• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin -1 °C

Öcalan’ı niye anlamıyorlar -III

Ömer Ağın

Başka halkları ve emekçi sınıfları ezen bir iktidara destek veren halk ve “aydın”ların kendisi de özgür olamaz. Bir halkın özgürlüğünün düzeyi, o halkın baskı altına alındığı günden itibaren, kurtuluşu için verdiği mücadele ve bunun için ödediği bedelle doğru orantılıdır. Bir iktidar, bu “kendi iktidarınız” olsa bile, uyguladığı baskı, gasp ettiği haklarla kendisini de hukuktan uzaklaştırdığı için süreç içinde kaçınmaz diktatoryal bir niteliğe bürünür ve kendi halkına da baskı uygular ve eşitsizliği kendi halkı için de yönetim haline getirir. Biçimsel olarak “demokratik” olarak görünse bile, o iktidarın demokratik potansiyelini eritir ve uygulanamaz hale getirir. Bu yüzden ülkede bulunan sorunlarla yüzleşme ve çözüm için çaba sarf etme konumundan uzaklaşır. AKP’nin Kürtleri oyalaması ve çözüm için ciddi hiçbir adım atmamış olması bu uygulamaya somut bir örnektir. Bu, hak arama konusunda Türk halkının örgütlenmesinde de önemli zaaflar oluşturmuştur.

Türk halkının demokratik hakları ve kendisine uygulanan baskıcı yöntemler karşısında gösterdiği ciddi bir tepki ve elle tutulur somut bir direnişinin olduğunu söylemek zordur. ‘68 öğrenci olayları şeklinde başlayan ve giderek baskı ve eşitsizliğe yönelen kimi başkaldırıları saymazsak, ta Şeyh Bedrettin “isyanına” (onu da ayrı ele almak gerekir) kadar görebileceğimiz ciddi bir kıpırdanma yok.

Amacım halkların hak arama mücadelesi tarihine dikkat çekmekten çok, yapılan başkaldırıların günümüzde halklara nasıl bir örgütlülük ve ruh hali kazandırdığına vurgu yapmaktır. Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi, Kürt halkının sosyo-psikolojik durumunu iyi değerlendirdikleri için hem Kürt halkı örgütlenebildi, hem de Kürt halkı kendisi için bir halk olup “yenilmez bir konum” kazandı. Türk halkı, Kürt halkının bu reel durumunu kavradığı ve ondan deneyimler çıkardığı oranda kendisi için halk olacak ve demokrasi mücadelesinin öznesi olmayı kazanacaktır.

HDP ise bu konuda Türk halkını örgütleyecek yöntemleri geliştirdiği ölçüde demokrasi mücadelesinin öncüsü olacak ve her iki halkın partisi olma niteliğini güçlendirecektir. Öcalan’ı anlamak ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadele ruhunu kavramak gerekir. Dikkatle üzerinde durulması gereken en önemli nokta; Kürtler, Kuzey Kürdistan’da devlet olmadıkları halde ve de bir devletle hukuksal ortaklık kurmadıkları halde kendi coğrafyasında istikrar oluşturdular, düzen kurdular ve oldukça kitlesel kurumsallaşmalar yarattılar. Kürtlerin Kuzey Kürdistan’da ulaştıkları niteliğe (her konuda) ne yazık ki Güney Kürdistan’da devlet olmuş Kürtler bile ulaşmış değillerdir.

Irak siyasi arenasında Kürtler ve Araplar ayrılmış durumdalar. Arapların da kendi içinde Sünni ve Şii olmak üzere iki temel bölünmeleri var. Bu konuda Kürtlerin orada da Araplardan çok ileride olduğunu görmek olasıdır. Kürtlerin kendi aralarındaki ayrışması bile dini değil, siyasi ve seküler farklardan oluşmaktadır. Kürt siyasi partileri seküler bir politik zemin üzerinde birbirleriyle rekabet etmektedirler. Daha dün doğan ve halen “başının suyu” bile kurumayan Rojava’daki Kürt yapılanmasına baktığımızda halklar arasındaki demokrasinin ne olması gerektiğini görür ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin çözüm yöntemini kavrarız. Bunun nasıl yaratıldığını kavrayıp bilinç düzeyine çıkarmak Öcalan’ı anlamakla eş anlamdır.

AKP hükümeti, bölge devletleri ve emperyal güçler; hem Kürt halkının mücadelesi sonucu oluşan demokratik kazanımları ve halktan yana yaratılan kurumları akamete uğratmak hem de halklar açısından çözüm modeli olabilecek eşit, adil ve demokratik çözümleri bastırmak için klasik yöntemine başvuruyor, “çözüm”ü savunuyor görünerek manevralar yapıyor. Son günlerde en yakın müttefiki konumundaki Güney Kürdistan’ın klasik bir ulus-devlet kurmasına bile kesin olarak müsaade etmemektedir. Bölge halkları açısından en çok kavranması gereken Öcalan’ın bu konudaki politikasıdır.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89