• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 20 °C

Orda bir Welat var uzakta!

Hamid Omeri

Sözlerin ve notaların bir yürüyüş kolunda bize bir sırrı ya da 'yalan'ı enjekte etmek için kullanıldığını yıllar sonra öğrendiğimizde ne iç sırrımızı tamamıyla kavrayabildik ne de yürüdüğümüz yolun kederini anlayabildik. Gezmediğimiz, gitmediğimiz ülkenin ne kadar ülkemiz olduğunu ne kadar ülkemiz kaldığını ancak o ülkede yatmaya başladığımız, o uzak ülkede gezip tozduğumuz zaman anlayabileceğiz. Sırrını kilometrelerce uzaktan fısıldayan kardeşlerim gibi ben de uzaktaki o ülkenin uzakta kalmış bir evladı olarak ne bir mektuptan ne de bir kasetten aldığım yeni bir haber olduğunu düşünmüyorum. 

Aydınlık Gazetesi'nin yayınladığı haberlerin ardından Ulusal'ın yayınladığı görüntüler gündemde. Ancak kendi payıma ne “Biz demiştik”lerdeyim ne de “Perinçekgiller” suçlamasındayım. “Biz demiştik”e dair çok söz edilebileceği gibi “Perinçekgiller” suçlamasına dair de yediğiniz yoğurt daha ekşimeden söze girerek değerlendirmeler yapılabilir. 

Şimdi ve buradayım ya yer yarılmayacak onu da biliyorum. Her şey düzelecekti'nin bir sanrı olduğunu biliyorum. Bu her zaman böyleydi, böyle olacak. Yani o uzaktaki ülke bizi bir bütün olarak ısıtamayacak; üşüyeceğiz. Dağılmış, dolanmış bir millet olarak birbirimize bu denli yakınken bu kadar uzak düşmüş olmamız daha çok etkilemeli bizleri. “Hemen şimdi Kurdistan” inancımın beni çoğaltacağına inanmıyorum ancak o inançla birlikte kardeşlerime sarılırsam çoğalırım onu biliyorum. Çünkü Hemen şimdi Kurdistan desem de bizim henüz bir Kurdistanımız yok ve kardeşlerimden habire uzaklaşarak orda duran o uzak ülkeye sahip olamayacağımızı da biliyorum. Zira uzaklardan “Hemen şimdi Kurdistan” demek kabul edelim ki Ahmet Kutsi'nin sözleri gibi ve bir ülkenin ülkemiz olmasına yetecek reel politiğe sahip değil.

Şimdi ve buradayım ya bir külte kurban edilen Kurdistan ve evlatlarını düşündüğüm gibi şimdi ve burada “Hemen Şimdi Kurdistan”a kurban edilmek istenen Kürdü ve Kurdistanlıları düşünüyorum. Gördüğümüz, duyduğumuz ve bildiğimiz hakikat öyle bir söylenmeli ki kardeşi kardeşe uzak etmemeli. Ediyor işte. Etsin de diyor bazı dostlar. Sert olunmalı diyor. Ben bu kanaatte değilim. Çünkü halk dediğinizle aranızı açarsanız tekrar o halkın arasına girmek için çok daha uzaklara gitmek durumunda kalabilirsiniz. Denilsin madem o zaman bir film repliğinin hüznü ve kışkırtıcılığıyla denmeli belki. “Yine mi değil! Yine mi gol değil!” bu görüntüler de mi değil! Denilsin. Ancak dikkat edin bu sözler sizi Kurdistandan daha da uzağa atmasın. “Hemen Şimdi Kurdistan” fikri halk ile olur ve Kurdistanlılarla olur. Eğer o halk ne olursa olsun sizin gibi düşünmüyorsa ya da sizin dediklerinizi duymuyorsa sertleşmek yerine sözlerinizi duyurmanın yollarını bulmalısınız. Yaralı olan ya size zarar verir ya da kendine. Ancak eğer doğru yaklaşır ve sarılarsanız siz sahiden o uzaktaki ülkenize bir şekliyle adım atmış olursunuz. Kardeşlerinizi, milletinizi daha çok yaralamak yerine yaralarını iyileştirme ve sarma noktasında çabalamalısınız. 

