• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 15 °C

Oyuna geçit yok

M.Ali Çelebi

Suriye rejimi 3 yılı aşan iç savaş sırasında kan dökmediği kent bırakmadığı halde 3 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimi “oy-un”una başvuracak. Beşar Esad kendine karşı “yarışıyor” görüntüsü vermek için “naylon rakipler” ayarlıyor. Halep milletvekili Mahir Abdülhafız Haccar (El Hajar) ve eski bakanlardan, Değişim İçin Ulusal Girişim lideri Abdullah en-Nuri aday oldu.

İran’ın stratejik desteğiyle seçimi kotarmaya çalışan Esad, Rojava kentlerine de sandık kurmaya kalkışırsa ne olacak? Rojava yönetimleri buna izin verecek mi?

Kanton yönetimlerini ocak ayında belirleyen Rojava, yaza kadar ilk genel seçimi planlamıştı. Ancak Kobanê Savaşı, IŞİD’in bombalı saldırıları, KDP ile Türkiye’nin senkronize hendek ve tel örgüleri; Rojava’daki oluşumlar arası görüşmelerin sürmesi seçimleri erteletecek görünüyor. Konuştuğum kantonal sistemi inşada önemli rol oynayan Rojavalı siyasetçiler “Seçimler ertelenebilir” diyor.

Ya 3 Haziran’da planlanan Suriye seçimleri? Özerklik sürecinin etkin isimlerinden biri Esad’ın sandıklarına “yok” diyeceklerini kaydediyor. Kürtleri kabul etmeyen bir rejimin sandığını kabul etmeyeceklerinin altını çiziyor. Diğer yerlerde de halkın katılımının çok zayıf olmasını bekliyor. Son saldırılarının arkasında da rejimin olduğunu vurguluyor: “Suriye rejiminin şiddeti sonlandırması lazım. Bu seçimler iyi bir sonuca götürmeyecek.” Ve Esad rejiminin ömrünü tamamladığını kaydediyor: “Seçim olursa da yine biçimsel olacak. Olursa bu savaş durmayacak.” Suriye Cumhurbaşkanlığı’na aday olan isimlerin Suriye’de tanınmadığını da kaydediyor.

Başka bir siyasetçiye soruyorum. O da “Rojava seçimi için henüz karar yok ama ertelenebilir” diyor. O da Suriye rejiminin cumhurbaşkanlığı seçimi adı altında Rojava kantonlarında sandık kurmasına izin vermeyeceklerini kaydediyor. Baas rejiminin hala Kürtleri inkar ettiğini kaydediyor ve ekliyor: “Rejim hala Kürt sorununu açık açık konuşamıyor.” Suriye’nin geleceği için demokratik bir proje ortaya konması gerektiğini söylüyor.

Siyasetçilerden Rojavalıların farklı kesimlerden geniş bir konsey toplamaya çalıştığını öğreniyorum: “Suriye halkının muhalefetin bütünleştiği demokratik bir konseye ihtiyacı var. Bütün muhalefeti birleştirmek için çalışıyoruz. Birlikte çalışmak için demokratik bir projemiz var. Bütün demokratları davet edeceğiz. Başladık, ama ilan etmedik.” Suriye’nin acil ihtiyacı olduğunu söylüyor böyle bir projeye.

Rimelan’a saldırı ihtimali:

11 kişinin yaşamını yitirdiği Serêkaniyê’deki saldırıyı (24 Nisan) sorduğumdaysa “Biri YPG binasıydı, diğeri de Asayiş kontrol noktasıydı. Kontrol noktası Arapların elindeydi, yereldi. Oraya saldırdılar. DAİŞ üstlendi” yanıtını alıyorum. Kobanê Savaşı’nın geldiği noktaysa “Halk çok moralli. Orada çeteler büyük kırılma yaşadılar” diye özetliyorlar.

Petrol bölgesi Rimelan hattında saldırı ihtimali olduğu kaydediliyor. IŞİD’in “alet”leştiğini; kim Rojava’ya saldırmak istiyorsa onun taşeronluğunu yaptığını belirtiyorlar. Rojavalıların geri adım atmadığının altı çiziliyor: “Biz Kürtler olarak şimdiye kadar büyük bir direniş gösterdik. Sonuna kadar da bu direnişe devam edeceğiz. Ne olursa olsun kazanımları savunacağız.”

KDP’nin kazdığı hendekler... Baştan başa 17 km. hendek kazıldığını, arada birkaç yerde kazılmamış alan bırakıldığını kaydediyorlar. “Belli oluyor ki yeni konseptler var” diyen siyasetçiler, KDP’nin yeni konseptte rolünün büyük olduğunu ifade ederken, hendeklerin KDP’nin prestijini çok sarstığı kaydediliyor. Zuhad Kobanê’nin de aralarında olduğu PYD Avrupa temsilcileri bu süreçte hem Rojva hem Federe Kürdistan’da diplomasi yürütüyor.

Türbe için IŞİD’le anlaşma mı:

Bir siyasetçi, TSK kanvoyunun Süleyman Şah Türbesi’ne gitmek için Kobanê’de YPG ile diyaloğa geçerek izin aldığını, türbeyi kuşatmış IŞİD ile görüştüğünü hatırlatırken, dolaşan iddiaya dikkat çekti. Buna göre Türkiye, kuşatmayı kaldırması koşuluyla IŞİD’e silah/cephane verilmesinde anlaştı. Türkiye için de bir bumerang haline gelenen IŞİD’le yeni bir anlaşma yapıldıysa bu dehşet verici. Yakında ateş de duman da ortaya çıkar. Hani derler ya; “Vizyon olmadan eylem vakit geçirmektir. Eyleme sahip bir vizyon ise dünyayı değiştirmektir."

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89