• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 19 °C

Öcalan bu ateşe çare olabilir mi!

Ergun Babahan

İktidarın, bölgedeki çatışmalıortamı yatıştırdıktan sonra ye-niden Abdullah Öcalan kartını açmayı planladığı anlaşılıyor. Havuz medyasına sızdırılan bilgilere göre, AKP İmralı’yı yeniden devreye sokacak ve PKK’yı etkisiz hale getirecek. Bu müzakere masasının yeniden kurulması anlamına mı geliyor, bilmiyoruz… 

Öyle ise sorulması gereken soru, 7 Haziran öncesi bu masanın niye devrildiği, bu kadar insanın niye öldüğü olmalıdır. Seçime beş kala Erdoğan’ın devreye girmesi ile yıkıldı masa; barış ve çatışmasızlık umutları söndü. Ölüm haberleri gelmeye başladı bölgeden. 

Öcalan’ın devreye girip “AKP hiçbir talebimizi kabul etmiyor. Anadilde eğitim dâhil hiçbir isteğiniz kabul etmeye hazır değil. Ama siz yine de 100 yıla yaklaşan bu mücadeleyi unutup, AKP’nin dediklerini yapın” demesi mi bekleniyor yoksa, anlamak zor.

AKP başta bölge politikası olmak üzere birçok düğmeyi baştan yanlış ilikledi, ilk düğmeye dönme şansı olmadığı için gömleğin üzerine düzgün oturması mümkün değil. Kürt meselesinde de durum aynı. 

Her şeyden önce kullanılan dil ve Kürtlere yönelik üsluba bakmak gerekir. İnsanların ne ölülerine, ne mezarlarına saygı gösteren bu yaklaşım, halklar arası nefreti körüklemekten başka bir sonuç vermiyor. HDP eş başkanlarına yönelik hakaret dolu üsluplar, sadece o insanları yaralamakla kalmıyor, HDP’ye oy vermiş Kürtleri de hedef alıyor. 

Suriye’deki Türkmenleri dert ediyor görünüp, “Türkmenler bizim kardeşimiz” söylemi tutturan bu anlayış, söz konusu Suriye Kürtleri olunca tel örgünün ötesinde yaşayan bu insanları bölge insanı- nın akrabası olduğu gerçeğini görmezden geliyor. Devletin Türk olduğu, Kürtleri kardeş olarak görmediğini itiraf etmiş oluyor. 

Bütün bunlar birikiyor, bölge halkının hafızasında… Birlik-beraberlik söylemleri, açılan bu yarayı kapatmaya yetmiyor, arkasından gelen üslup birlik ve beraberliğin palavra olduğunu, Ankara’nın amacının hegemonik ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Türk’le Kürt’ün eşit olmadığı, Kürtlerin Türkleştikleri oranda başarı şansı- na sahip olacağı bir ilişki biçimi… 

Böyle bir ilişkinin kurulup yönetilmesi günümüz dünyasında imkânsız. Güneydoğu ve Doğu Anadolu, Kürt nüfusun ağırlıklı olduğu bir coğrafya. Hemen yanı başındaki Irak Kürdistan’ı, Ankara’nın da desteğiyle bağımsızlık yönünde adımlar atmaya hazırlanırken, Suriye’de yeni bir Kürt gerçekliği Amerika ve Rusya’nın desteğiyle ortaya çıkarken, siz kendi Kürtlerinize 1920’lerin gerçekliğini dayayamazsınız. 

Türkiye, tarihi bir kırılma noktasına gelmiş durumda. Ya Kürt realitesini gerçek anlamda tanıyacak ya da sonuçlarına katlanacak. Şu anda bölgede gördüklerimiz gerçek bir kent savaşı değil aslında, provası. 

Eğer tüm ipler koparsa, Türkiye’yi karanlık bir geleceğin beklediği kesin. Parlamento, böyle bir ihtimale engel olmak için var. Ortak akıl devreye girmeli ve Türkiye bu kez iç talep gereği kendini reforme edebilmeli. Aksi, çok tehlikeli olacak çünkü.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89