• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 10 °C

PKK’nin hendek siyaseti

Mücahit Bilici-

Tarihi Kurşunlu Camii’nin alevler içindeki hali insanın içini nasıl da acıtıyor? Tahir Elçi’nin ölümü eğer uyandırmadıysa, şehrin kadim kültür ve kimliğinin alevler içinde olmasının PKK’yi yönetenleri uyandırması beklenirdi. Ancak bu noktada bir adım, bir mahcubiyet ortaya çıkmış değil.

Açık ve net olan gerçeği tekrar yazalım: PKKtarihi bir yanlış yapıp savaşı Kürd şehirlerine taşıma kararı alarak tüm Kürdistan’ı harabeye çevirmiştir. İnsanları, taşları, minareleri ve camileri kurşunlara hedef haline getirmenin başka bir anlamı yoktur. ‘Bizim kontrolümüz dışındaki gençlerin eylemleridir’ türü bir savunmanın kabul edilebilir bir tarafı yoktur veçocuk kandırmaktan başka bir karşılığı bulunmamaktadır. Sivil vatandaşlara çocuk, silahlı çocuklara da büyük muamelesi yapmaktır.

Bir toplumun kaderini birilerinin yazdığı kitap ve teorilerin uygulama tahtası haline getiren bir aculluk, bir teori hastalığı ile bir halkın hayatını yaşanılamaz hale getirmek için hem zihnen yabancılaşmış olmak hem de şiddet tekeline haksız yere sahip olmak gerekir. Devletin şiddet ve zulümlerine haklı itirazlar, PKK’nin eylemlerini tartışılamaz veya kabul edilmek zorunda bırakmaz.

PKK şunu çok net bir şekilde bilmeli ki Kürdlerin militer bir tek parti diktatörlüğüne tabi olması mümkün değildir.PKK’nin kaderi ve geleceği Kürdistan’da demokratik siyasetin önünü açıp, sivil ve siyasi hayata müdahale etmekten vazgeçmek, silahlı gücünü Kürdlerin ihtiyaç duyduğu ve/ya duyacağı (Rojava gibi) kriz bölgelerine çekmektir.

PKK bir Kürd ordusu sorumluluğu içinde Kürdlere hizmet eden bir güç haline gelmeli, kendini dönüştürmelidir. PKK tüm silahlı güçlerini sivil alanlardan, şehirlerden çekmelidir. Yoksa Kürdleri örgütsel bir ideolojik ezbere mecbur yahut silah karşısındaki çaresizliğe esir saymak hem ahmaklık hem de intihardir.

Elinde silah olması seni haklı kılmaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de elinde silah vardı/var ve bu yaptıklarını doğru ve haklı kılmaz.

PKK tarihi bir sorumluluk ve yol ayrımındadır: Kürdler başta olmak üzere sivil insanlarımızın hayatını tehlikeye atan, çatışmayı şehir ortamlarına taşıyan hendek siyaseti terkedilmelidir.

Özyönetim iddiasıyla yapılanlar birer özyıkım eylemine dönüşmüştür. Hendek politikası ve hamlesi yanlıştır. Özyönetim, insanların onur ve güvenliğini temin etmeyi birinci amaç haline getirmedikçe bir özterörizm haline gelmeye başlar. Geri adım atılmalı, bu yanlıştan vazgeçilmelidir.

Şunu da herkesin bilmesinde fayda var: Kimse vicdanlara kelepçe vuramaz. İster örgüt, ister cemaat, ister parti ol. Hakikati susturabileceğine, insanların korkuyla gerçekleri söylemekten vazgeçeceğine inanıyorsanız büyük bir yanlış yapıyorsunuz. Çünkü kaybedeceksiniz. İnsanları silahla susturan, sözü ve sivil hakları nefessiz bırakan her türlü tutum ve eylem terörizmdir. Sivili koruyacak silah sivile çevrildiğinde, bir şehri koruyacak hendek şehrin dışına değil de içine kazıldığında ortaya çıkan durum budur.

Buradan çağrımızı tekrar yapalım: PKK bu yanlıştan bir an önce geri adım atmalı ve sivil alanlardan çekilmelidir. Yoksa Allah veya teori kitaplarındaki adıyla tarih sizi affetmeyecektir!

  • Yorumlar 7
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89