• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 21 °C

Paralel Evrenler Teorisi

Doğu Ergil

İngiliz ve Kanadalı bilim insanları, yaklaşık 14 milyar yıl önce Büyük Patlama sırasında, bu evrenin yansıması olan ancak zamanın tersine aktığı bir başka (paralel) evren daha oluştuğu teorisini geliştirdi. Bu evrenlerin birinde zamanın ileri, diğerinde geriye aktığı ileri sürüldü.

“Öteki” evrenin, bizimkinin tam anlamıyla aynısı olmayacağı, kendince değişmiş ve gelişmiş olabileceği ama her iki evrende de aynı fizik kanunlarının geçerli olacağı savunuldu. (Kaynak: AA,13 Ara 2014)
 
Bizdeki paralel evrenler
 
Bu haberi okuyunca doğrusu hiç şaşırmadım. Ülkemize bakıldığında iki anlam evreninin olduğu, birinin diğerine göre “paralel” olarak algılandığını bilselerdi yabancı bilim adamları yeni bir şey keşfettiklerine sevinmezlerdi. Ne demek mi istiyorum?

Taraflarından birinin hükümet, diğerinin PKK olduğu kabul edilen “çözüm süreci”nde hükümet, “Silahlar susmalı; silahlılar ülke dışına çıkmalı ve bir daha silah kullanılmayacağına ilişkin örgüt güvence vermeli” diyor. Karşı taraf ne diyor?

“Kandil, ‘Gündemimizde silahsızlanma yok’ diyor.” (Kaynak: Mahmut Hamsici BBC Türkçe, 12 Aralık.) Kandil Dağı'ndan telefon ve e-posta yoluyla soruları yanıtlayan, KCK Sözcüsü Demhat Agit,

“Öcalan'ın Mart 2015'te silahsızlanma çağrısı yapacağı ve PKK'nın Newroz'da silahsızlanacağına ilişkin haberler doğruyu yansıtmamaktadır. Bu müzakere taslağında da yer almamıştır, gündemimizde de bulunmamaktadır" demiştir.

Hükümetin silahlı örgüt elemanlarının Türkiye dışına çekilme şartı ve beklentisine karşı Agit, bunun ancak "Türk tarafının atacağı adımlara ve müzakereye” tabi olduğunu söylemiştir. Gerekçe olarak da "1999'daki ve 2013'teki geri çekilme süreçlerinde devletin bu adımları suitimal ettiğini" belirtti ve "son geri çekilmenin ardından köye dönüşler, HES'ler, karakol yapımları, koruculuk sistemi konusunda adımlar atılmadığı için geri dönüş sürecinin durdurulduğunu" belirtmiştir.

Hükümet, örgütün silah bırakmasını beklerken KCK sözcüsü, Orta Doğu'da Kürtler'e saldırılar olduğunu ve kendilerini savunma ihtiyaçlarının olduğu sürece bunun mümkün olmadığını söylüyor. Bunun tek istisnası, “Kuzey Kürdistan'daki (Türkiye) mücadeleyle bağlantılı olarak ancak nihai kalıcı bir çözüm ve barış sağlandığı zaman” olabilir.

Öcalan ürünü “müzakere taslağı”

Gerçekten “Kürt sorunu” konusunda paralel evrenler olduğu, hükümetin Öcalan’ın ürünü olan bir “müzakere taslağını” önemsemez hatta yok sayarken bir dizi görüşmenin ürünü olduğu sanılan taslağın, hükümet daha fazla ayağını sürürse, Kandil’den açıklanacağının bildirilmesi ile ortaya çıkıyor.

KCK sözcüsü devam ediyor:

"Biz önderliğimizin hazırladığı müzakere taslağına tam destek verdik. Devlet tarafı hukuka dayandırmadan, üçüncü bir taraf olmadan süreci oldubittiye getirmek istiyor. Önümüzdeki seçimlere hazırlık yapmak istiyor. Çözüm süreci seçim hesabına kurban edilemez."

Bu açıklamalara karşı hükümet sözcüleri “kamu güvenliğinin” önceliğini ve her şeyin buna bağlı olduğunu dile getiriyorlar. Bir çözüm taslağı ya da yol haritasından söz eden yok. Öteki evren (KCK), 12 Aralık günü yaptığı açıklamada “AKP hükümeti sorumlu davranmaz ve HDP heyeti bir iki gün içinde İmralı’ya gitmezse bizim kabul ettiğimiz ve gereklerini yerine getireceğimizi söylediğimiz müzakere taslağının tümünü kamuoyuna açıklamak zorunda kalacağız” diye ilan etti.

Şimdi siz söyleyin birbirine ters yönde işleyen iki evren yok mu siyasetimizde?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89