• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 8 °C

O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı

Orhan Miroğlu

Diyorlar ki,

“Duygusal olmayın, hislerinize kapılmayın”!

“Hrant Dink davası için verilen karara bakıp, tarihsel sebepler ve 1915’le benzerlikler aramayın”!

Diyorlar ki,

“‘Bu davaya 1915’in gölgesi ve hakikati düştü’ diyenlere inanmayın”!

“İttihatçılık zaten çoktan unutuldu” diyorlar, “bu memlekette kimse Ermenilere İttihatçıların baktığı gözle bakmıyor” diyorlar..

Sonra devam ediyorlar ve yine diyorlar ki,

“Ergenekon fikri, neo-İttihatçı bir ideolojiye dayanmıyor, Ergenekon örgütü eli kanlı bir örgüt değil ve Hrant’ı onlar öldürmedi”!

Başından beri, bu yalanları yayıyorlar ve bu yalanlara inanmamızı istiyorlardı..

Mahkeme bu yalanları karara bağladı işte..

Hrant Dink’i Ergenekon öldürmedi, kanı kaynayan bir Türk çocuğu geldi Hrant’ı vurdu!

Mahkemenin hâkimleri önlerine gelen bu davayı sadece hukuk ve adalet ilkeleri(!) açısından incelediler ve örgüt yok diye karar verdiler.

Bravo doğrusu!

Örgüt yoktu, ortada kanı kaynayan bir Türk çocuğu vardı!

“Örgüt yok, ortada bir katil ve bir azmettirici var” diyen hâkimlerin bu yüzden vicdanları rahat!

Uğur Kaymaz ve babasını öldüren polisleri oy birliğiyle ve “nefsi müdafaadan” beraat ettiren Yargıtay hâkimlerinin vicdanı nasıl rahatsa, Hrant Dink davasında, “örgüt yok” diyen hâkimlerin de vicdanı o kadar rahattır şimdi!

Hâkimler, “örgüt yok” dediler ve vicdan azabından kendilerin bir güzel kurtardılar!

Oysa öldürülenin adı Hrant’tı.

Soyadı Dink’ti.

Ve o bir Ermeni’ydi, Ermeni olduğu için öldürüldü..

Diyorlar ki,

“Hrant’ı öldüren çocuğun cinayetten sonra olay yerinden kaçarken, ‘Bir Ermeni’yi öldürdüm’ diye bağırmasının 1915’le hiç ilgisi yoktur”..

Ama gerçek çok farklı.

Gerçek şu ki, mahkeme Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bir Ermeni’nin öldürüldüğü bir dava olarak görmedi bu davayı!.

Basit ve sıradan bir cinayet davası olarak görmek ve göstermek istedi..

Ne Hrant’ın Valiliğe çağrılıp tehdit edilmesi, ne logosunda “Türkiye Türklerindir” yazan gazetenin attığı o cinayete davet manşetleri!

Ne Savcının Ergenekon’a işaret eden mütalaası!

Bunların hiç biri önemli bulunmadı..

İnanmamızı istedikleri şey, başından beri başka, bambaşkaydı!

“Kanı kaynayan bir çocuk gelip Hrant’ı öldürdü” diyorlardı ve bu yalana inanmamızı istiyorlardı..

1915 felaketinde de örgüt yoktu, 2007 yılında da bir Ermeni’yi öldüren herhangi bir örgüt yok!.

1915’te, Ermeniler, onları Ermenistan vaadiyle kandıran Batılı ülkeler, bu vaatlerinin arkasında durmayınca, korkudan kaçıp gittiler!.

Kaçarken de yollarına çıkan Türkleri ve Kürtleri öldürdüler..

Karşılıklı mukateleler olmadı değil, ama kimse Ermenilerden kafileler oluşturup, bu kafileleri topluca katletmedi!.

