilişkilendirilmesi bir tesadüf değildir. Demokratikleşme ve normalleşmede demek ki birden fazla paralel “süreç”e ihtiyaç varmış.

Bir diktatörlüğün ilke ve inkılâpları ile çoğu kez cebren şekillenmiş bir devletin elindeki kaynaklarla kıyaslandığında Cemaat’in başarısı devletin bile kıskandığı bir şeydir. Nitekim devlet kendisiyle rekabet etme ihtiyacı hissettiği, 28 Şubat döneminde de bugün de Gülen Cemaati’ni taklit etmiştir.

AK Parti
ise bir devlet değildir. Çok geniş bir demokratik süreçle oluşmuş büyük bir menfaat ve dua koalisyonudur. AK Parti’nin eninde sonunda kendini devlet zihniyetine teslim etmesi garipsenmemeli. AK Parti, kendi devleti olamayacak bir siyasi parti olarak devletle bütünleşebilmiştir. Cemaat ise kendisi bir devlet olduğu için mevcut resmî devlete teslim olmaktansa onu teslim alma eğilimi göstermiştir. PKK de bir devlet olduğu için (Türkiyelileşme konsepti çerçevesinde) bölgesel olarak sahiplik ile teslimiyet ortası bir kıvamda resmî devletle anlaşmaya varmıştır.

Türkiye’de kalıcı olan aktörler PKK ve Cemaat’tir. Her iki devletin de resmî devletle bütünleşmiş AK Parti’yi yekdiğerine teslim olmakla suçlamaları boşuna değildir. Her (paralel) devlete demokrasi terbiyesi vermek, vatandaşların görevidir.

Demokratik devlet odur ki onda devletler sürekli kurulur ve ama paralel kalmaz. Demokraside her vatandaş devleti ele geçirir yahut devlet, ele geçirilmeyi gerektirecek kadar kendisinden uzağa gidememiştir. Türkiye ne kadar bölünmelidir yahut kaç tane paralel devlet olmalı sorularının cevabı 75 milyondur. İnsanların istediği kadar bölünme ve istediği kadar biraraya gelme hakkının olduğu devlete demokrasi diyoruz. Daha kütleler ve toplu iradelerin çarpışması aşamasındayız. Devlet azınlığın olmadığı gibi çoğunluğun da değildir. Devlet ya herkesindir ya da hiç kimsenin. Eğer devlet birilerinin eline münhasıran geçmişse orada paralel devlet de çıkar, örgüt de, terörist de. Çünkü devletin kendisi bir gaspın örgütü ve dışladıklarının teröristi olmuştur. PKK için söylenen şeylerin (örgüt, paralel devlet) bugün Cemaat için de söylenir olması bir tesadüf değildir.

(Miladi 2014 yılı hayır, barış ve adalete zemin olur inşallah!)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89