• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 16 °C

Öcalan'a karartma

Kurtuluş Tayiz

PKK lideri Abdullah Öcalan, 4 Şubat'ta görüştüğü HDP'li heyete, silahsızlanma kongresinin toplanmasını ve Newroz'da Türkiye'ye karşı silahlı mücadelenin bitirildiğinin ilan edilmesini içeren bir mesaj verdi; ancak Öcalan'ın bu mesajı, Kandil ve HDP tarafından karartıldı. Haberin basına sızdığı 13 Şubat'ta HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Al Jazeera muhabiri Gonca Şenay'a "Hayır, ortada böyle bir mesaj yok. Bu mesajı kim ki 'İmralı'dan verildi’diyorsa çıksın, buyursun açıklasın. Eğer Abdullah Öcalan böyle bir mesaj vermiş de HDP ya da Kandil ayak diriyorsa buyursunlar açıklasınlar bu mesajı" dedi. Öyle ki röportajı yapan muhabir bile fazlasıyla ikna olmuş bir halde haberine "Demirtaş'ın verdiği yanıt netti. Böyle bir mesaj yoktu" notunu düştü. Söz konusu haberi yapan yazarlar ise Demirtaş'ın "buyursunlar, açıklasınlar" davetine icabet ederek çıkıp, haberin diğer ayrıntılarını da açıkladı. Selahattin Demirtaş ve Öcalan'ın mesajını inkâr eden HDP cephesi ne yaptı dersiniz? Dört gün sonra ağız değiştirip Öcalan'ın çağrısını kabul etmek zorunda kaldı. Demirtaş, dünkü grup toplantısında Öcalan'ın çağrısını şu sözlerle doğruladı: "Çözüm süreciyle ilgili silah bırakma ve silahsızlanma tartışması yürütülüyor, ancak hükümetin 10 maddelik ev ödevi var. Bu da İmralı'da konuşulmuş, bunu neden söylemiyor? Bunu neden yazıp çizmiyorlar?"

İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan ise grup toplantısından sonra yaptığı açıklamada daha açık sözlü davrandı: "Biz KCK ile görüştük, başka mekanizmalarımızla da durumu ele alıyoruz. Hemen alelacele çağrı yapmak basit bir iş değil. Bu metnin içinde 10 madde var, bunlar neden kamuoyuna yansıtılmıyor?"

Kandil cephesi ise haberin duyulmasının ardından yaptığı açıklamaların hiçbirinde Öcalan'ın silahlara veda çağrısını yalanlayan tek bir sözcük kullanmadı. Ancak Öcalan'ın çağrısının duyulmaması için de kendi haber sitelerine ciddi bir sansür uyguladı.

Gelinen noktada hem HDP hem de Kandil, Öcalan'ın çağrısının varlığını doğruluyor ama mesajın "başka kısımlarının" da olduğunu belirtiyorlar. Üstelik "Neden Öcalan'ın çağrı metninin içinde yer alan 10 madde kamuoyuna yansıtılmıyor" diye isyan ediyorlar. Peki o halde kendilerine şu sorulabilir: Çağrı metni 4 Şubat'tan beri elinizde, neden gizlediniz? Neden kamuoyunu aydınlatmadınız? Neden ısrarla Öcalan'ın çağrısını yalanlama yoluna gittiniz? Demirtaş, 13 Şubat'ta kesin bir dille yalanladığı haberi, neden 17 Şubat'ta kabul etti?

Bu durum Kandil ve HDP'nin, Öcalan'ı ilk sansür etme girişimi değil elbette. İki yıl önce 3 Ocak'ta İmralı'ya giden ilk HDP heyetinde yer alan Ahmet Türk ve Ayla Akat, Öcalan'ın "Silahlar miadı doldurdu" mesajını kamuoyunda gizlemiş, Demirtaş, aynı gün grup toplantısında Öcalan'ın böyle bir mesajının olmadığını ısrarla dile getirmiş, PKK medyası da haberi yapan gazetecileri hedef gösteren yayınlar yapmıştı. Ama bu dirence rağmen Öcalan'ın mektubu Diyarbakır'da okunmuş, mayıs ayında ise silahlı unsurların geri çekileceği ilan edilmişti. İki yıl sonra Kandil cephesinde değişen bir şey olmadığı açıkça görülüyor. Kandil ve HDP, Öcalan'ın çağrısına karşı yine direniyor. Geçen hafta "Öcalan çağrı yaptı, Kandil direniyor" başlıklı yazımda Kandil ve HDP cephesindeki bu direnci (http://m.aksam.com.tr/Home/newsDetail?newsHeadline/haber-381756) ayrıntılı olarak anlattım. Yeni Şafak'tan Abdülkadir Selvi, Kandil ve HDP'nin bu tutumunu "ayak direme" veya "direnme"nin daha ötesinde değerlendiriyor; Selvi, Kandil'in Öcalan'a karşı "örtülü bir darbe geliştirdiğini" savunuyor.

Kandil ve HDP cephesindeki direnç sürerse, haliyle bu artık "direnme"den çıkıp karşıt bir tutuma dönüşecektir ki, bunun adına "darbe" demek elbette yanlış olmaz. Ancak ben, Kandil ve HDP'nin Öcalan'a daha fazla direnemeyeceğini ve Öcalan'ın çağrısına üç aşağı beş yukarı uymak zorunda kalacaklarını düşünenlerdenim. Kandil önce direnip, sonra da Öcalan'ın arkasından dolanmayı tercih edecektir. Çünkü Kandil'in arkasında halk desteği yok; halk desteği Öcalan'dan yana. Örgüt tabanının kendilerini desteklediğinden emin olsalardı Apo'ya bir değil, en az on kez darbe yapmışlardı.

  • Yorumlar 6
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89