• BIST 107.401
  • Altın 151,137
  • Dolar 3,6765
  • Euro 4,3226
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 26 °C
  • Berlin 17 °C

PKK cinayetleri ve yasakçı zihniyet

Oral Çalışlar

Çok tartışılan ve acısı çekilen bir konu olan 'düşünce ile şiddet arasındaki sınır' meselesinde statükocu ve yasakçı bakış açısına yeniden mi dönülüyor?

PKK’nın son dönemde tırmandırdığı, şehirleri ve sivilleri de hedef alan bombalamaların ve cinayetlerin tartışılacak, görmezden gelinebilecek bir tarafı yok. Cinayet cinayettir. Şiddet şiddettir. Şiddete mazeret üretmenin bir anlamı yoktur.

Diğer yandan, bazı çevreler, KCK tutuklamalarının yaygınlaştırılmasını eleştirenleri susturmak amacıyla başlattıkları kampanya ile bir cadı avı ortamı yaratmayı sürdürüyorlar.

Son kampanya, yaygın şekilde “KCK, PKK’dır” söyleminde düğümleniyor.

“PKK’nın KCK olduğu”nun gizli kapaklı bir yanı yok ki bunu tartışalım. Murat Karayılan, KCK Başkanı olarak bildirilere imza atıyor, demeçler veriyor. Osman Baydemir, tam bir yıl önce “KCK, PKK’dır” dedikten sonra, “Silahlı mücadele miadını doldurmuştur, Kürt sorunu silahla çözülemez” diye ekleyerek Kürtler içindeki tepkiyi dillendirmişti.

Selahattin Demirtaş da BDP’nin yaklaşımını şu cümleyle değerlendirdi: “Unutmayın ki biz KCK yoktur demiyoruz, tutukladıklarınız KCK’lı değil diyoruz.” 

MİT: KCK tutuklamaları yanlış!

Hükümet, bir dönem, ‘müzakere-diyalog’ yoluyla adımlar atmak amacıyla girişimlerde bulunmuş; MİT yetkilileri PKK’nın dağdan indirilmesi hedefiyle görüşmeler yapmışlar, Öcalan’dan mesajlar alınıp mesajlar verilmişti. Daha sonra basına sızan MİT-PKK görüşmesi tutanaklarından görüşmelerin ayrıntılarını okumuş, görüşmeye giden devletin üst düzey bürokratlarının da eylemsizlik sürecindeki KCK tutuklamalarının sorunlu olduğunu düşündüklerini tutanaklardan öğrenmiştik.

Bu arada belli ki strateji değişti... Değişimin nedeni, PKK’nın saldırıları yaygınlaştırması mı? Yoksa müzakereler sırasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar mı? Bunlar tartışılabilir...

Sonuç olarak, müzakereler kesildi, Öcalan tecrit edildi. Ardından KCK operasyonları yaygınlaştırıldı. Şimdi yoğun bir şekilde belli merkezlerden servis edildiği anlaşılan belgelerle “KCK, PKK’dır; bunu anlayın ve susun” mesajını içeren yayınlar dikkat çekmeye başladı.

28 Şubat döneminde olduğu gibi listeler yayımlanıyor. Dosyalarımı karıştırırken gördüm: Son günlerdeki kara listelerde isimleri yer alan yazar ve aydınların büyük bir bölümünün adları, 28 Şubat döneminin ‘Genelkurmay yasaklıları’ listesinde de yer almış... 

30 yıllık tartışma

PKK ile mücadelenin nasıl ele alınacağı, hangi araçların kullanılacağı konusunda 25-30 senedir bir tartışma yürütülüyor. Bu konuda tutumu başından beri net olanlar var, MHP gibi...

“Bayrağı gidip Kandil’e dikelim” noktasında somutlaşan ve ‘sadece askeri yöntemlerle işin bitirilebileceğini’ vurgulayan görüşün hep geniş bir taraftar kitlesi oldu. Zaten, ‘Ergenekon’ adını verdiğimiz örgütlenme, bu tercihten ve bu kültürden aldığı rüzgârla nüfuz alanını genişletmişti. Kısacası, ‘askeri çözüm’ tercihi, devletimiz açısından kesinlikle yeni bir tercih değil. 

AK Parti dönemi iyi başladı

AK Parti hükümeti döneminde klasik kalıpların dışına çıkan siyasetler geliştirildi. ‘Açılım’ sürecinde Kürt sorunu aynı zamanda sosyal ve toplumsal bir sorun olarak değerlendirildi. TRT Şeş, (yavaş yavaş da olsa) ‘Kürt dili ve edebiyatı’ bölümlerinin açılması gibi adımlar atıldı. Hatta bunlar muhalefetin direnişine rağmen gerçekleştirildi. Bununla birlikte, örneğin çok temel bir hak talebi olan ‘anadil’ konusunda klasik devlet söylemi bir türlü aşılamadı.

Kritik noktaya gelirsek:

Çok tartışılan ve acısı çekilen bir konu olan ‘düşünce ile şiddet arasındaki sınır’ meselesinde statükocu ve yasakçı bakış açısına yeniden mi dönülüyor?

Yasakçı zihniyeti iyi tanıyoruz, birçoğumuzun hayatını karartan bu zihniyetle yeniden yüz yüze gelmek istemiyoruz...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89