• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

'Olmaz olsaydın pis gazeteci' diyenler arasında

Yavuz Baydar

Gazeteciliğe 1979 yılı sonunda ilk adımımı attım.

Başka bir ülkedeydim, üniversitede sibernetik bölümünü tam bitirmiştim, şanslıydım, ama 'Ne olsam?' sorusuna tam cevap vermiyordu.

Daha ilk günden sevdim gazeteciliği.

'İşte budur' dedim.

Çok geçmeden Türkiye'nin üzerine 12 Eylül belası çöktü.

Sansür öyle koyu ve saldırgandı ki yurt dışındaki Türk gazetecilere bile rahat vermiyor, rejim propagandası için bin türlü baskı ve tehdit uygulamaya çalışıyorlardı.

Ben haberin, hür düşüncenin, itiraz hakkının, demokrasi mefhumunun ne olduğunu, en önemlisi dürüst gazeteciliğin olumlu gücünü, sağduyunun kutsal kılavuzluğunu o hırçın ortamda kavradım.

'Şunu tam öğrenmem şart' diye ardından gazetecilik de okudum.

O ülkedeki dekanımız, Lars Furhoff adlı efsanevi bir akademisyendi.

Derslerde bile dayanamaz, purosunu içer ve arada hep söylerdi:

'Çocuklar, buradan hiçbir şey öğrenmeden de çıkabilirsiniz, ama hiç değilse şunu öğrenirseniz bana yeter. Bu mesleğin sosyal rolü hiçbirine benzemez. Halka karşı sorumlusunuz, onlara yalan söylemeyin, söyletmeyin. Halk yanılabilir, ama sorumlusu siz olmayın. Haber esastır; nerede çıkarsa önce vicdanınızda tartın, sonra aklınızla bakın; ucunda insan hayatına zarar olmadığı sürece, sonucu o olacak bu olacak diye bakmadan verin. Verdiğiniz her doğru haber, bilin ki, demokrasinin çimentosunu güçlendirir.'

Haklıydı. Bunu bilmek bile yeterliydi.

Bugün gözü dönmüş bir siyasi holiganlığın elinde rehin kalan medyamızın halini gördükçe hocamı hatırlıyorum.

Yargı bir ülkenin omurgası ise, gazetecilik o bünyenin sinir sistemidir.

Bu iki meslekle oynamak, onları 'kendine benzetmek', açık ve müzmin bir demokrasi düşmanlığından başka bir şey değildir.

Çünkü sonunda, olan bizzat topluma, vatandaşlara olur, gelecekleri karabasana döner.

Olan da bu.

Beter tarafı, eski ve yeni demokrasi düşmanlarının beraberce saf tutarak, inanılmaz bir acımasızlıkla tanımlanacak bir kötülük ittifakı halinde yargıyı dize getirip medyanın dürüst ve bağımsız tarafını sıfırlama mühendisliği.

Mesleğimizi bitirmek istiyorlar.

Gerisi lafügüzaf; palavra.

Haberleri bunlar hazırlayacak, aynı propaganda ve yalanları yaymak için seçtikleri bir takım meslek dışı cahil türediler eşliğinde ülkeyi yönetecek, ahlaki çürümenin bir kanser gibi sistemin iskeletine metastaz yapmasının önünü tamamen açacaklar.

Resmi açıklamaların ve yalanların adı habercilik olacak.

Boyunduruk altına aldıkları, uşak tuttukları kocaman görünüşlü medya gruplarına dahi ihtiyaçları yok aslında.

Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bürokrasi internet siteleri ne güne duruyor yeter işte demeye getirecekleri günler de yakındır.

Hayatım boyunca geçimimi ite kaka gazetecilikle sağladım.

Çok zor günlerim oldu, hatalarım da, ama mesleğimi kiralamadım, satmadım, haksızlığa boyun eğmedim.

Yalnız da değilim; benim gibi pek çok meslektaşım var, her renk ve eğilimden; mesleğine kendisini adamış.

''Gazeteciler işini yapamaz hale getiriliyor ve işten atılıyor. Sık sık sansür baskısı altında çalışıyor, yaptığı habere ve çalıştığı kuruma göre damgalanıyorlar.''

Hepimizi açlığa mahkum ediyor, ağır geçim derdine sürüklüyorlar.

Bu 'cezayı' bize reva görmekten, bizi lanetli kılmaktan derin bir haz duyuyorlar.

44 meslektaşımız hapiste.

Binlercemiz ya işsiz, ya atılmak üzere ya da açık hava hapishanesi gibi çalışan medya 'işletmelerinde' gün dolduruyor.

Yetmiyormuş gibi medya özel mülkiyetini gasp ediyor, kapatıyor ve kalan iki üç bağımsız kanalın da uydudan fişini çekip halkla gerçekler arasına o kalın duvarı örüyorlar.

Denesinler.

Ama karşılarında sadece meslek onuruyla sınırlı, rengârenk sosyal duyarlılıkları temsil eden demokratik bir itiraz ve sivil direniş bulacaklar.

Pazartesi'den bu yana, o yüzden sadece halkımızı muhatap alıyoruz, alacağız:

'Gazetecilik suç değildir!'

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89