• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 5 °C

Politika ağacını yeşerten eleştiridir

Ömer Ağın

Eleştirinin dışında kalan her şey putlaşır. Putlaşan her şey ise yıkılmaya mahkumdur. Bu gün Kürtler açısından siyaset kılcal damarlar düzeyine inmiştir. Bunu yaratan Ortadoğu ve Kürdistan’daki sayısız gelişmelerdir. Biz bu yazıda sözünü ettiğimiz gelişmelere ve reel ortamı yaratan nedenlere değinmekten çok, ortaya çıkan durumun önümüze koyduğu kimi görevlere değinmek istiyoruz.

Bilindiği üzere; Kürdistan’ın tüm parçalarında sayısız Kürdistani yapıların katılımıyla Güney Kürdistan’ın Selahattin kentinde toplanan “Kürt Ulusal Kongresi” hazırlık toplantısında “kongrenin en geç bir ay içinde toplanması” kararının alınması tüm Kürtlere büyük sorumluluklar yükledi. Bu gelişmeler aynı zamanda Kürtlerin Ortadoğu’da nasıl bir güce kavuştuklarının da göstergesi. Kürtlerin elde ettiği kazanımlarının bu kadar kısa zamanda geometrik olarak büyüyeceğine kim inanabiliyordu? Mevcut konum, Kürtleri “şımartmaktan” çok, önlerindeki görevin ne kadar zor olduğuna işaret ediyor.

Kürtleri iyimser kılan ve halkımızın hak isteme talebini sürekli geliştirmeye temel dayanağı, Kürt Özgürlük Hareketi’nin özveriye dayanan mücadele geleneği, eleştiri ve özeleştiri temelinde yükselen yeni tip bir devrimci insan yetiştirme becerisi olmuştur.

Reel durumumuza bakma zamanıdır: Kürt Özgürlük Hareketi hedef kitlesi (Alevi Kürtler başta olmak üzere tüm Kürtler, emekçiler ve demokrasi güçleri) içinde çok önemli kazanımlar elde ettiği halde, legal siyasi hareket açısından bakıldığında işlerin çok da iç açıcı olduğunu söyleyemeyiz. Legal siyaset içinde politika yapan ve yıllardır BDP’nin değişik basamaklarında bulunan biri olarak gördüklerimiz üzerinden konuşmak hem ahlak açısından, hem de nesnel tespit açısından önem arzetmektedir. Yaşam devam ediyor. Kuşkusuz Kürtlerin önünde duran sorunlardan birisi büyümenin getirdiği görevlerse, diğeri de geçmişten beri var olan değişik karmaşık sorunların henüz çözüme kavuşmamış olmasıdır. Bu sorunlar birbirinden farklı yer ve ayrı zaman dilimlerinden doğan sorunlar olmamalarına karşın, çözümleri aynılaşmıştır. Dünün ve bugünün sorunlarının içiçe geçmiş olması, çözümün de eşit ve demokratik bir yöntemle ele alınması, devrimci mücadeleyi yeni bir aşamaya getirdi.

Partimizin (BDP) hedef kitlesi içindeki reel konumu ve kitleler içinde yapılan çalışmanın ne gibi zaaflar içerdiğinin tespiti güncel politikamızın temelini oluşturuyor. Bir genellemeyle söyleyecek olursak, hedef kitlemizi Alevi Kürtler, sünni ve diğer inançlara sahip Kürt kesimi ve emekçilerin temelini oluşturduğu demokrat kitleler olarak özetleyebiliriz.

