• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 1 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

O dağlar... Bu dağlar...

Oral Çalışlar

Gencecik ölüm, bu topraklarda bir kader gibi gelip yakaya yapışıyor. Türkiye günlerdir çocuklarına ağlıyor. 

Çocukların gözü dağda” demişti çaresiz bir Kürt anası. O yaralı topraklarda dolaşırken, dik başlılıkla tevekkülün nasıl iç içe geçtiğine çok tanık olmuşluğum vardır. Gencecik ölüm, bu topraklarda bir kader gibi gelip yakaya yapışıyor.

Türkiye günlerdir çocuklarına ağlıyor... Batı ağlıyor, Doğu ağlıyor...

Mersin’deyim. Kentin yeni (ve üçüncü) üniversitesi Toros Üniversitesi’ndeyiz. “Nasıl bir anayasa?” temalı, iki bölümlü açık oturumun ilk bölümündeyiz. Toplantıyı Üniversite Rektörü Profesör Dr. Tayyar Şen yönetiyor. 24 askerin öldürülmesinin etkisi kente girer girmez hissedilebiliyor. MHP’liler küçük araç gruplarıyla bayrak sallayarak gösteri yapıyorlar. Ancak fazla etkili olmadığı belli.

Mersin, yoğun Kürt göçü alan illerden. Son seçimlerde ‘merkez belediye’ sayılabilecek Akdeniz Belediye Başkanlığı’nı BDP’li Fazıl Türk kazandı. Ergenekoncular, bir zamanlar bu kentte ciddi provokatif gösteriler düzenlemişler, bir bölünme ve çatışma ortamı yaratabilmek için gayret göstermişlerdi. Ergenekon davasının ilerlemesi ve yörede etkinlik gösterdiği anlaşılan bazı isimlerin tutuklanmasıyla, Ergenekoncular etkinliklerini bir ölçüde yitirdiler. Fakat Mersin değişik kültürlerin bir arada yaşaması ve Kürtlerin kentte önemli bir nüfusa sahip olmaları nedeniyle her an kışkırtılmaya hazır bir potansiyeli de içinde barındırıyor.

Gelen her ölüm haberi, buraya endişe taşıyor. “Çok önemli bir gösteri olmadı. İnsanlar bu kez daha dikkatli ve özenli davranıyorlar” diye anlattı Mersinli bir dostum. Ancak belli bir tedirginliğin varlığı gözlerden kaçmıyor.

Toros Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ali Özveren’e ve Rektör Yardımcısı Profesör Dr. Ahmet Özer’e Mersin’deki eğitim potansiyelini soruyorum. MESİAD (Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı Mustafa Güler cevaplamak istiyor: “Buradaki en büyük ihtiyacımız, nitelikli ara eleman. Büyüyen ekonomik ve ticari potansiyel, yetişmiş kalifiye işçi ihtiyacını arttırıyor. Üniversitelerimiz bu ihtiyaca uygun bir eğitim yapılanması içine girerlerse yörenin gelişmesine katkıda bulunurlar.”

Ahmet Özer de iş dünyasıyla bu tür görüşmeler yapmak ve eğitim yönelimini ona göre belirlemek niyetinde olduklarını söylüyor. İşadamı Abdullah Ayan, bir ‘örnek işletme’den söz ediyor: Tarsus-Mersin arasındaki sanayi bölgesinde tarım ürünlerini temizlemek amacıyla üretilen, 72 ülkeye ihraç edilen ve dijital sistemle çalışan özel bir eleğin iki yıllık üretim kapasitesinin satıldığını öğreniyoruz.

Tarsus’un Kargılı Köyü civarına yapılacak bölgesel havaalanının yıllık 30 milyon yolcu kapasitesine sahip olacağı söyleniyor. Mersin Limanı’yla birleşerek yörenin bütün ithalat-ihracat potansiyeline cevap verebilecek bu havalimanının bir ay sonra ihalesinin yapılacak ve 18 ay içinde ulaşıma açılacak olması, bölgedeki iş dünyasını heyecanlandırıyor.

Mersin’in bir liman ve ticaret kenti olarak büyüyen bir potansiyeli var. Türklerin, Arapların ve Kürtlerin iç içe yaşaması da bir ekonomik dinamizm etkeni. Bu iç içelik, çatışma haberleri geldikçe alttan alta bir tedirginlik yaratarak bir risk faktörüne de dönüşebiliyor.

Tarsus’tan ufuklara bakmak

Ertesi sabah, doğup ilkgençliğimi yaşadığım Tarsus’a doğru yola çıktım. Dedeler Köyü mezarlığında yatan babamın mezarını ziyaret ettim. Bir zamandır gitmediğim bu mezarlıkta babamın yanı başına köyün tanıdık isimleri gömülmüştü. ‘Yeşil Emmi’, fırıncı Sefer Amca, Hürü Teyze’nin mezarları yan yanaydı. Kırlık kahvesinde, kahvenin 50 yıl önceki sahibi Duran’la rastlaştım. Duran Abi 80’li yaşlarındaydı. Görünce hemen tanıdı. Sarıldık, gözleri yaşardı. Benim için tarih olan topraklarda dolaşmak ruhuma iyi geldi.

Bağlara yöneldim. Mustafa Emmi’nin oğlu Musa, tarlaların bir kısmına zeytin ve kayısı fidanları ekmişti. Ağaçların arasından tepeye çıktım. Vadi bağlık, zeytinliklerle yemyeşildi. Karlı Toros Dağları tabloya derinlik kazandırıyordu.

Aklıma Mersinli bir işadamının sorusu takıldı: “PKK’nın İran-Suriye desteğine dayanarak harekete geçtiği söyleniyor. Esad’ın, İran’daki yönetimin ne kadar bir geleceği kaldı? Bu yönetimlere dayanan bir siyasetin geçerliliği olabilir mi?”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89