• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin -3 °C

PKK biterse PKK destekçisi Kürtler ne yapar

Emre Uslu

Kürtlerin PKK’yı destekleyen kesimi, özellikle Avrupa Kürt diasporası, PKK’nın hiçbir zaman bitmeyeceğine kendini inandırmış durumda. Bu kesimler için Kürt kimliğinden daha önemli bir kimlik var ”PKK kimliği”. Bunlar PKK ne yaparsa yapsın bir haklı kılıf bulup PKK’nın yaptıklarını olumlamaya devem edecekler. Bu anlamda Türk ulusalcılarından daha faşist bir çizgiye savrulmuş bir Kürt ulusalcılığının taşıyıcılığını yapıyorlar.

Eğer Kürtlerle barış yapacaksak ve bu barışı bir an önce yapmak istiyorsak birileri PKK’ya meftun Kürtleri anlamalı, ayıltmalı ve bu ruh halinden kurtarmalı. Kürtler PKK ne yaparsa yapsın onaylamaya devam ederse PKK bu sonsuz kredi ile savaşı bitirmeyi asla istemeyecektir.

Dahası eğer PKK Tamil tarzı bir yöntemle yok edilirse –yok edilebilirliği ayrı bir tartışma– bu grup Kürtleri bir daha asla kazanamayacağız. Eğer mümkün olursa PKK’nın yenildiği tarih bir ”med yaren” olacak bu kesim için. Milliyetçilik literatüründe ”zamanın yıkıldığı tarih” ya da ”zamanın donduğu tarih” olarak tanımlanan o zaman dilimi Kürtler için de gerçek olacak.

Bu “an”dan itibaren yazılacak bütün narative’ler, hikâyeler, meçhule giden gemi, hep o tarihe gelip donacak. PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler. O hayatın içinde yaşasalar bile PKK’nın yıkıldığı tarih onların etrafına bir cam fanus gibi örülecek o anda hapsedecek bu kesim Kürtleri.

Eğer böyle bir şey mümkün olursa bu Türkiye’de birçok kişiyi sevindirir. Ama inanın bu sağlıklı bir durum değildir. Hem Türkler için, hem Kürtler için hem de devlet için bu sağlıklı bir durum değildir. Batı’da yaşadığım dönemde yıkılan zaman içinde kalmış o kadar diaspora Ermenisi gördüm ki anlatamam.

Bulunduğum bir Amerikan şehrinde alışveriş yaptığım bakkal bir Ermeni’ydi. En güzel sucukları ondan alırdım. Bakkala gittiğimde elbette Türkçe konuşurduk. Bir gün nerelisin diye sorduğumda, Eskişehirliyim dedi. Eskişehir’e en son ne zaman gittin diye sordum, hayatımda hiç görmedim dedi. Nasıl yani diye sordum, ben Türkiye’de doğmadım. Babam da orda doğmamış. Ama biz Eskişehirliyiz dedi. Türkçeyi nerede öğrendin diye sordum. Bizim evde Türkçe konuşulurdu dedi, oradan öğrendim.

Bu insanlar neden Türkçe öğrenme, evlerinde Türkçe konuşma ihtiyacı hissetmişler? İşte o insanları bütün acılara rağmen Türkçe konuşturan şey o zamanın çöküş ânında yaşamaya devam etmeleridir. O çöküşü hep yaşarlar, o acıyı hep çekerler ama o acıdan bir türlü kurtulamazlar. Kurtaramazlar kendilerini. Onları oradan çekip alacak tek el vardır: “Düşmanlarının” eli.

Türklerin de yıkılmış zamanları var elbet. Balkan göçmenleri bunu çok daha iyi anlar. Ancak Türkler o yıkılmış zamandan nispeten Kıbrıs savaşı ile kurtuldu. Türkiye iyiye gittikçe de o duygudan kurtuluyor Türkler. Türkler o duygudan kurtuldukça da ötekiler ile daha rahat empati kurabiliyor. Son dönemlerdeki toplumsal normalleşmenin bir nedeni bu.

Apocu Kürtler ise henüz bu sürecin başındalar. Bir yandan her şeyleri olan PKK’nın bitmesini istemiyorlar bir yandan da bitebileceği korkusu ile yaşıyorlar. PKK bir askerî operasyonla bitirilirse binlerce psikolog seferber etseniz bu Kürtleri zamanın yıkıldığı andan çekip alamazsınız. Sanırım o Kürtler “onurlu barış” derken bunu kastediyor. “Bizi donmuş zamanların içinde tutsak etmeyin” demek istiyorlar. Bence devlet her şeye rağmen bir yol aramalı bu Kürtleri donmuş zamanın tutsaklığından kurtarmak için...

Ancak, PKK ise her geçen gün arttırdığı şiddeti ile kendi taraftarı Kürtleri realiteden koparıp donmuş zamana tutsak etmek için elinden geleni yapıyor. Son Tunceli saldırısı bunun sadece bir örneği...

Diaspora Kürtlerinin önüne çektiği bu camı çatlatmanın bir yolu Şivan Perwer gibi Kürtlerin ülkeye davet edilip değişimi görmelerini sağlamak. Perwer gibiler bunu yaparsa Kürtleri bu donmuş zamanda tutsak kalmaktan kurtarır ama PKK buna izin vermek istemeyecektir. Zira PKK için o Kürtler bir pil hükmünde. Onların tutsak hali PKK’ya enerji veriyor. Özellikle twitter gibi sosyal medyanın da etkisiyle kendilerine kurdukları küçük kulübecikler sayesinde hızla gerçeklerden uzaklaşıyorlar. Yani O cam fanusların çeperleri her geçen gün kapanıyor...

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89