• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 11 °C

Ricatın mantığı ve yararı

Şahin Alpay

TSK, 22 Şubat gecesi Suriye topraklarında iki ayaklı bir operasyon yaptı. Bir grup Suriye Kürtlerinin (YPG) yakınlarda kurtardığı Kobani’den geçip marttan beri IŞİD kuşatması altında olan Süleyman Şah Türbesi’ni koruyan Türk askerlerini ve türbedeki sandukaları tahliye etti; (IŞİD tarafından kullanılmasın diye) türbeyi yıktı. İkinci grup, Türkiye sınırına 180 m. uzaklıkta, YPG kontrolündeki Eşme’de türbeye yeni yer hazırladı.

Operasyon, her şeyden önce, AKP iktidarının Suriye politikasında nereden nereye gelindiğini göstermesi bakımından anlamlı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan Eylül 2012 şöyle konuşuyordu: “Göreceksiniz, inşallah en kısa zamanda Şam’a gidecek, oradaki kardeşlerimizle muhabbetle kucaklaşacağız. O gün de yakın. İnşallah Selahaddin Eyyubi’nin kabri başında Fatiha okuyacak, Emevi Camii’nde namazımızı da kılacağız...” Operasyon, iki buçuk yıl sonra Erdoğan yönetiminin kendini, bırakın Şam’ın “Emevi Camii’nde namaz” kılmayı, tarihî miras olarak büyük önem atfettiği, Karakozak köyündeki Süleyman Şah Türbesi’ni dahi koruyamayacak bir konumda bulduğunu ve gerçekçi davranmak zorunda kaldığını göstermekte.

Bazı sorular sorulabilirse de, bu ricat, geri çekilmede mantık ve yarar var. İç ve dış siyasette hayalcilik, hamaset ve böbürlenme değil, gerçekçilik her zaman akla ve çıkarlara uygun düşer. Bu operasyon, YPG ile IŞİD arasında giderek yoğunlaşan çatışmaların ortasında kalan türbe ve askerler nedeniyle Türkiye’nin Suriye’deki çatışmaların içine çekilme riskini, en azından, azaltıyor. Kuşku yok ki, askerlerin canlarını korumak da, türbenin IŞİD’in elinde bir şantaj aracı haline gelmesini önlemek de, atfedilen tarihî–manevî değer ne olursa olsun başka bir ülkenin sınırları içindeki iki futbol sahası büyüklüğündeki bir arsayı savunmaktan daha akılcı ve insanîdir. Doğrusu, Eşme’ye taşınan sandukaların boş olduğunu tahmin ediyordum ama türbenin Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah’a ait olmasının bir efsane olabileceğini bilmiyordum. Bana sorarsanız, su altında kalmaması için 1972’de Caber Kalesi’nden Karakozak’a taşınan türbeyi sınırın 180 m. ötesine değil içine taşımak daha mantıklı olurdu. Ama belli ki AKP iktidarı, iç politika hesaplarıyla, yaklaşan seçimlerde MHP’ye kaptırılabilecek oylar endişesiyle, “Bayrak inmedi, toprak kaybedilmedi...” diyebilmek için Eşme’yi seçti.

Ne var ki, Eşme’nin tercihinde de (amaçlanmayan) bir hayır, yarar olabilir; Ankara’yı akıl ve mantığın gösterdiği yönde, yani sadece Türkiye’de değil, her yerde Kürtlerle barışçı, dostane ilişkiler yönünde ilerlemeye sevk edebilir. Operasyonun başlamasından önce Kobani kantonu başkanı Enver Müslim’in Ankara’ya davet edilmesine; (PKK bağlantılı) PYD’nin silahlı gücü YPG’den 300 silahlının TSK birliklerine Kobani üzerinden bir güvenlik koridoru açmalarına bakılacak olursa, operasyon Suriye Kürtlerinin desteğiyle gerçekleştirildi. Belki bu AKP hükümetinin (Saray’ın acele yalanlamasına rağmen) “IŞİD ne ise, PKK da odur…” çizgisinden vazgeçtiğine işarettir.

Bu, AKP iktidarının artık Suriye’de rejim değişikliğinden ziyade IŞİD ile mücadeleye öncelik vermeye başladığına işaret de olabilir. Operasyonun danışıklı olabileceğine dair spekülasyonlara rağmen, AKP hükümeti IŞİD’in kendisi için büyüyen bir tehdit olduğunu hesaplıyor olabilir. Ankara’nın son bir yıldır gerek IŞİD’e yönelik militan akımının, gerekse ticaretin engellenmesi yönünde önlemlere ağırlık verdiği biliniyor. Ne var ki bu, koalisyon güçleriyle birlikte IŞİD’e karşı savaşa gireceği ya da İncirlik’i koalisyona tahsis edeceği anlamına gelmiyor. IŞİD’i üzerine sıçratmama konusunda dikkatli olması makul.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89