• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • İstanbul 21 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 14 °C

PKK-Hizbullah savaşı mı?

Kurtuluş Tayiz

1990'larda adından söz ettiren Kürt Hizbullahı'nın sivil uzantısı olarak görülen Hüda-Par, PKK'nın son günlerde üye ve çalışanlarına karşı gerçekleştirdiği saldırıları "savaş ilanı" olarak değerlendirdi. Hüda-Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu tarafından yapılan bu açıklama yeni bir PKK-Hizbullah savaşının başlayacağı şeklinde yorumlandı. İki taraf arasındaki gerilimin 1990'larda olduğu gibi savaşa dönüşmesini şimdilik biraz uzak bir ihtimal olarak görüyorum; ancak bir süredir iki taraf arasında, bölgede yaşanan gerilimin önüne geçilmezse çatışma kaçınılmaz olabilir.

BDP ile Hüda-Par veya PKK-Hizbullah arasındaki gerilim 30 Mart öncesine uzanıyor. Hüda-Par'ın seçim çalışmaları için uzun yıllardan sonra sokağa çıkması, kendini görünür kılması Kürt hareketi tarafından sindirilemedi. Batman'da iki taraf arasında çıkan bir arbedede BDP'ye yakın bir kişinin ölmesi iplerin iyice gerilmesine neden oldu. Ancak 1990'lı yılların kanlı günlerini unutmayan bölge halkının sağduyusu olayların büyümesini engelledi. Batman'daki olayın büyümemesi iki tarafın da eski günlere dönme niyetinin olmadığını gösterdi. Fakat bu durum, seçim süresince BDP çevreleri tarafından Hüda-Par çalışanlarına yönelik küçük çaplı saldırılar yapılmasını da engellemedi.

Seçimler sonrası iki taraf arasındaki gerilimin arttığı gözleniyor. BDP, bölgede yönettiği belediye sayısını artırırken, Hüda-Par görünür bir başarı elde edemedi. Seçim sonuçlarının özellikle BDP için yatıştırıcı olması gerekirken, Kürt hareketi Hüda-Par üzerindeki baskısını daha da artırdı. Bunda Hüda-Par çevrelerinin payı ne kadardır, doğrusu kestiremiyorum; Hüda-Par'ın BDP'ye karşı kullandığı sert üslubun gerilimin tırmanmasında etkili olduğu öne sürülüyor. Ancak iki taraf arasındaki asıl gerginliğin Hüda-Par'ın bölgede KCK ve BDP'nin otoritesi altına girmemesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Hatırlanacak olursa Abdullah Öcalan, bir süre önce Diyarbakır'da toplanan İslam Konferansı'na Hüda-Par'ın da katılabileceğini söylemişti. Ancak Hüda-Par, BDP ve KCK kontrolündeki herhangi bir etkinliğe dâhil olmaya yanaşmıyor. Hüda-Par'a yönelik saldırıların Demokratik İslam Konferansı'nın ardından gelmesi, bu anlamda dikkat çekiyor. Diyarbakır'ın Lice İlçesi’nde Hüda-Par üyesi Mükail Açık'ın kaçırılmaya çalışılması, buna direnen üç kişinin kurşunlanması, Mardin Dargeçit'te bir Hüda-Par çalışanının motosikletli iki militan tarafından suikastla öldürülmesi, yine Lice'de Hüda-Par ilçe başkanının örgütçe kaçırılması, KCK'nın Hüda-Par'ın bölgede kendilerine tek alternatif güç olmasından endişe ettiğini ve bugünden Hüda-Par'ı sınırlamaya-bastırmaya çalıştığını gösteriyor.

Bu olaylar PKK-Hizbullah savaşını yeniden başlatma tehlikesini taşıyor. Ancak hem PKK'nın, hem de Hizbullah'ın son noktada bundan kaçınacağını düşünüyorum. Çünkü geçmişte iki taraf arasındaki çatışmalar sadece iki taraf arasında değildi, 1990'ların kanlı çatışmalarının arkasında devlet de vardı. 1993 yılında Meclis Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu üyelerine bilgi veren dönemin Batman Emniyet Müdürü Öztürk Şimşek’in şu ifadeleri (Daha önce bu ifadelere yer verdiğim "Hizbullah" başlıklı yazımın tamamına şu linkten ulaşılabilir: http://www.taraf.com.tr/yazilar/kurtulus-tayiz/hizbullah/14485/) sanırım aydınlatıcı olur: "Ne yazık ki Hizbullah örgütü mensupları bir dönem askerlerden yardım gördüler. Buradaki bazı askerî birliklerde silahlı eğitim yaptılar, lojistik destek gördüler. Bölgedeki Hizbullah karargâhı JİTEM binasının hemen yanında bulunuyor. Biz ne zaman operasyona kalkışsak derhal müdahale ediliyor.”

Resmi verilere göre 1990'lardaki PKK-Hizbullah savaşında 700 kişi hayatını kaybetti. Bugün aynı kanlı senaryonun tekrarlanabileceğini sanmıyorum. Türkiye büyük bir değişimden geçiyor. Abdullah Öcalan, devletin muhatap aldığı bir isim. Ateşkes ilan eden KCK ise çözüm sürecinin bir parçası. Kürt siyasi hareketi bölgede 100 kadar belediyeyi yönetiyor. Hizbullah'ın devamı olarak nitelenen Hüda-Par da silahları gömerek seçimlere girdi. Artık sahne arkasında çatışmaları başlatacak veya körükleyecek bir devlet yok. Hükümet akan kanın durması için büyük bir risk alarak barış sürecini başlattı. Mevcut tabloya bakarak 1990'larda olduğu gibi bir PKK-Hizbullah savaşına ihtimal vermiyorum.

Çünkü biraz sağduyunun yatıştıramayacağı, çözemeyeceği bir sorun yok artık.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89