• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 10 °C

Örgütlenmek ve halkla bütünleşmek

Ömer Ağın

Mücadele dolu bir yılı daha geride bıraktık. Kuşkusuz amacım, geçen yılın bir değerlendirmesi yapmak değil. Kürt halkı ve demokrasi güçleri geçtiğimiz yılda da dosta ve düşmana gösterdiler ki; özgürlüklerini kazanmak için hiçbir baskıya boyun eğmeden yollarına devam edecekler. Mücadele devam ediyor. Kürtler, bu mücadeleleriyle bir kez daha barış, eşitlik ve özgürlük dışında bir niyetleri olmadığını gösterdiler. Bu istemlerine ulaşmak için en barışçı yöntemleri kullandılar, kullanıyorlar. Yeter ki onlara demokrasi ve adil siyaset yapmanın yolu açılsın. Kürtler bu konudaki samimi iradelerini her defasında gösterdiler. Ama onlara hiçbir zaman yasal siyaset yapma hakkı tanınmadı. İstekleri kanla barutla bastırılmaya çalışıldı. Varlıkları bile inkâr edildi. Onlara hep dağın yolu gösterildi. Ardından da bunlar “teröristtir” denildi. Kürtler ise hep barışçı demokratik yöntemleri geliştirmek istedi ve bu yolda ısrarla çaba harcadı. Kürt Özgürlük Hareketi’nin bunca yıllık deneyimine dayanarak, her türlü mücadele yöntemini ustalıkla kullanabildiğini, bununla önemli kazanımlar elde ettiğini bilmeyen kalmadı. Kürt Özgürlük Hareketi, elde ettiği deneyimlerin sonucu olarak, toplumdaki tüm haksızlıkları ve karanlık ilişkileri araştırıp ortaya çıkarmak için komisyonların kurulmasını ve şeffaf çalışmalarını önerdi. Önermeye de devam ediyor. Kürt Özgürlük Hareketi yaptığı değerlendirmeyle; “Apo’nun başlattığı süreç ancak demokrasi güçlerinin harekete geçmesiyle, demokratik Türkiye özleminin, demokratik Türkiye ihtiyacının ortaya konulmasıyla sonuca götürülebilecek bir süreçtir. Çünkü Türkiye’nin demokratikleşmesi çerçevesinde bu süreç başarıya ulaşabilir.” adil bir Türkiye’nin yaratılabilmesinin şifresi budur.

Türkiye toplumunu demokrasiye götürecek böylesi kararlı ve ardıcıl güçlerin olduğu geçtiğimiz yıl daha iyi anlaşılır hale geldi. Ama ne yazık ki ne AKP hükümeti, ne muhalefet ne de cemaat buna itibar edip kulak vermedi. Çünkü bunların amacı demokrasiyi getirmek değil kendi çıkarlarını korumaktır. Buna ilgisiz kalınmanın medeni son gelişmelerden sonra daha iyi anlaşılmış durumdadır. Hepsinin kendine göre kamburlarının olduğu son gelişmelerle çok net olarak ortaya çıkmış durumdadır.

Artık rahatlıkla söylemek mümkündür. Klasik, geleneksel devlet çökmüştür. Çok başlı iktidarlar net bir biçimde ortaya çıkmıştır. Aralarındaki kriz uzun yılların çelişkilerine dayanıyor ve fay hattı sanılanın da derinindedir. Daha önce sıkça tekrar ettiğimiz birden fazla derin devletinşimdi açık bir şekilde “parelel devlet” olarak toplumun yaşamına müdahale ettiği görülmektedir.

Bunlar birbirini boğazladıkları halde Kürtlere ve demokrasi güçlerine karşı birlik olmaktan geri durmuyorlar. Fırat’ın batısında bu güçler birbirine karşı darbeler yapma peşinde koşarken Kürdistan’da birlikte seçim ittifakları yapmaktadırlar. Güvenlik güçlerini Kürtlerin üzerine birlikte salmaktadırlar. Kürtlerin birliğini kırmak ve onları yıpratmak için birlikte hareket etmektedirler. Batıda ikiye bölünen, birbirlerinin kuyusunu kazan polis ve yargının, Şırnak ve Cizre’de Kürt gençlerine karşı yapılan operasyonda birlikte hareket ettiklerini görüyoruz.

Bütün bunlar bir kez daha gösteriyor ki, Türkiye demokrasinin ana sorunu Kürt sorununun çözülmemiş olmasıdır. Bu sorun adil, eşit, demokratik bir biçimde çözülmedikçe Türkiye’ye demokrasinin gelmesi imkânsızdır. Eğer AKP gerçekten Türkiye’ye demokrasinin gelmesini istiyorsa Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmalıdır. Gelinen noktada AKP’nin bu konuda oyalanması ve ikircimli tavrını devam ettirmesi iktidarını sürdürmesini zora sokacaktır. Tercih kendisinindir.

Biz, demokrasi güçleri, eksiklerimizi ve zaaflarımızı gidermek zorundayız. Eğer demokrasi güçlerinin mücadelesi bu belaları engelleyebilir bir noktada olsaydı, Türkiye ve Kürdistan bu kadar kan kaybı yaşamazdı. Yeni yılın demokrasi güçlerine daha şimdiden yüklediği en önemli görev: Örgütlenmek ve halkla birleşmek...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89