• BIST 89.834
  • Altın 145,466
  • Dolar 3,6225
  • Euro 3,9067
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 7 °C

Roboski ve kendi halkını bombalamak

Ergun Babahan

Bir devlet, kendi halkını bombalıyorsa, orada söylenecek söz kalmamıştır aslında. 1915'ten bu yana kendi halkını bombalayan bir devlet yapımız var ne yazık ki. Toplumsal sorunları hukukla, demokrasiyle çözmeyi kabul edemeyen bir anlayışın elinde kala kala imha siyaseti kalıyor.

Türkiye, Ermeni Soykırımı ile yüzleşemediği için Dersim yaşandı, Trakya pogromları yaşandı, 6-7 Eylül yaşandı, Kahramanmaraş yaşandı, Çorum yaşandı.

Bugün yürütülmekte olan siyasetin tek hedefi var, Kürtleri sindirmek, susturmak, taleplerinden vazgeçirmek ve mümkünse bölgeden göçe zorlamak. Beş yıl arayla ikinci bir Roboski yaşamamız bundan. Cizre'nin, Yüksekova'nın, Sur'un yerle bir edilmesi de bundan.

AKP, Ergenokon'la anlaştıktan sonra, CHP'nin İslami modeli haline geldi. İsmet İnönü siyasetinden Kazım Karabekir siyasetine geçiş yaptık. İkisinde de halk, insan, hak ve hukuk yok. Sadece devlet ve devletin bekası var. Gerisi teferruat.

Bölgeyi yakından bilenlerin aktarımına göre, sınır boyundaki iki karakol bu insanların sınır ticareti yaptığını biliyor, görüyor. Buna rağmen top atışına tutuluyorlar ve bir kişi hayatını kaybediyor. Bunun anlamı nedir? Tek anlamı var: Burada size yaşam hakkı yok. Üç beş balya kaçak sigara satarak geçiminizi sağlama şansınız yok. Gidin.

Alman Parlamentosu'nun Ermeni Soykırım tasarısını gündemine almasına kıyamet koparanlar, bugün devlet eliyle Kürtlere yönelik imha politikasını ısrarla görmezden geliyor. Bodur selviler eliyle, daha fazla şiddet politikasının mesajını vermek yetiyor onlara.

Uygulanan şiddet politikası koca bir halkı devletten her geçen gün daha da soğutuyor. Kürtler açısından devletin meşruiyeti her geçen gün azalıyor. Öfke duyan, intikam isteyen sadece üç beş bin dediğiniz Kürt savaşçıdan ibaret değil artık. Bölgede yapılan kamuoyu araştırmalarına bakarsanız, halkın gerçek duygu ve düşüncelerini anlarsınız. Selahattin Demirtaş, Cumhuriyet gazetesinden Selin Ongun'a verdiği röportajda tam da bu duruma işaret ediyor:

‘‘Evet, Kürtler ‘Bize biat etmeyenlere karşı bu denli acımasız oluruz' mesajını aldı. Dersim'de, Maraş'ta, Sivas'ta gerektiğinde bu mesajı gösteren devlet 2016'da da değişmemişti. Kürtler bu mesajı aldı. Bu mesajı almış olan Kürtlerin gönlünde bir daha asla Türk devleti ile bir aidiyet ilişkisi kurulamayacak. Böyle bir Türk devleti ile bu mesajı almış bir Kürt toplumu arasında bir ilişki asla kurulamayacak. Maalesef buraya gelindi. Türk devleti yeni bir ilişki mi kurmak istiyor, o yöntemi, kendisini nasıl affettireceğini, kendisi bulacak. Bunun tersini söyleyen siyasetçi kendini ve toplumu kandırmış olur. Kürtler geçmişle yüzleşmeye ve helalleşmeye hazırdı ama bu maalesef Cizre ile bitti.''

İnsanlığın çürümesine, gözünün önünde yaşanan kıyımlara seyirci kalmasına hatta sevinç çığlıkları atmasına tanıklık ediyoruz maalesef. Herkesin sürmekte olan yağma düzeninden kendi payını alma derdine düştüğü bu dönemde, insanlık bir kez daha bu topraklardan sürülmüş durumda ne yazık ki. Bakalım Kürtler de sürülecek mi…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89