• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 2 °C

Öcalan çözüm sürecindeki tıkanmayı açabilir mi

Emre Uslu

Çözüm süreci KCK’nın çekilmeyi durdurduk açıklamasıyla fiilen bitti. Ateşkesin sürmesi çözüm sürecinin sürdüğü anlamına gelmiyor. Nitekim daha önce de PKK defalarca ateşkes ilan etmişti. Üstelik o ateşkeslerden hiçbirinde böylesine büyük bir proje sözkonusu değildi.

Çözüm süreci projesinin ilk adımı ve ön şartı PKK’nın çekilmesi olduğuna göre, PKK’nın çekilmeyi durdurduk açıklaması çözüm süreci projesinin de fiilen durduğu anlamına geliyor. Tek ihtimal, çekilme yönünde son derece açık talimatları PKK tarafından dikkate alınmamış Abdullah Öcalan’ın devreye girip çekilme sürecini yeniden başlatması. Zaten hükümet çevreleri ve bu yalancı çözüme destek verenler de buna vurgu yapıyor ve “süreci Öcalan başlattı Öcalan bitirir” diyorlar.

Peki, bu doğru mu? Fiilen durmuş bir süreci Öcalan tavır koyarak başlatabilir mi? Daha önce çözüm süreci konusunda havanın çok olumlu olduğu dönemde Öcalan’ın “çekilme haziranda tamamlansın” çağırısını dinlememiş örgüt Öcalan’ın yeni yapacağı çekilin çağırısını dinler mi?

Maalesef, bu sorulara evet demek çok zor. Öncelikle, defalarca yazdığım bir konuyu yeniden hatırlatayım: Öcalan PKK’nın lideri değil sözcüsü. PKK da sadece Öcalan’ın sözünü dinleyecek bir örgüt değil, düşünce kuruluşundan, maliye sistemine, mahkemelerinden, asayiş sistemine devasa bir terör networkundan söz ediyoruz. Bu networkun Öcalan’ın tek sözüyle hareket edeceğini düşünmek saflık değilse aptallıktır. Öcalan’ın da bu devasa networku kimseyle istişare etmeden, yapının çekincelerini ve gerekçelerini dinlemeden babasının çiftliği gibi yöneteceğini düşünmek de aptalların düşünebileceği bir şey.

Bu yalın gerçeği çözüm süreci denen bu sürece destek veren tüm medya, siyaset ve iş dünyası biliyor. Bunu bildikleri hâlde bu yalın gerçeği halktan gizleyip “çözüm sürecini Öcalan başlattı o bitirir” indirgemeciliği ile zevahiri kurtarmaya çalışıyor.

Hatırlayın süreci başlatırken Öcalan defalarca Kandil’e, Avrupa’ya, BDP’ye mektuplar yazıp onların görüşünü aldıktan sonra örgütün ortak kararını açıklamıştı. Bu yüzden Öcalan sadece bir sözcüdür her sözü emir telakki edilen bir lider değildir.

Şimdi soralım KCK “çekilmeyi durduruyoruz” açıklamasını örgüt bileşenlerinin, hatta Öcalan’ın görüşünü almadan, Cemil Bayık’ın keyfi öyle istediği için mi aldı ve açıkladı? Elbette değil. PKK kendi içyapısı içinde durumu tartıştı, hatta muhtemelen Öcalan ile de haberleşti ve bu kararı aldı.

Altını çizerek yazayım: Öcalan devreye girse bile PKK bundan sonra çekilmeyecek.

PKK şunları yapmak isteyecek:

1) PKK mevcut konjonktürde hükümetin orduya operasyon yapın talimat veremeyeceğini bildiği için örgüt militanlarını çekmeden hükümeti çift taraflı ateşkesse mecbur edecek.

2) Öcalan’ın örgüt liderleriyle doğrudan konuşmasını sağlaması için yeni bir taviz daha koparmak isteyecek.

3) PKK’nın silahını bir gölge güç gibi kullanıp Güneydoğu’da serhildan başlatacak. Ekonomik çarkını yine o silahın gücüyle döndürecek.

4) Yerel seçimlerde yine silahın gücü ile insanları mobilize edecek.

5) Rojava’da yaptığı gibi punduna getirirse Türkiye’de de fiili bir özerklikle kendi sistemini kurmak isteyecek.

Hükümetin bu taleplere karşı elindeki tek koz Öcalan ve onun durumu. Muhtemelen hükümet Öcalan’a gidip devreye gir şartlarını düzeltelim talebinde bulunacak.

Ancak Öcalan bir yandan kişisel olarak “aldatılıyorum” duygusu yaşarken diğer yandan da örgüt içindeki gruplar tarafından “hükümet ajanı” olarak görülme ihtimalini hesap etmek zorunda. Bu nedenle hem “hükümet ajanı” konumuna düşmemek hem de “aldatılıyor muyum” duygusunu ötelemek için hükümetten PKK’nın atmasını istediği adımların bir kısmını atmasını isteyecek.

Burada soru yine dönüp dolaşıp hükümete, yani Erdoğan’a geliyor. Erdoğan PKK ve Öcalan’ın istediklerini verebilecek mi? Verecekse neden bu gerilimi yaşadık? Vermeyecekse süreç nasıl devam edecek?

Ben çok umutlu değilim ama yapılması gereken şu: Kimse aklımızla alay etmesin. Hükümet PKK’ya birtakım sözler verdi. Bu sözler üzerinden bir mutabakata varıldı. Taraflar öncelikle bu mutabakatı kamuoyuna açıklamalı. Bu mutabakatta kim ne söz verdiyse yerine getirmeli. Yoksa bu süreç bozulursa çok kötü bir gelecek bekliyor Türkiye’yi. Hükümet verdiği sözleri tutsun PKK da bir an önce militanlarını sınır dışına çeksin. Tıkanan süreç böyle çözülür. Yalanlarla insanları oyalamayı bırakın...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89