• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 1 °C

Öcalan çözümün yol haritasını çizdi

Ergun Babahan

Abdullah Öcalan’ın silahlı mücadele yoluyla başlattığı hareket; bugün Suriye, Irak, İran ve Türkiye’de milyonlarca destekçisi olan bir halk hareketine dönüştü. AKP iktidara geldiği dönemde PKK ile müzakere sürecini açıp önemli bir adım attı.

Hakkını yememek lazım, ANAP lideri Mesut Yılmaz da bu konuda ciddi bir tavır ortaya koydu ama arkasında AKP kadar güçlü bir halk desteği olmadığı ve askeri vesayet kural belirleyici durumda olduğundan gerisini getiremedi.

Süleyman Demirel’in “Kürt realitesini tanıyorum” açıklamasından Tansu Çiller’in İspanya’ya giderken uçakta yaptığı Bask modeli önerisi, bugün gelinen noktada etkili kavşaklar oldu. Ancak, AKP’nin askeri vesayeti geri düşürdükten sonraki tavrı ve Öcalan’ın, devleti artık AKP’nin temsil ettiğine ikna olması, süreci hızlandırdı.

Unutmamak gerekir ki, kimse Kürtlere bir şey bağışlamadı, tırnaklarıyla kazarak, binlerce ölü vererek, köyleri yakılarak, çocukları işkenceden geçerek geldiler bugüne.

DEVLETİN KABUL ETTİĞİ LİDER

O nedenle Bay Başkan’ın bir sabah uyanıp “Artık Kürt Sorunu yoktur” demesi, sorunu yok hale getirmez. Diyarbakır’dan Avrupa sokaklarına, Kandil’den Kobane’ye alanlarda, meydanlarla toplanan milyonlar, Erdoğan’ın açıklamasına açık bir cevaptır. Sorun meydanlardaydı dün.

Kürt Sorunu vardır, çözümü için demokratik sistem içinde atılması gereken adımlar, gerçekleştirilmesi gereken reformlar vardır. Fransa, Almanya, İspanya kendi sorunlarını nasıl çözmüşse, Türkiye’nin de aynı şekilde çözmesi gereken bir sorundur bu.

Abdullah Öcalan’ın “bebek katili” sıfatıyla anılmaktan, Kürt Hareketi’nin devlet tarafından kabul edilen lideri haline gelmesi ve İmralı’da kaleme aldığı mesajların tv’lerden naklen yayınıyla Diyarbakır meydanından okunması bu mücadelenin sonucudur.

Öcalan, İrlanda’dan Güney Afrika’ya kadar halkların mücadelesi ve uzlaşma tarihini iyi çalışmış. Silahlı mücadeleye son verme ve ulus-devleti aşma çağrısı, bu anlayışın ve uluslararası kamuoyunda son dönemde kazanılan saygınlığın bir sonucu.

ERDOĞAN - ÖCALAN ÇATIŞMASI

Erdoğan’ın grup hakları yerine birey haklarını öne çıkaran ve Kürt Sorunu’nu bu açıdan aşılmış gören yaklaşımıyla Öcalan’ın eşit haklara dayalı, federatif çözüm modelinin çatışması kaçınılmaz.

Erdoğan ele geçirdiği devleti bugünkü haliyle koruyup devam ettirmek, bir de başkanlık sistemiyle taçlandırmak isterken Öcalan devletin restorasyonunu, yargısız infazlardan işkencelere uzanan tarihinin temizlenmesini talep ediyor.

Bugün Cemaat’ten seküler yaşam biçimini savunan kesimlere uzanan bir yelpazede her türlü muhalif görüşü polis ve yargı eliyle somutlanan devlet gücüyle bastırmaya çalışan anlayışın demokratik mücadele yoluyla aşılması şart.

Erdoğan olduğu, siyaseti belirlediği sürece değil Kürt Sorunu’nun, demokrasi, insan hakları ve yolsuzluk sorunlarının bile çözülmesi mümkün değildir. Bu seçim, sadece yeni bir dönemin başlangıcı değil, Erdoğan’ı aşma ve tarihe gömme seçimi olacaktır. Gelen budur, korku bundandır.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89