• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 9 °C

O baraj delinmezse sular taşacaktır

Yavuz Baydar

Halkın kararı için iki gün kaldı. Pazar gecesi bu kararın Türkiye'ye hangi istikameti göstereceğini anlayacağız. Öyle beşli-yedili bir yol ayrımında değiliz; kritik kavşakta istikamet için iki tercihten birine teveccüh gösterilecek.

Ya üzerinde en asgari sosyal mutabakat dahi aranıp sağlanmamış köklü bir rejim değişikliği zorlamasına 'evet' diyecek seçmen veya Cumhurbaşkanı Erdoğan ve avenesine, hakkı kendisinde mahfuz 'demokratik Türkiye' için 'one minute' çekecek, özgürleşme ve normalleşme umutlarının kurutulmasına izin vermeyecektir.

Tercih ikisi arasındadır ve aslında o kadar da basittir.

İdeolojik tercihler, kimlikler, geleceği öngörebilme adına yapılan hesap kitaplar muhakkak ki her seçmen için önemlidir ama her zamankinden daha fazla güç biriktirmiş bir oy pusulası bu kez elinde tuttuğu.

Pek çok bakımdan partilerin üstüne tırmanmış, altın değerinde bir oydan söz ediyoruz.
 
Faşizmin barajından medet ummak
 
Elbette ki çoğulculuğa ve serbest seçimlere dayalı her yönetimde an gelir, köklü sistem değişiklikleri elzem görülebilir.

Bunu belli bir parti de isteyebilir, birkaç parti de, toplum kesimleri de.

Olabilir. Ama söz konusu olan, doğrudan doğruya anayasal ilke ve esaslarını ilgilendiren değişim niyetleri ve talepleri ise bir parti, parti içi bir güruh veya tek bir kişi öyle arzu ediyor diye bunları toplumun geri kalan kısmını hiçe sayarak yapamazsınız.

Derdiniz başkanlık sistemi mi? Bunu iyice izah edecektiniz ve başta seçilmiş muhalefet, tüm topluma kulak verecektiniz, sivil sesleri duyacak ve sağduyu ile her görüşü tartacaktınız.

Meclis içi ve dışında makul çoğunluğu ikna ederek o sistem değişikliğinin öncüsü olacaktınız.

Böyle bir resmin yerinde yeller esiyor kaç zamandır.

Kendi seçmeninizin yarısını dahi ikna etmekten aciz kaldınız.

Şimdi tek dert, 12 Eylül faşizminin bu ülkeye 'armağan ettiği' yüzde 10 barajını sıkılmadan kullanarak, öyle adaletsiz bir Meclis oluşmasını sağlamak ki, bencil hayalleriniz gerçek olabilsin.

Üç partili Meclis olacak, toplumun önemli bir kesimi kendisini meşru temsilden dışlanmış, sokakla baş başa bulacak ve siz bundan 'ne güzel oldu' dedirtecek bir kapkaççılık umacaksınız.

Bundan, hiçbir şüpheniz olmasın, sadece kargaşa, öfke çıkar.

Kriz daha da büyür, Türkiye kopkoyu bir kâbusa girer.
 
'Sivil giysili emir-komuta zinciri'
 
Demek ki demokrasiye gönül vermiş bir Türkiye'de tek bir hedef var: Uzlaşma.

Bu hedef belli ise o zaman oyların ana nehir yatağı da bellidir:

Tek adam yönetimine, despotizme, 'sivil görünümlü emir-komuta zincirine' hayır demek için Meclis'te en az dört partili bir tablonun oluşmasını sağlamak.

Türkiye'nin 'göreceli selameti' için başka çıkar yol yok.

Ülke tarihinin en hakkaniyetsiz seçim kampanyasını yürüttüler. Tek bir lider yetmiyormuş gibi, üstelik Anayasa’yı da çiğneyerek, yoz medyayı da arkalarına alarak, iki lider halinde dört koldan aynı partiye oy avcılığı yaptılar.

Adil seçim ve hukuk üstünlüğü adına var olduğu sanılan kurumlar bir köşeye sindi, muhalefete şiddete göz yumuldu, oy sayımında hile hurda konusunda seçmende muazzam şüphelerin doğmasına yol açıldı.

Bakın, sergilenen tüm zorbalıklar, yapılacakların habercisidir.
 
O barajı delmek veya delmemek: İşte mesele
 
Ey seçmen! Şimdi sakin olma zamanı.

Derin nefes al ve tefekküre yat.

'Öteki mahallelerin' içine sinmeyen, onları ikna etmemiş bir korku rejimine geçip, sivil kisveli emir-komuta zincirine bağlı ceberut bir alemde, insanın insana kulluğu düzeninde yaşamaya razı isen, hayırlısı olsun.

Değilsen, unutma:

Oy pusulan bu kez altın değerinde. Mutlaka ve mutlaka sandığa git, görevini yap, tek geçerli yönetim sistemi olarak demokrasiye olan inancını göster.

Ve oyunu o parti öyle öbürü böyle diye düşünmeden, dörtlü bir Meclis sağlamak için kullan.

Bu barajı senin demokrat iraden delmelidir, delecektir.

Bırak o sular Meclis'in içine aksın.

Türkiye uzlaşmaya susadıysa, mutlaka oradan içecektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89