• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin -1 °C

"Rahatlatan, kandıran sessizliğe karşı..."

Yavuz Baydar

Geçenlerde bir psikiyatrist dostumla konuşuyorduk.

"Bu ülke insanının bir zaafı var" dedi. "Her türlü telkine açık. Kötü niyetli telkine de iyi niyetli telkine de. Niyet okuma becerisi, yani analitik akıl çok eksik. Dolayısıyla kendi menfaati doğrultusunda hareket eden veya düpedüz kötülük üzerinden telkin yürütenlerle kamaşan akıl, bu ülkenin en büyük talihsizliğidir. Son yaşadıklarımız bunun en vahim örneği."

Bir hipnoz halinden söz ediyor. Hiç de haksız sayılmaz.

90 küsur yıllık tarihimize baktığımızda, toplumun kalabalık kesimlerinin liderlikler ve onların ürettiği kaba-saba ideolojilerle topyekun hipnotize edildiğini görmemek mümkün değil.

Şurası da gayet açık ki, bir kitlesel hipnoz halinin yerini, eskisinden de şiddetli, yıkıcı ve bölücü bir yenisi almış durumda.

Korku ve nefret üzerine inşa edilmiş 'dogma'larla güdümlenen, birbirine ezilecek hasım olarak bakan, derme çatma bir toplum dokusu...

Ve birbirine devreden bu hipnoz haline uygarlık adına meydan okumayan, demokrasi ideali ve tutkusundan zerre kadar nasibini almamış, bencil, ürkek ve çıkar düşkünü bir sivil, bürokratik elit.

Dostum, tahmin edebileceğiniz gibi bu hipnoza açıklık halini her türlü sorgulayıcı, analitik düşünceyi dışlamış, köhne bir eğitim sistemiyle açıklıyor: "En büyük meselemiz din unsurunun siyasette makul demokratik ölçülerde kalıp kalmayacağı, yıkıcı bir hipnoz aracına dönüşüp dönüşmeyeceği idi. Maalesef memleket iflah olması artık çok zor bir akıl tutulmasına dibine kadar gömüldü."

Hak ve hukuk tarumarı sürerken büyük bir kesimden çıt çıkmaması başka nasıl açıklanabilir bilemiyorum, ama şunu biliyorum: İlerde Türkiye'nin hazin öyküsü yazılırken bu suskunluk kitaplarda bol bol incelenecektir.

***

Ölü sessizliği bir yanda, en haksız eziyetlere, şiddete maruz kalanların ve onların haline dayanamayanların zayıf çığlıkları, ağzını açanı susturmalar karşısında yine susmalar öbür yanda.

Oysa insanı insan yapan şey, haksızlık ve ahlaksızlığa karşı ses çıkarma becerisi. Bu ses ne kadar gür çıkarsa, toplumun bütünlüğünü korumakla yükümlü adalet mekanizmasıda işini gereği gibi yapmakta o kadar cesaret buluyor.

***

Brezilya'yı dikkatle izleyin. Türkiye gibi çalkantılı-darbeli bir geçmişi olan bu ülkede, eski cumhurbaşkanı (ülkesinde kitlelerin adeta taptığı bir liderdi) Lula, karapara aklamaktan, kirli şirket işleriyle kendine mali avanta sağlamaktan tutuklanmak üzere.

Partisi de hala iktidarda.

Bir ülkede hukuk ayakta ise adalet yerini bulurdemokrasi inancı güncellenir.

Yargı şu anda Brezilya demokrasisinin çamaşır makinesi. Ama o ülkede en sert despotların bile susturamadığı, sorumluluk sahibi, kenara çekilip "bana ne" demeyen, sağcı veya solcu, bir demokrat elit de var.

Bunlardan birinin, Brezilya eski Eğitim Bakanı, senatör, Prof. Cristovam Buarque'nin "Tepki Ver" başlıklı manifestosunu okuyorum günlerdir. Şu bölümü özellikle paylaşmak isterim:

"Özgürlüğün kısıtlanmasına tepki ver. Haykır, rahatlatan ve kandıran sessizliğe karşı, her seferinde daha yüksek sesle haykır. Boyun eğişe, dalkavukların ve fırsat düşkünlerinin suç ortaklığına dayanarak kurulan tek particiliğe tepki ver. Boyun eğen, korkan ya da işbirliği içindeki entellektüellerin, korkutulan ya da satın alınan ya da düpedüz körleşen, bağımsızca değerlendirme yapma yetisinden yoksun bırakılan basının suskunluğuyla yaratılan tekil düşünceye haykırarak karşı çık. Hayır de. Çevrendeki herkes evet derken, sen hayır demekten gurur duy. Düşüncelerin akıntısına karşı yüzmenin tadına var."

Türkiye'de bir ara anayasa tartışılırken toplumun yüzde 80'i en önemli konunun adalet olduğunda birleşmişti.

O günler geride kaldı artık. Şimdi anayasa deyince sadece başkanlık rejimi anlayan bir AKP var.

Düşünün...

Bir başkanın iki dudağı arasına kıstırılmış, sıfır adalet.

İsterseniz tepki vermeyin, ama bilin ki, olacağı bu.

Tarih sizi yazıyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89