• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin -1 °C

Obama, Ankara'yı kesin bir IŞİD kararına zorluyor

Yavuz Baydar

Son gelen haberler, kendisine IŞİD adını takmış olan silahlı çetelerin ne derece insanlıktan çıktığını anlatmakta. Son gelen bilgiler, ipten kazıktan kurtulmuş barbarların din kisvesine bürünüp din ekseninde bir söylemle masum insanlara neler yaptığını gözler önüne seriyor.

Irak İnsan Hakları Bakanı'nın Reuters'e yaptığı açıklamalara göre 300 kadının kaçırıldığı, 500 kadar Ezidi'nin çoluk çocuk çoğu canlı toplu mezarlara gömüldüğü anlaşılıyor.

Silahlı terör genişledikçe insanlar köşe bucak, dağ tepe canını kurtarmaya çalışıyor.

Böyle giderse sınırlarımıza yeni bir göç dalgası an meselesi.

Hal böyleyken AKP hükümetinin yetkilileri ya susuyor ya da karnından konuşuyor.

Saflık, romantizm ve ihmalkârlıklar zinciri yüzünden çetelere rehine olarak kaptırılan Türk vatandaşları bu suskunlukta pay sahibi olsa bile, Ankara'nın Sünniler’i kayırma üzerine kurulu politikalarının çökmüşlüğü rehine trajedisi kadar acı bir gerçek.

Hükümet yanlısı medyanın IŞİD'in hangi din ve etnik kökene ait olursa olsun, bilhassa da kadın oldukları için, masum insanlara yaşattıklarını terör olarak görmeyip göstermemesi ise sadece ve sadece utanç verici.

Bunların hepsi bir yana, IŞİD'e karşı hava saldırılarını başlatma emri veren ABD 'başkomutanı'nın, yani Barack Obama'nın New York Times'tan Thomas Friedman'a verdiği mülakatın özü de, AKP'nin bölge realiteleri karşısında hayalcilik ve inkârcılıktan çıkması için şimdiye kadarki en kuvvetli mesaj.

Ankara'nın ısrar politikaları

Siz istediğiniz kadar açıkça veya alttan alta anti-Amerikanizmi körükleyin. ABD'nin asker çekme ardından bölgesel kararsızlığı Suriye ve ardından Irak'ta gelinen feci durumu nasıl belirlediyse, 'kararlılık modu'na geçmiş olması da bundan sonrasını o kadar belirleyecek.

Obama'nın şu tespiti doğru: Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da görülen gelişmeler, Birinci Cihan Harbi'nin kurguladığı düzenin kırılışıdır.

Ama şunu da not edelim: Maliki, Netanyahu, Esed, İran, hatta ve hatta Kaddafi'den söz edilen mülakatta, ne Erdoğan ne Davutoğlu ne de genel olarak Türkiye'nin adı geçiyor.

Bu bile başlı başına Ankara'nın yanlışlıklar ve yanlışta ısrar politikalarıyla bölgede ne denli devre dışı kaldığının, 'oyun kurucu' olmaktan tamamen çıktığının tescili.

Kim ne derse desin, objektif gerçeklik bu. Obama, mülakatta Davutoğlu'nun dile getirdiği bir görüşe yakın duruyor. O da, şu sözlerinde: “Odaklanmamız gereken bir büyük resim var. Irak'ta bir azınlık olarak, Suriye'de ise çoğunluk olarak hoşnutsuz Sünniler. Bunlar Bağdat'tan Şam'a kadar uzanan bir çizgide. Şayet onların beklentilerine cevap veremezsek, problem yaşamaya devam edeceğiz... Ama onlarla nasıl konuşulacak, zira küresel ekonomiden kopuk haldeler.”

Yanlışlık Türkiye'yi yalnızlaştıracak

Suriye konusunda ise, muhalefetin hafif ve ağır silahlarla beslenip Şam'la savaşın desteklenmesini 'baştan sona hayalperestlikti' diye tanımlayarak Ankara'nın politikalarını yerin dibine batırıyor. Açık bir dille izah ettiği bu yanlışlık, Türkiye'yi iyice yalnızlaştıracaktır.

Ama ortada IŞİD gibi bir problem, Irak gibi bir iktidar kavgası alanı ve Kürtler gibi bir dinci terör hedefi var. Bu yakıcı noktalarda Obama'nın sözleri son derece dikkatli bir gözle okunacak türden.

Şunu söylüyor Obama, özetle: 1) Irak Şiileri siyasetlerinin yanlışlığını anlıyor yavaş yavaş. Ama biz onların yapması gereken işi, sırf onların katı pozisyonlarını sürdürmesine yardımcı olmak için yapmayız. Kendilerine çekidüzen versinler, taşın altına ellerini koysunlar. 2) IŞİD'le savaşmamızda stratejik çıkarımız var. Irak ve Suriye'de halifelik kurmasına izin vermeyeceğiz. Ama bunun için ortaklıklar şart. 3) Kürtler zamanı iyi kullandı ve o bölge fena işlemiyor. Orasının korumaya alınmasını önemsiyoruz.

Ve şu sözleri de Türkiye'yi savuran 'Erdoğanizm'e yönelik:

“Toplumsal kesimlerin maksimalist pozisyonlar aldığı toplumlar işlemez. Bir toplum ne kadar çeşitli ise, maksimalizm o kadar yüksek bedele patlar. Bir şeyi yüzde 100 ister ve alırsanız, o hükümet er geç çöker... Yolsuzluklarla ilgili olarak; insanlar ve liderler hesap vermeliler ki, yozlaşmış kültürler değişebilsin.”

Tabii, anlayana. Anlamak isteyene.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89