• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 12 °C

Predatorlar da geldi

Nabi Yağcı

Seyirciler perde arasında çerezlerini yediler, çaylarını, kahvelerini, içkilerini içtiler seyirci olmanın hazzı içinde rahat koltuklarına geri dönüp heyecanla yeni perdenin açılmasını bekliyorlar. Helecanlılar, kulaklarına yeni perdede hiç görmedikleri yeni şeyler görecekleri söylenmiş.

Bekliyorlar.

Biraz nazlandıktan sonra nihayet perde açılıyor.

Sahnede gerçekten yeni şeyler var. Uçağa, topa, tüfeğe benziyor ama şimdiye dek bunlar gibilerini hiç görmemişti seyirciler. Görmemişliğin helecanıyla ayağa fırlıyor, delicesine, avuçları yırtılırcasına alkışlıyorlar. Kendinden geçip bayılanlar da var.

Salonun dört bir yanından değişik tonlarda ama aynı çığırış yükseliyor:

Bitir, bitir, bitir...

Bu kez bitir...

Bu kez biteceğine, bitirileceğine dair yükselen imanla helecan giderek tepe yapıyor, çığırışın temposu artıyor. Bitir, bitir...

Bitmez diyenler de var ama yükselen koronun giderek güçlenen sesi içinde onların sesi giderek duyulmaz oluyor. Hatta onlara bakışlar soğuklaşıyor, düşmanlaşıyor.

Sahnenin gerisinde, fonunda belli belirsiz, silik film kareleri akıyor.

Dikkatli seyirciler Moskova’yı, Kızıl Meydan’ı seçiyorlar. Mahşeri bir kalabalık, tribünde asık suratlı bir zevat, öte yanda alkış tutan seyirciler. Herkes önlerinden geçen son model tankları, topları, roketleri kendinden geçerek, vecd içinde seyrediyor. Halk arasında fısıldamalar duyuluyor: “Göstermiyorlar ama gizli yeni bir silah üretmişiz, işlerini bitireceğiz.”

Alkışlar, hurra sesleri ve bitir, bitir çığırışları...

Fonda bir başka filmin kareleri akıyor. Bu kez Berlin, kürsüde Hitler, meydanı dolduran binlerce kişi. Yine pırıl pırıl yeni tanklar, toplar ve arkalarında kaz adımıyla yürüyen askerler. Meydanı dolduran kalabalık içindeki fısıltıları duyuyorsunuz, Hitler’in gizli yeni silahından söz ediyorlar.

Ve ardından yine bitir, bitir çığırışları...

Fonda bu kareler akarken, sahne önünde şık bir bayan sahnedeki yeni oyuncakları tanıtıyor. Bunlar en son teknoloji ürünü, oturduğunuz koltuklardan sizler bile kullanabilirsiniz, oyun gibi, “insansız araç” bunlar, “kimse ölmeyecek artık”.

Şık bayan bunları söylerken fondan son bir film karesi geçiyor, bir bulut görünüyor, büyük, simsiyah bir bulut, yerden göğe doğru yükselen ve şimdiye dek hiç görülmemiş bir bulut. Dev bir mantara benziyor. Burası Hiroşima ve Nagazaki. Bu kez gerçekten yeni, yepyeni bir silah var. Kullananlar ölmüyor da üstelik.

Yine çığırışlar var ama alkışlayanlardan gelmiyor artık. Kavrularak ölen çocukların çığlıkları bunlar.

Tiyatro sahnesinin perdesi yavaş yavaş iniyor. Herkes memnun, artık insansız silahlarımız da var. Bitirilecek...

Salonun sıcak koltuklarından, evlerinin sıcak koltuklarına dönüp tv’de Van depreminin haberlerini izleyebilirler.

Varsın evlerimiz hâlâ kerpiçten olsun, son teknoloji harikası insansız silahlarımız var ya...

Predatorlar da geldi ya...

Ancak bir soru kalıyor geriye. Yunan şairi Kavafis’ten esinlenerek soracağımız:

Ya barbarlar gelmezse...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89