• BIST 107.773
  • Altın 151,976
  • Dolar 3,7065
  • Euro 4,3530
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 10 °C

PKK soğan gibi

Amberin Zaman

Dün Türkiye tekrar ölüm haberleriyle sarsıldı.

Siirt'te katledilen dört kadının kanları daha kurumadan bu kez Diyarbakır'da bir polis, Van'da ise bir asker ve iki köy korucusu öldürüldü. Tüm bu iğrenç cinayetlerin sorumlusu büyük ihtimalle PKK.

Son 24 saatte sekiz can söndü. Tırmanan şiddet karşısında yükselen toplumsal infial dün dinleme fırsatı bulduğum eski Fazilet Partisi milletvekili ve Psikiyatr Doktor Mehmet Bekaroğlu'nun ifade ettiği gibi hızlı bir şekilde, "Kürtler nereye gidecekse gitsin, daha fazla insan ölmeden inceldiği yerden kopsun" şeklinde tezahür etmeye başladı. Beri yandan PKK-MİT görüşme kayıtlarının da teyit ettiği üzere kalıcı barış için bu kadar cesur davranan AK Parti iktidarı artık "Dağı taşı bombalarım, PKK'yı yok ederim, ama reformlarımı da yaparım", yani 90'11 yılların aksine "temiz savaşırım" iddiasında. Oysa savaşın temizi yok.

Tüm bu öfke, kan ve gözyaşları arasında hepimizi rahatlatan bir ses yükseldi. "Vuracağız kıracağız" demektense Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dağdaki PKK militanlarına seslenerek, "Silahlarınızı bırakın, ülkenize dönün" çağrısında bulundu, tansiyonu düşürmeye gayret etti.

"Önkoşulsuz ve karşılıksız PKK asla silah bırakmaz" deniyor. Ne var ki, devlet ve Abdullah Öcalan arasında varıldığı iddia edilen anlaşma karşılığında da PKK' nın silah bırakmaya niyetli olmadığı anlaşıldı. Çünkü Ahmet Altan'ın dün Taraf'ta ifade ettiği gibi, PKK savaşı durdurmak bir yana, daha da hızlandırdı. Çünkü "PKK yönetimi, kendi yöneteceği bir krallık istiyor. Seçimlerin yapılacağı, demokratik bağımsız Kürdistan bile istemiyor; seçimin olmayacağı, doğrudan kendi yönetimine verilecek bir toprak parçası istiyor".

PKK'nın bugünlerde baskın çıkan şahin kanadı muhtemelen böyle hayaller kuruyordur. Ama ısrarla tekrar ediyorum, PKK'nın her ne kadar arada tehditler savursa dahi (bunu tabanı tutmak için yapmak zorunda) daha ılımlı kanadının başını çeken Murat Karayılan, Öcalan'ın sunduğu yol haritası üzerinden barışa oturmaya hazırdı, yine hazır olur.

Aslında Öcalan üzerinde cereyan eden çekişmeler yeni değil. Öcalan'ın 1999'da yakalandıktan sonra sergilediği duruş, PKK nın yönetici kadroları arasında "itirafçılık" olarak değerlendirilmişti. "Biz kendi yolumuzda devam ederiz" diyen PKK Konsey üyeleri, Öcalan'ın "tutsak" olduğu için artık görüşleri esas alınamayacağını diplomatik bir dille açıklamıştı ki dağda kıyamet koptu. Sürece yakın kaynakların iddialarına göre, Öcalan'ın her daim fedaileri gibi davranan yüzlerce kadın militan, ellerinde pimleri çekilmiş el bombalarıyla birlikte PKK konsey üyelerini çembere almışlardı. Öcalan'ın liderliğinin tartışılamaz olduğunu söyleyip, örgütte topyekûn isyan çıkarma tehdidinde bulunmuşlardı. Bunun üzerine Cemil Bayık gibi isimler kamp kamp dolaşıp "özeleştiri"de bulunmuşlardı. Öcalan'ın etrafında örülen mit işte bu denli güçlüydü. Halen de öyle. Bütün kanatların üzerinde kerhen de olsa mutabık kalabileceği tek isim Öcalan.

"PKK'nın ılımlısı, şahini olmaz, hepsi kana susamış birer terörist" diyebilirsiniz. Ve askeri yöntemlerle, hele hele ordunun da artık sivillerin denetiminde olduğunu hesaplayarak "bu kez" örgütü "yok edebileceğimize" inanabiliriz. Ancak Başbakan'ın dün New York'ta ifade ettiği gibi "terör" hiçbir zaman tümüyle yok edilemez. Ama "minimum düzeye" indirilebilir. Bunu yaparken diğer yandan barış çabaları da asla rafa kalkmamalı.

Geçtiğimiz yıl Irak Kürdistan'ında rastladığım İngiliz ordusuyla bağlantıları olan bir terör uzmanı, PKK'yı bir soğana benzetmişti: "Soyuldukça küçülür, küçüldükçe radikalleşir, radikalleştikçe desteğini yitirir, marjinalleşir. Asla yok olmaz ama kontrol altına alınabilir." Mühim olanı o dış kabukları "soyabilmek". Yani 2008 yılında olduğu gibi ılımlılarla anlaşarak silahsızlanmalarını sağlamak. Kalıcı barış için tek yol budur. Şehit ailelerin tümüne başsağlığı ve sabır diliyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89