• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 19 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 11 °C

Roboski için adalet

Enver Sezgin

11 Aralık 1974 yılında Urfa’nın Viranşehir ilçesinden, Suriye’nin Resulayn ilçesine geçen dokuz yoksul köylü dönüşlerinde tuzağa düşürülür ve daha sonra da sırtlarında taşıdıkları çay balyalarına el konulur. Ardından, sınıra sürülerek orada kurşuna dizilerek öldürülür. Binlerce insan bu olayı protesto etmek için Viranşehir’e akın eder… Yağmurlu bir gündü. Miting için kalabalığa çamurlu bir alan işaret edilmişti. İnsanlar o çamur deryasında tepkilerini dile getirip sessizce dağılmışlardı. Daha sonra Urfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar hakkında dava açılır. Ne yazık ki mahkeme, dosya hakkında “ceza tayinine mahal yoktur” yönünde bir karar alır. Olayın üzeri örtülür. Bu katliamdan 37 yıl sonra, yine bir aralık ayında başka yerde çok daha büyük bir katliam yapıldı.

Üç yıl önce devletin bombardımanları sonucu 34 can yaşamını yitirdi. O gün onlarca insan evlerinin geçimini sağlamak için sınır ötesine gitmişlerdi. Her zaman yaptıkları bir işti bu.

Altı, bilemediniz yedi saat sonra evlerine döneceklerdi.

Bu kez cenazeleri geldi.

Bombardımanda yaşamını yitirenlerden biri olan Şirvan Encü’nün annesini dinleyelim: “Sabah çocuklarımı uyandırdım, kahvaltımızı yaptık. Eşimle kararlaştırmıştık; Şirvanımın sevdiği bir kız vardı, isteyecektik. O gün annemlere gittik. Annemin, babamın, kardeşlerimin rızasını istedim. Döndüğümüzde Şirvanım kaçağa gitmişti. Akşam döner, yemek yer öyle gideriz dedim kendi kendime. Ancak akşam Şirvanımım cenazesine gittik.

Aslında Roboski köylülerinin dramı 1990’lı yıllara dayanıyor. Devlet onları doğup büyüdükleri köylerinden zorla çıkarır. Bugün yaşadıkları topraklara yerleşirler.

Ancak yaşadıkları bu topraklar tarıma elverişli değildir. Mecburen “sınır ticareti” yapacaklardı.

O gün Irak sınırına doğru yürüdüklerinde, dönüş yolunun kendileri için bir cehenneme döneceğini bilemezlerdi.

Bombardımandan kurtulanlardan biri olan Servet Encü’nün söyledikleri, katliamın boyutlarını gözler önüne sermektedir: “Türkiye tarafına çok az bir mesafe kalmıştı. Havan toplarının sesi geliyordu. Tüm yollar kapatıldı. O sırada yirmi metre ileride olan katırıma bakmaya gittim. Ne olduysa o sırada oldu. Önce bir aydınlatma oldu. O basınçla yerimden metrelerce öteye fırladım. Gözümü açtığımda arkadaşlarımın, katırların parçaları gökten yağıyordu. Hayvanlarla insanların parçaları birbirine karışmıştı. Birbirimizle haberleşmek için telsiz vardı. ‘Beni duyan var mı’, diye sordum. Köyden biri duymuş. ‘Söyle, Servet’ dedi. ‘Bizi bitirdiler’ dedim.

Köylüler, askeriyeye haber verir. Ancak hiçbir yardım gelmez. Başlarının çaresine bakacaklardır. Ceset parçalarını torbalara doldurup katır sırtında köye kadar taşırlar.

Katliamı yapan devlet bu kez cenaze töreninin yapılmasına engel çıkartır. Daha sonra ise toplu mezar yapılmasına karşı çıkarlar. Köylüler kabul etmez. Adalet mücadelesi onları beklemektedir. Bunun o kadar kolay olmadığını kısa sürede anlayacaklardır.

Tehdit, gözaltı, para cezaları…

Evleri kurşunlanır. Yine de mahkeme kapılarını aşındırırlar.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Haziran 2013 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı, Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı’na gönderir. Askerî Savcılık ise, “olayı yapanlar hakkında kamu davası açılmasına gerek olmadığına” karar verir.

Zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Şırnak Şerafettin Elçi Havaalanı’nın açılış gününde Roboskililere, dosyanın kapatılmayacağına dair söz vermişti. Öyle olmadı.

Askerî Savcılık katliamı görmezden gelerek dosyayı kapattı. Ancak vicdanlardaki dosya kapanmadı, kapanmaz. Bu kez katliamın üstünü örtemeyecekler.

Bu ülke bu utancı daha fazla kaldıramaz.

Bu toplum bu ağırlığı uzun süre boynunda taşıyamaz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89