Kürt Özgürlük Hareketi’nin yarattığı tüm olumluluklara rağmen ve elde edilen örgütlülüğe karşın partimizin (BDP) kitle çalışmaları ve elde ettiği mevziler, olunması gereken yerde olunmadığını göstermektedir. Daha somut konuşursak; Cumhuriyet tarihi boyunca Kemalizm’in Alevilere uyguladığı baskı ve şiddete rağmen halen Alevi vatandaşlarımızın Kemalizm’den medet beklemesinin nedenleri ciddi olarak partimiz açısından ele alınmış değildir. Bu alanda partimizin ana rakibi olan CHP’nin halen Alevi vatandaşlarımız arasında bu kadar destek bulmasının nedeni nedir? Elde ettiğimiz kimi mevzileri bile koruyamadığımızın nedenleri üzerinde ciddi bir çalışma yaptığımızı söylemek çok zordur.

Dersim ve Amed hem Kürtlerin ulusal birliği açısından hem de çeşitliliklerin birlikte ve demokratik bir yönetim oluşumu olmazsa olmazlardandır. Alevilere yapılan bu denli yoğun baskı ve zulüme rağmen halen CHP’den kopmamalarının en önemli nedeni Kemalizm’in onlara verdiği bir yaşam tarzının olması ve bu yaşam tarzından da geriye gitmek istememeleri olsa gerek. Bu yazının amacı ciddi tahliller yapmak ve çözüm yöntemleri önermek yerine kimi eksik ve zaaflarımıza parmak basmaktır. Kitleler içinde çalışma yaparken hareket noktamız, kitlelerin düşüncesine rağmen onlara kendi “çözüm” önerilerimizi sunmak değil, onların çözüm arzularına destek vermek olacaktır.

Sünni mezhebe mensup olan Kürtler arasında da çalışmalarımızın gerekli düzeyde olmadığını biliyoruz. Burada da temel rakibimizin AKP ve benzeri politik güçler olduğu açıktır. Açık olmayan, yeterince bilimsel ve tarihsel deneyimlere dayanmayan bir yol haritamızın halen olmayışıdır. Kuşkusuz onlarla eşit koşullarda mücadele etmiyoruz, ama durum ne olursa olsun bizim halkımızın bu kesiti içinde de gerekli düzeyde örgütlenmemiz zorunludur. Bu hem gerici, hurafelere dayalı düşünceleri geriletmek, demokrat altyapıyı hazırlamak, hem de Kürtlerin ulusal birliğini kurmak açısından elzemdir. En önemlisi zaafları gidermeye yönelen ciddi ve bilimsel bir çalışmamızın henüz olmayışıdır. Alternatif bir politika yaratmak yerine mevcut politikalara “muhalefet” yapılmakla yetinmenin dışında göze çarpar bir çalışmamız görünmüyor.

Bir başka alan; metropollerde yaşayan Kürtler arsasında demokratik çalışmalar ve bu alandaki partimizin örgütlülük düzeyi deyim yerindeyse Allah’a emanet bir durumda. Sürekli kan kaybeden bir hastaya dönmüşüz. Bundan da öteye bu alanda yapılan çalışma yöntemi ve demokrasi güçleriyle “ortak işi yapma” anlayışı Kürt Özgürlük Hareketi’nin “Apocu çalışma tarzından” uzaklaşmış, “Türk Solunun” üstenci, tekrarcı, dayatmacı “hamilik” takınan bürokrat çalışma anlayışına dönmüştür.

Newrozlarda milyonlarca Kürdün milli değerleri için coşkuyla yan yana gelmelerini güncel politik yaşamda görmek giderek zorlaşıyor. “Solun” tarihin derinliklerden gelerek, günümüze kadar yuvarlanan mücadele anlayışının ne olduğu ve hangi koşulların etkisinde kalarak bürokratik bir hal aldığı ise başka bir yazının konusu olacaktır. Artık hiçbir gerekçe bu eksiklerin devamına mazeret yapılamaz. Dönemin özelliğinden ötürü Kürtlerin ulusal demokratik birlik süreci, Ortadoğu coğrafyasının yeniden yapılanma yoluna girmiş olması, BDP’ye ciddi görevler yüklüyor. Barışçı demokratik çözüm yöntemi partimize yeni dönemde yeni ve ertelenmez görevler yüklüyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89