• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 9 °C

PKK misillemeye mi zorlanıyor?

Oral Çalışlar

Bunun askeri yöntemlerle gerçekleştirilemeyeceği, tek yolun toplumsal uzlaşı olduğu artık gün gibi aşikâr.

BDP Eşbaşkanlığı’ndan bağımsız adaylık için istifa eden Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş dünkü konuşmasında Başbakan’ı eleştirdi ve önemli iddialarda bulundu. Devletin ‘ateşkes’ için yalnızca Öcalan’la değil, Kandil’le de görüştüğünü ifade eden Demirtaş, “İmralı’nın elinde silahı mı var; ateşkes ilan eden Kandil’dir. Kandil’e mesaj gitmiyorsa ateşkes nasıl oluyor? Ateşkes isterken ‘Askeri operasyonlar da sürecek’ diyor muydu? Ama ateşkes olunca, ateşkesi elde edince fırsatçılık yapmayı biliyor” dedi.

Bunlar BDP tarafının iddiaları. Tabii bir başka iddia daha var. Bu iddia da, PKK’nın ateşkes döneminde Türkiye içinde ve sınırda hareketlendiği iddiası. Son Şırnak operasyonunun da bu hareketlenme nedeniyle mümkün olabildiği yönünde değerlendirmeler var.

BDP, hükümetin (ve tabii askerin de) ‘ateşkes’ döneminde kasıtlı olarak ve PKK’yı misillemeye zorlamak amacıyla operasyon yaptığını söylüyor. Hareketsiz duran PKK militanları bu operasyonların sonucunda yaşamlarını yitiriyorlar. Bölge allak bullak oluyor. Yaratılan ortam, seçim güvenliğini tehlikeye düşürüyor.

Taraf yazarı Kurtuluş Tayiz’in bir değerlendirmesi de farklı bir yöne dikkat çekiyor: “Öcalan’ın İmralı’da yaptığı görüşmelere rağmen (PKK’lıların) sabırsız davranarak hemen sonuç istemeleri, yıllardır savaştıkları orduyu tanımıyormuş gibi militanlarını kayıplara açık halde konumlandırmaları veya ölüme kapı aralamaları Öcalan’ın baskı altında kalmasından başka bir işe yaramıyor.” (Dünkü yazımda da Mahmut Alınak’ın bir değerlendirmesine yer vermiştim. Alınak, Öcalan’ın dışarıdaki çatışmacı ortam nedeniyle zorlanacağına, zorlandığına dikkat çekiyor.)

Çözüm ve çatışmacı zihniyet

Çatışmacı zihniyet yıllarca Türkiye’ye egemen oldu. Sonra bir süre düşüşe geçti. Çözüm yanlısı yaklaşımlar daha etkili olmaya başladı. (Öcalan’ın bir anlamda muhatap kabul edilir hale gelmesi, bu sürecin bir ürünüydü. Kandil’in, Öcalan’ın çağrılarına uyarak ateşkes ilan etmesi de öyle. Hükümetin, hatta ‘devlet’in bu gelişmeye olumlu sinyallerle katkıda bulunduğu bir dönem yaşandı.)

Türkiye çözümle çatışma arasında gidip gelmeyi son dönemde de sürdürüyor. KCK davasını da, ‘PKK’ya yönelik toplu katliam’ olarak tanımlanabilecek olan operasyonları da böyle bir çerçeve içinde anlamaya çalışabiliriz. BDP’lilerin, AK Parti’ye karşı dillerini ve tutumlarını sertleştirmeleri; AK Parti yönetiminin de benzer şekilde BDP’yi düşman düzeyinde karşısına alması; ‘bu inişli-çıkışlı yolculuk’u yeni bir boyuta taşıdı.

Demirtaş, “PKK misillemeye zorlanıyor” diyor. Yapılan operasyonlara bakarsak, bu iddianın ciddiye alınması gerektiğini düşünebiliriz. Peki, PKK’yı hangi güçler misillemeye zorluyor? Demirtaş’ın kendine göre siyasi rakip olarak gördüğü ve muhatap olarak kabul edilebileceğini düşündüğü hükümeti hedef aldığını görüyoruz. Bu ‘hedef seçimi’nin, zaman zaman aşırı noktalara savrulmayı beraberinde getirebiliyor ve militarizmle hesaplaşmayı geriye iten bir ruh halini öne çıkartabiliyor olması, dikkat çekici.

Hükümet ise tartışmayı yanlış bir yerden sürdürüyor. “PKK ile Kürt sorunu ayrı şeylerdir” formülü (ki hatta bunun da ötesine geçilebiliyor ve ‘Kürt sorunu’ kavramını bile reddeden bir söylem öne çıkabiliyor) geçmişte belki bir anlam ifade edebilirdi, ama bugün Kürt sorununda çözümün özünü silahın bırakılması oluşturuyor. (PKK bir anlamda bu sorunun silahlandırılmış hali. Onun için de zaten Kandil ve İmralı öne çıkıyor.)

Bunun askeri yöntemlerle gerçekleştirilemeyeceği, tek yolun toplumsal uzlaşı olduğu artık gün gibi aşikâr. PKK’yı misillemeye zorladığı izlenimini yaratabilen bir çizgide ısrar etmek yerine PKK’yı dağdan inmeye ikna edebilecek bir siyasi akla ihtiyacımız her geçen gün daha çok artıyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89