• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 6 °C

Paralel istihbarat mı?

Abdülkadir Selvi

Savcılar, Başbakan hakkında suç duyurusunda bulundu ancak ülkenin başbakanı 'Suç duyurusunda bulunuyorum' diye bangır bangır bağırmasına rağmen bir tek savcı çıkıp harekete geçmedi.

Hani bizim Başbakan diktatördü...

Diktatör dediğiniz Başbakan'ın oğlunu gece yarısı yatağından almaya kalkışıyorsunuz.

Size kimse bir şey yapmıyor.

Sadece Başbakan çıkıyor, 'Asıl hedef benim' diyor.

Dünya çok çeşit diktatörler gördü.

'Asıl hedef benim' diye kanunsuzluğu halkına şikayet edenini ilk kez gördü.

'Oğlum Bilal, kızım Esra'nın yönetiminde bulunduğu TÜRGEV üzerinden bana ulaşmaya çalışıyorlar' diyeni ise hiç çıkmadı herhalde.

Siz gidin de bir diktatörün ülkesinde, uydurma iddialar üzerinden Başbakan'ın çocuğunu gözaltına almaya kalkışın.

Operasyon yapıp, gözaltına aldığınız bürokratlara, belediye başkanlarına,

'Başbakan talimat verdi yaptık deyin serbest bırakalım' deyin.

Yetinmeyin Başbakana ulaşabilmek için, deliller üretin.

Diktatörün ülkesinde bunu yapana ne yaparlar düşünmek bile istemiyorum.

Ama bizim ülkede, o savcıların bir tek heykelini dikmedikleri kalıyor.

Dürüstlük abidesi kesildiler.

Herkes hırsız bir tek bunlar dürüst.

Hani Başbakanın iş takibi yapıyor dediği savcı vardı ya.

Hatırladınız mı?

Başka yerde aramayın.

Fatih Belediyesi'ne giriş çıkış görüntülerine bakın.

Sonra onun üzerine Fatih Belediye Başkanı'nın gözaltına alınmasını bunun üzerine ekleyin, tablo ortaya çıkıyor.

Ama yetinmeyin.

Üzerine 7 yıldızlı otel sosları serpiştirin.

Ergenekon'un Erzincan ayağında İlhan Cihaner ne yapmıştı? 2 yıl boyunca sürdürdüğü soruşturmayı bakanlığa bildirmemişti.

Bunlar ne yaptı?

1- Operasyon UYAP'a girilmedi. Adalet Bakanlığı'nı bırakın Başsavcılığa dahi bilgi verilmedi.

2- UYAP'a başka isimler hakkında dosyalar açılıp, soruşturma yürütüldü.

3- Operasyon kayıtları POL-NET'e yüklenmek yerine ayrı bir yerde muhafaza edildi.

Böylece devlette olmayan bilgiler, paralel devletin elinde oldu. Bir noktaya gelindi, paralel devlet, devlete karşı operasyon yapmaya kalkıştı.

Bunun dünyanın her köşesindeki adı, 'cunta'dır. Bunu yapanlara da cunta faaliyeti içinde olmaktan dolayı hesap sorulur.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, katıldığı bir programda cevabını bildiği anlaşılan bazı sorular ortaya attı.

Efkan Ala, devlet içindeki çetenin güneydeki bir şehrimizde vali, emniyet müdürü ve siyasi partileri dinlediği açıkladı.

İçişleri Bakanı'nın sözlerinin mürekkebi kurumadan Mersin İstihbarat Şube Müdürü Ali İhsan Kaya görevden alındı.

Bu ne tesadüf?

4 partinin eşit durumda olduğu, Suriye sınırına yakın olması, Kıbrıs'a en yakın çıkış noktasında bulunması ve sürekli göç alması nedeniyle kozmopolit bir şehir Mersin.

Mersin'de kim hangi yetkiyle dinleme yaptı?

Yasadışı dinlemelerde elde edilen bilgiler hangi amaçla kullanıldı?

İstanbul operasyonu ile oğlu tutuklanan Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan'ın Mersin milletvekili olmasının bunda etkisi var mıydı?

Bütün bunların ortaya çıkarılması lazım.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Gaziantep Emniyetindeki bir yapının kendisini dinlediğini dile getirmişti.

Cesur bir gazeteciydi Şamil Tayyar. Ergenekon'a karşı yürekli bir mücadele verdi. Kendisinin dinlendiği bilgisine ulaşınca olayı hem kamuoyunun bilgisine taşıdı, hem de Başbakan'la paylaştı.

Şamil Tayyar'ı dinleyenlere bir şey yapıldı mı? Yapılmadı.

Ben şimdi bir soru sormak istiyorum.

Paralel devlet, Mersin ve Gaziantep dışında hangi illerimizde, dinleme yapıyor, kanunsuz bir şekilde elde edilen bilgiler nerede depolanıyor ve hangi amaçla kullanılıyor.

Bu soru çok masum oldu.

Yeni bir soru daha sorayım.

Dinleme işlemlerinin yapıldığı birimlere, ucunun nerede olduğu tahmin edilen, 'Paralel bir hat' çekildi mi?

İçişleri Bakanı Ala, madem devlet içindeki, 'Paralel istihbarat'a dikkat çekti. Başka örnekler aramaya gerek yok. Mersin ve Gaziantep örnekleri dahi, 'Paralel istihbarat'ın varlığını ortaya koymaya yetiyor.

ABD'de bu işi yapanlar oldu. Vatergate skandalı patlak verince Başkan Nixon istifa etmek zorunda kaldı.

Bizde ise dün Gaziantep, bugün Mersin.

Bu sıradan bir olay gibi geçiştirilemez.

İçişleri Bakanlığı'nın en önemli görevi, 'Paralel istihbarat'ı ortaya çıkarmak olmalı.

Sonra bunu yapanların yakasına yapışıp, hesap sorulmalı.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89