• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -3 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -6 °C

Ortadoğu dersleri

Doğu Ergil

Son iki gün boyunca İstanbul'da bizden STRATİM (Stratejik İletişim Merkezi) ve Alman Mercator Vakfı işbirliğiyle İstanbul Forum adı altında birçok uluslararası uzmanın katıldığı geniş bir Ortadoğu ufuk turu yapıldı. İtiraf edeyim; son senelerde bu kadar kaliteli ve içerikli, siyasal prizmaların yamultmadığı bir seminere katılmamıştım.

Her şeyin dar ulusal veya ideolojik filtrelerden geçirilerek servis edildiği günümüzde ve bölgemizde farklı ülkelerden gelen akademisyen ve araştırmacılar parlak analizler yaptılar. Anlattıkları, mayınlı araziden geçerken dikkat edilmesi gereken noktalar. Onları sizlerle paylaşayım.

Türkiye

1- Açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dediği gibi yumuşak ve erdemli bir güç olmalıdır. Askeri gücünü sınır dışına yansıtıp kalıcı sonuçlar doğuracak kudrette değildir. O nedenle ekonomisi, diplomasisi ve demokrasisi ile birçoğu otoriter, bir kısmı iç savaş koşullarında olan bölge ülkelerine destek olmalıdır. Onların yapılanmalarına yol gösterecek örnek konumu sergilemelidir.

Türkiye'yi değerli kılan, İslam ile moderniteyi bağdaştırıp, demokratik gelişmeyi sağlayan bir ülke olmasıdır. Türkiye bunu ne kadar başarırsa başka ülkelere ilham kaynağı olur, yol gösterir.

2- Türkiye, bölgesel ülkelerin içinde cereyan eden veya aralarındaki çatışmalarda taraf olmamalıdır. Etkisini ve nüfuzunu bu çatışmaları çözmeye çalışarak göstermelidir. Bunu yaptığı oranda itibarı ve inandırıcılığı artar.

Ortadoğu

Örneğin Suriye iç savaşı göründüğünden daha karmaşıktır. 'Kıyıcı yönetim' ile 'katledilen halk' ikilisi arasında bir sürü ara kategori vardır. Halkın bir bölümü, kaos endişesi yanında rejim çökerse yerine gelecek olan güçlerden korktuğu için Şam yönetiminin arkasında durmaktadır.

Özgür Suriye Ordusu'nun kimi radikal unsurlarının başında 2011 yılında Esed yönetimince hapisten salınan insanlar vardır. Suriye ordusu subay ve istihbarat elemanlarından da muhalefete katılanlar olmuştur. Bunların bir kısmı Truva Atı rolü oynamakta ve muhalefetin itibarını düşürüp, hükümeti haklı gösterecek eylemleri planlamaktadır. Türkiye muhalefete destek veren bir ülke olarak bundan zarar görebilir. Nitekim Reyhanlı bu bağlamda düşünülmelidir.

3- Ortadoğu'da yaşanan, medeniyetlerarası değil, medeniyet içi çatışmadır. Etnik ve dini kimlikler çatışıyor. Bu ayrışma daha fazla radikalleşmeye, mezhepsel sürtüşmelere yol açıyor. Ufalanan toplumları birleştirecek harç tükeniyor. Sürekli savaş hali, Ortadoğu'yu bir kara delik haline getirebilir.

4- Post Osmanlı (sonrası) dönemi (buna Sykes-Picot düzeni deniyor) Ortadoğu'da sona eriyor. Bu düzen ulus devlet kurgusu üzerine oturtulmuştu. Şimdi bölgemizde işlevsizleşen üç ulus-devlet var: Irak, Suriye ve Lübnan. Bu ülkeler bir arada yaşatılamazlarsa muhtemelen içe çökmeyecekler, patlayacaklar. Çevre ülkeler üzerinde parça tesiri doğururlarsa geniş bir alan istikrarsızlaşabilir.

Bu nedenle sınırlar değişmeden adı geçen ve bütün dengesizlik işareti veren ülkelerde geniş ve esnek federatif yapılar teşvik edilmelidir. Tüm grupları içeren bu ulusal yapıları hem komşu ülkeler hem de büyük güçler desteklemelidir.

5- Türkiye, Kürtler'le barışını yaparsa tüm bölge Kürtleriyle geliştireceği ilişkiler, bölgeye istikrar getirir; Türkiye'ye de refah ve huzur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89