Yazdıkça ve Kurdistan dedikçe size “Hodri Meydan” diyorlar biliyorsunuz. Siz serokumuzdur dediklerine hain dedikçe onlar da size “gelin buraya ve sözünüzü burada söyleyin” diyorlar. Siz Kurdistan demekle doğru olanı söylüyorsunuz ancak onlar da Kurdistan burada ve kurulacaksa bir Kurdistan burada kurulur demekte haklılar. 12 Eylül'den önce de aynı güzel sözleri ediyordunuz. O darbe ile birlikte birileri bir bütün olarak ciddi bedeller de ödeyerek ve ödeterek Kurdistan'da kök salma imkanı bulurken sizler uzaklaştınız ve aynı güzel sözleri etmeye devam ettiniz.

Hala güzel olanı, doğru olanı istiyorsunuz ve istediğiniz konusunda sizlerle hemfikirim ancak uzaksınız. Hisleriniz o kadar uzaktan Kurdistana ve Kurdistanlıya dokunmuyor bunu artık kabul etmelisiniz.

Şimdi Sayın Abdullah Öcalan'a Kurdistanlı'nın sarıldığı kadar bir hükümet de sarılmış durumda. Yayınlanan bu haberler ve görüntülerin öyle ya da böyle bu sarılma ile irtibatlı olduğunu kabul etmek durumundayız. Elbette bu müdahale çabası haber ve görüntülerde söylenenlerin etkisini ortadan kaldırmaz. Zaten bildiğimiz şeylerdi diyorsak; diyorsanız bu haberler bir sürpriz olmamalı. Madem sürpriz değil o zaman bu haberleri daha doğru değerlendirmek ve bu bilgiler ışığında Kurdistanlılardan daha da uzaklaşmak yerine onlarla yakınlaşma yolunu bulmak ve seçmek gerekir. 

Ulusal'ın yayınladığı video görüntülerinde birçok husus dikkat çekti belki fakat sadece bu görüntülerden bile yola çıkarak Sayın Abdullah Öcalan'ın sanılandan daha güçlü olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü Öcalan 1999 yılında söylediklerini bir bir ya gerçekleştirmiş ya da gerçekleştiriyor. Bu güçtür, etkidir ve karizmadır. Bana kalırsa ne yapıp edip Abdullah Öcalan'ın dışarı çıkmasını ve meydanlarda siyaset yapmasını sağlamak lazım. Eğer gerçekten Kurdistan'ı istiyorsanız ve Kurdistanlının da sizin bahsettiğiniz Öcalan'ı bütünüyle fark etmesini istiyorsanız Öcalan'ın özgür bir şekilde siyaset yapmasını sağlamak arzu edilenlere ulaşmak için bana kalırsa en stratejik ve kolay yol olur. Çünkü Öcalan'ın halk ile temasında edinilmiş ve giydirilmiş kutsiyet elbisesini ortadan kaldırmak ve Öcalan'ı sahihleştirmek gerekiyor. Bu çerçevede Öcalan'ın dışarı çıkması demek her ne kadar Öcalan'ın özgür olması demekse de Öcalan'dan kurtulmak da demektir. 

Kurdistanı sahiden istiyorsanız eğer Kurdistandan önce Kurdistanlıyı kazanmak zorundasınız. Kurdistanlıyı kazanmak ise siz sevseniz de sevmeseniz de hatta nefret etseniz de milyonlarca Kurdistanlı'nın sevdiği bir lidere karşı kullanadığınız dilde daha dikkatli olmanızı elzem kılar. Çünkü Kurdistanlıyı kazanmak kabul edelim ki “Orda bir Welat var uzakta, gitmesek de görmesek de o Welat bizim Welatımız” demekle mümkün değil. 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89