Ermenilerin onbinlercesi, kötü iklim şartlarından ve henüz memlekette duble asfalt yol olmamasından ve açlıktan, yani tamamen doğal afet sayılabilecek birtakım sebeplerden öldü!.

Ne İttihat-Terakki Paşaları, ne Teşkilat-ı Mahsusa, ne Hamidiye Alayları!

Bunların hiçbir yoktu 1915’te!

1915’te örgüt yoktu!

2007’de de örgüt yok!

Çünkü, 1915’te yaşanan felaketlerden sorumlu tutulanları yargılayan hâkimlerle, 2007 yılında İstanbul’da bir Ermeni gazeteciyi öldürenleri yargılayan hâkimlerin zihniyeti arasında bir fark yok..

Bir milyondan fazla Ermeni’nin katliyle sonuçlanmış bir soykırımdan sonra başlayan ve 86 kişinin yargılandığı davalar nasıl sonuçlandı, bunu hatırlamadan Hrant Dink kararını anlamak mümkün değildir..

1919 yargılamalarının sonucunda üç kişi idam edildi.

Boğazlayan kaymakamı Kemal Bey, Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey ve Erzincan’da otelcilik yapan Hafız Abdullah Avni..

Hapis cezaları alanlar ise kefaletle serbest bırakıldılar..

1915’in hesabı böylece görülmüş oldu ve üstü kapatıldı..

Katliamın kefaretini bir otelci ve bir kaymakama ödettiler..

Ortada ne örgüt vardı ne bu örgütün işlediği suçlar..

Bir halkın tarihten ve yaşadığı coğrafyadan silinmiş olmasının karşılığı olarak, bir kaymakam, bir mutasarrıf ve bir otelci idam edildi!.

İttihatçıların çoğu bu davada, katliamdan değil, yağmacılıktan yargılandı..

Müzayedeye düşmüş Ermeni mallarını satın alanlara hapis cezaları verildi.

Mesela, Yozgat Jandarma Komutanı Yzb. Tevfik Bey müzayededen aldığı bir yüzük nedeniyle 15 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı!

Dünyanın zoruyla açılmış bir dava, soykırımı dünyaya karşı gizlemeye yarayan kararların alındığı bir davaya dönüştü..

Hrant Dink cinayeti için verilen karar, 1919’da verilen kararlara ne kadar çok benziyor!.

1919 yargılamalarını, beş yıldır süren ve 2012’de sonuçlanan Hrant Dink davasına benzetmeye çok meraklı olduğumu düşüneceksiniz belki..

Ama değilim.

Sadece inancım şu ki, 1915’i hatırlamadan, halkının trajik tarihinde son sırayı alan Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de neden katledildiğini anlayamayız..

Adı Hrant’tı.

Soyadı Dink

Ve o bir Ermeniydi..

Ermeni olduğu için öldürüldü!

Yaşarken bir ‘ötekiydi’, bir gayrımüslimdi, bir Ermeniydi Hrant!

Katledildi ve bir kez daha ‘ötekileştirildi’!

Mahkeme sırf Ermeni olduğu için öldürülen Hrant’ın, Ermeni olmadığına karar verdi!

Ey bu ülkeyi yönetenler ve ey yalanları hukuk kararına dönüştürenler!

Katilleri gizlemeyi iyi beceriyorsunuz, pervasız ve cesursunuz doğrusu..

Pervasızlığınız ve cesaretiniz buna yeter mi peki?

Rakel’in yüzüne bakmaya cesaretiniz var mı sizin?

Siz, Rakel Dink’in yüzüne ve gözlerinin içine saplanıp kalmış o kedere, insanın yüreğini delip geçen o büyük acıya, utanç duymadan ve korkmadan bir defa dahi, bakabilir misiniz?

Hrant’ı bir daha öldürdünüz!

Peki, Rakel’in gözlerine ve yüzüne, sadece bir defa bakıp, bin defa ölmeyi göze alabilir misiniz?

Buna yetecek cesaretiniz ve onurunuz var mı sizin?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89