• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 6 °C

Pakistanlaşma, Suriyeleşme, İsrailleşme

Yavuz Baydar

Dün Levent Gültekin'in Cumhuriyet'ten Selin Ongun'a anlattıkları, gelinen noktayı hatırda tutmamız için yerli yerinde bir özet:

''Cumhurbaşkanı Erdoğan baskıyı artırmak, toplumdaki farklı sesleri, itirazları yok etmek için zaten yeterince istekli ve kararlı'' diyor Gültekin. ''Buna gücü de yetiyor. Görünen o ki devlet de bu konuda Erdoğan'ın yanında. MHP'nin desteği iktidarın toplumda psikolojik üstünlük sağlamasına yardımcı oluyor.''

Benim de bazı yazılarımda ''Türk-İslam Sentezi'' veya ''Milliyetçi Cephe'' diye kavramlaştırmaya çalıştığım yeni ittifakı tasvir ederken Gültekin'in şu tespitlerinin de altını çizmek gerek:

''Erdoğan, PKK ile olan çatışmayı bahane ederek gidişata itiraz eden herkesi susturmaya çalışıyor. Bu, tek adam rejimine olan itirazları değersizleştirmenin de yolu. Bunun için yargıyı kullanıyor. Medyasını kullanıyor. TBMM'yi kullanıyor. Dokunulmazlıkların kaldırılması da başkanlık sistemine gidiş yolundaki bütün engelleri temizleme çabalarından biri.''

''Türkiye bir felakete sürüklendi. Bir taraftan PKK ile savaş ve bu savaşın daha da yaygınlaşıp iç savaşa dönüşme tehlikesi. Diğer taraftan bütün kurumların birer birer yok edilmesi. Anayasanın askıya alınması. Tüm bunların sonunda dünya ile ilişkilerin giderek kopacak noktaya gelmesi. Yakın gelecekte bir erken seçimle Erdoğan'ın partisinin tek başına 400'e yakın milletvekili alacağına neredeyse herkes kesin gözle bakıyor. Bu olduğu takdirde demokrasisi rafa kaldırılmış, özgürlükleri askıya alınmış, yargı bağımsızlığı yok edilmiş, dünya ile ilişkileri büyük yara almış, dünyada yalnızlaşmış bir ülke ile karşı karşıya kalacağız. Geldiğimiz noktada Erdoğan'ın başkanlık sistemini kurup kuramamasının pek bir anlamı kalmadı. Başkanlık sistemine geçilse de geçilmese de artık sonucun değişmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü başkanlık sistemini getirme çabaları ülkeye verilecek zararı en yüksek düzeyde verdi. Ülke olarak büyük bir enkazın altındayız.''

***

Ama, mutlak yetkilerle donatılmış bir başkanlık rejimi, bence sanıldığı kadar kolay meşrulaştırılacak bir güzergah değil.

Öfkeyi, sıkıntıyı bu besliyor ve bunun ürettiği enkaz yakında dağ gibi olacak.

Sistemin çöküşü Türkiye için çok derin bir 'varoluşsal kriz' demek.

Hayır, var olmak veya olmamak değil, sözünü ettiğim.

Yakın bir zamana kadar, içinde onyıllarca birikmiş demokratik enerjiyi serbest bırakmaya çabalayan, bıraktıkça da bölgesinden dünyanın ücra köşelerine kadar 'İslam ve demokrasi uyuşur' beklentisiyle ilham kaynağı olan ülke, şimdi farklı ve çok sorunlu bazı kimliklerin manyetik alanında.

Mesele bu.

1908'de Kanun-ı Esasi'nin olumlu etkisiyle muazzam bir enerji boşaltan Osmanlı tebaası, özgürlüklerini milliyetçi militaristlerin silahla katletmesi ardından 'Almanyalaşan' bir rejim modeli altında ağır bir trajediye sürüklenmiş; bu çarpık kimliğinizlerinden geçen yüzyıl boyunca kurtulamamıştı.

***

Tam yetkili bir başkanlık ihtirası uğruna, şimdi her biri birbirinden kirli üç model, bu enkaz görüntüsüne kendi kirli renklerini yansıtıyor; 'yönetemeyen AKP'yi hızla kuşatıyor.

Bunlardan birincisi, hem cihadist barbarlığın eline rehin düşmüş, hem de muazzam bir yolsuzluk zemini üzerine çöreklenmiş militarist-dinci bir rejimi simgeleyen'Pakistanlaşma'.

İkincisi, toprakları içinde söz ve hak sahibi kadim bir halkın, yani Filistinlilerin en insani hak taleplerini hiçe sayan, içlerine şiddet ve radikalleşmenin bulaşmasını teşvik ederek, bir kimlik mücadelesini, adı konmamış apartheid düzeni içinde kangrene çeviren'İsrailleşme'.

Ve üçüncüsü, gaddarlık kodları üzerine kurgulanmış Baasçı yönetim anlayışıyla, toplum dokusunu oluşturan farklı kimlikleri birbiriyle karşı karşıya getiren, çoklu bir iç savaşın vanalarını açan 'Suriyeleşme'.

Ankara'da AKP'ye egemen olmuş siyaset miyopları, 'ilaçtır' sanrısıyla bu üç bardaktaki zehirleri bol bol içmekle meşgul.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89