• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 1 °C

Pazar komploları

Yıldıray Oğur

Pazar pazar gelin bu aralar unutulmuş bir komplo hazinesine dalalım. Bu komplolar Ruhani’nin Başbakan’a papaz büyüsü yaptığı ya da İranlı kadınların Ankara’da AKP’yi muta nikahlarıyla bağladığı gibi yeni nesil fantastik komplolardan değil. Wikileaks’ın yayınlandığı ABD Dışişleri Bakanlığı telgraflarındaki sahaya yansımış komplolardan seçmeler.

İnternetten istediğiniz kelimeyi arayabildiğiniz veritabanına mesela Sarıgül yazalım. 2004’ten ABD’nin beri radarlarına yakalanmış Sarıgül, hem de fena yakalanmış.

En günceline bakalım. 2009 tarihli bir telgraf. Çare Sarıgül dedirten çaresizlik çareyi nerelerde aramış. Türkiye’de siyasetçiler yıldızlarının parlaması için neler yapabilmekte üzerine epey ibretlik bir vesika ya da…

29 Mart 2009 yerel seçimlerinden altı gün önce dönemin ABD İstanbul Başkonsolosu Sharon Wiener, Sarıgül’le yaptığı toplantıdan samimi notlar geçmiş Washington’a.

“Seçimler çantada, Şişli Belediye Başkanı’nın hedefleri daha yüksek” başlıklı telgrafta Sarıgül’ün hikayesi, seçim kampanyası anlatılıyor ve esas hedefinin Başbakanlık olduğu söyleniyor. Buraya kadar olan kısmı biliyoruz.

Eğlence asıl şimdi başlıyor. Telgraftan okuyalım:

“Sarıgül pro-İsrail. Dokuz ay önce görüştüğü İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’ten çok etkilenmiş. Erdoğan’ın Davos’taki davranışını açıkça eleştiriyor. Davos krizinden sonra bu mesajını şahsen İsrail Başkonsolosu’na iletmek için İsrail konsolosluğunu ziyaret etmiş.”

Baykal hizbinden sonra dünya siyaset literatürüne Sarıgül pragmatizmi diye bir şey soktuk ya da sokmak üzereyiz.

Bu kadar değil ama devam edelim.

Sarıgül uluslararası ilişkilerle en az iç politika kadar ilgilendiğini, yakın olduğunu anlatmış. Ofisini yabancı liderlerle olan fotoğrafları süslemekteymiş. “Erdoğan “streetfighter” ben “diplomatım” diyerek birlikte uyum içinde çalışırız mesajını vermiş. Dahası yine telgraftan:

“Sarıgül, arsız/iflah olmaz bir ABD ve AB üyeliği hayranı. Türkiye’nin ABD’yle birlikte ve onun bir müttefiki olarak Ortadoğu’nun ve Orta Asya’nın lideri olabileceğini düşünüyor.”

Ancak ve ancak ABD’yle. Şahane mesajlar. Eee, bu kadar güçlü bir ABD hayranı olunca. Yine telgraftan devam: “Toplantımız boyunca Sarıgül, kendisini sürekli Başkan Obama ile kıyasladı, halbuki daha çok yerine geçmek istediği adama benziyor: Başbakan Erdoğan.”

Eh, ABD bu, lafla kandıramazsın.

Bunu deneyen ama sadece Sarıgül değil. Dedi mi demedi mi meçhul. ABD Büyükelçisi’nin 17 Aralık operasyonundan önce “Bir imparatorluğun çöküşüne şahitlik edeceksiniz” sözleri çok konuşuldu. Elçilik yalanladı. Wikileaks’e bakılırsa bu operasyonun arkasında olan polislerle ABD Büyükelçiliği arasında sıkı ilişkiler var. Türk Emniyeti Ergenekon soruşturması sırasında ilki 21 Kasım 2008’te, ikincisi 29 Mayıs 2009'da olmak üzere FBI’dan elçilik görevlilerinin talebi üzerine ABD Büyükelçiliği’ne projektörlü sunum yapmış. Soruları cevaplamış. Bu sunumlarla ilgili telgraflarda polislerin ABD’nin operasyonlara desteğini alabilmek için Ergenekon’un ABD karşıtlığının altını özellikle çizdiklerini vurgulanması ilginç. Hatta bunu yaparken polisler ABD’li diplomatlara Türk kamuoyuna söylemedikleri gizli bilgileri paylaşmaktan da çekinmemişler. Baykal’la ilgili rüşvet iddialarından, Büyükanıt’ın kızına şantaja, Anayasa Mahkemesi ve yüksek rütbeli askerlerin Ergenekon ilişkilerinden kadar herşeyden bahsetmişler.

Gerisi size kalmış. Arada girip search yapmakta fayda var. Ne diyelim. İktidar iktidarı çekiyor. …

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89