• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 11 °C

Overdose: Doz aşımı

Reyhan Yalçındağ

Dünyanın her yerinde olduğu gibi, süt, bir çocuğun beslenmesinde ana maddelerden biridir. Ama gelin görün ki, bahsedilen yer, annesinin sütünü emerken polis kurşunuyla katledilen bebelerin olduğu bir coğrafya ise durum nasıl tezahür ediyor: Hükümetin ilköğretim okulu öğrencilerine dağıttığı sütten binlerce çocuk zehirlendi. Durumu hala ciddiyetini koruyanlar da var üstelik. İnsanlar arası gelir dağılımının eşitsizliğine en fazla biz kadınlar karşı dururken, ayrımın, bölgeler-sınıflar-etnisiteler-mezhepler-cinsler arası da farklılık arz ettiğini her fırsatta dile getiriyoruz.

Fotoğraf son derece çarpıcı, apaçık ortada: 30 yıllık savaşın sonucu, neredeyse “kölelik” statüsünde karın tokluğuna çalıştırılan zorunlu göç mağduru kadınlar, erkekler, çocuklar. Okulunu yarım bırakıp soluğu Karadeniz’in fındık bahçelerinde, Çukurova’nın pamuk tarlalarında alan mevsimlik tarım işçilerinin neredeyse yarısı çocuk. Sigortasız, susuz, barınaksız, evsiz, yerleşim alanlarından izole, adeta bir tecrit içinde neredeyse kölelik statüsünde çalıştırılıyorlar mevsimlik tarım işçileri. Hal böyleyken ve de bütçenin geniş payını sağlık, eğitim ve sosyal refah için harcamak yerine silaha yatırırsanız, ortada “hayatları boyunca sütle tanışmamış çocuklar” fotoğrafı kalır.

Nasıl mı?

Bir kere sosyal devlet olmanın olmazsa olmazlarından biridir; çocukların temel besin maddelerine eşit ve adil biçimde ulaşımını sağlamak. Ama toplumun neredeyse yarısının yoksulluk ve de önemli bir kesiminin de açlık sınırında yaşadığını dikkate aldığımızda, 10 yaşına-8 yaşına-7 yaşına gelmiş bir çocuğun hayatı boyunca süt içmediğini itiraf etmek, utancın ötesinde derin bir trajedinin de ifadesidir bana göre.

Sütlerin dağıtıldığı daha ilk gün, hastane koridorları zehirlenen çocuklarla dolup taşmaya başlayınca Hükümet erkanından duyulan ilk açıklamalardan bazıları:

- “psikolojileri kaldıramadığı için etkilenmiş olabilirler; bunu zehirlenme olarak adlandırmak doğru olmaz!

- çocuklar hayatlarında ilk defa süt içtikleri için aşırı yüklenmeden overdose gerçekleşmiş ve böylelikle etkilenmişlerdir.”

Bu açıklamalar şaka değil, ciddi ciddi yapılan açıklamalar! Peki sormazlar mı şimdi; on yıldır AKP iktidarda olduğuna göre neredeyse tamamı AKP döneminde doğmuş olan çocukların, 7,9 ya da 10 yıllık hayatları boyunca sütle tanışmamış olmalarının ayıbı ve utancı kime aittir? “Vukuu şuyuudan beter” sözünü bundan daha fazla ne doğrulayabilir ki! 10’lu yaişlarına değin yoksulluk nedeniyle sütle tanışmamış olan çocuklar ülkesini yönetmekte böbürlenecek ne yan olabilir ki! Olsa olsa bizim payımıza bundan düşen; utanç olur, vicdan azabı olur, gerçeğimizle yüzleşme olur…

Şimdi sormak lazım: pazara sunduğunuz stoklar halindeki süt satın alımlarından ortaya çıkan ranta mı kurban edildi bu masumlar! Hangi çağcıl ilkeyle, demokratik yönetim anlayışıyla bu fotoğrafı yan yana koyabilirsiniz?

Dolayısıyla işin gerçeği sütün overdose (doz aşımı) değil; vicdansızlığın doz aşımıdır…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89