• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 15 °C

Nurculuk ve İslamcılığın devlette kesişen yolları

Mücahit Bilici

İslamcı eğilim Nurculuğu hep pasif, duyarsız, entelektüel olarak çocuk ve hatta soğuk savaşta Batıcı (Amerikancı) gördü. Nurculuk ise İslamcılığa düşünsel olarak pek saygı duymadı. Hatta İslamcılığın seküler gözlere okunaklı gelen entelektüel cazibesine kıyasla çok naif ve dünyadan habersiz bile göründü. Çünkü dünyayı siyaseten tartışmak yerine onu dönüştürmekle meşgul idi (evet, Marx’ın filozoflara fırçası haksız değil). Ancak bu dönüşüm üstten ve ite kaka değil, alttan kalpleri ve zihinleri demokratik ve medeni olarak fethederek olmalıydı. Nurculuk Sünni anlayıştaki düzenin muhafazası eğilimi, kendi barışçıl ortam taraftarlığı ve mukaddesatçı- milliyetçiliğin etkisiyle devlete saygıda ise hiç kusur etmedi. 

Nurculuk devletin altında, toplumun içinde insana ve evin görünmeyen temellerine talip olup insanda devrim yaparken, İslamcılık devlete, balkona ve çatıya talip oldu. Nurculuk çatıdaki diktatörlerin tazyikiyle patlayan ve ancak çatıda gerçekleşen gürültülü İslami devrimlerin cazibesine hiç kapılmadı (Bir nokta: Türkiye toplumu İran toplumundan daha dindar). Temellerde insanı kazanarak, toplumu dönüştürmek suretiyle oluşacak demokratik basınçla zaten çatı dönüşecekti. Devlet ve siyaset amaç değil sonuç olmalıydı. 

Çatıya talip ama tabansız İslamcılık demokrasiyle barışını yaparak liberalleştiği için kitleselleşti. Parti İslamcılığının geldiği o sınırda, toplumun devlete dönüştüğü bazen hırsla devletleştiği kıvamda duran (Nurcu kökenli) bir cemaat, Gülen Cemaati vardı. Ve Parti ile Cemaat buluştu. AK Parti otobüsü böyle doğdu. Nurculuk ile İslamcılık arası bir konumda olan ve devlet ilgisi Nurculukla çelişen (yarı-İslamcı) ama İslamcılık gibi yüzeysel olmayan Gülen Cemaati ile AK Parti işbirliği on yıl sürdü. Gerekçelerini propaganda kirliliğinden tam olarak göremediğimiz bir bozuşmayla iki aktör çatışmaya başladı. Biri diğerine hükmetmek istedi. Parti üzerindeki Cemaat vesayeti kalkınca, Parti, iktidar şehvet ve rehavetiyle İslamcı temayüllere döndü

Parti bu arada kendisine sahip çıkan diğer cemaatlere sahip çıktı. Siyasetin dışında duran Nurcular ilk kez İslamcılıkla devletin karşısında ve dışında değil, içinde karşılaştılar. Nurcularda devlete olan saygı, İslamcılığa karşı savunmasızlığa dönüştü. İttihad-ı İslam ideali ve siyasetin dindarlaşması onları heyecanlandırdı. Nurculuğun açılım/ futuhat ilgisi, İslamcılığın İslam dünyasının dertleri/ acıları kültürü tepkimeye girdi. İslamcı slogan ve tarafgirlik kültürünün, kimi Nurcuların diline ve davranışına sirayet etmesinin bir sebebi, ortodoks Nurculuğun İslamcılıkla devletin nezih ve izzet- ikram dolu salonunda buluşmasıdır. 

Siyaset ise gittikçe haşinleşiyordu. Dahili bir yangın söndürme ilacı olarak meydanlarda uzun süre kaynar hâlde tutulan Rabia suyu, aslında Gezivari bir başka yangın çıksa hemen üstüne dökülecekti. Çıkmasa da bu hararetli su, katılanların ve seyredenlerin kanını kaynatıyordu. Rabia’dan Gazze’ye ümmetin acıları içeride AK Parti’nin sarı renkli logoları olarak nakde dönüşüyordu. Dindar kitlelerin hissiyatını yakalayan siyasi oportünizm, bu hissiyatı ümmet duyarlılığı kıvamında politik bir kazanç olarak oya ve lider kültüne siyasi desteğe tahvil etti 

Belki haklı bir kişisel paranoya kısa zamanda milli bir paranoya yapıldı. Zira, devrim otobüsünü süren karizmatik şoför için siyaset bir yeniden milli mücadele, lidere sadakat de milli ödev ve dinî görev hâline getirildi. Nihayet şoför o otobüsü inşa edip birarada tutan pek çok mekanik ve lastikçinin üzerinden otobüsü hışımla sürerek ulu önderlik istikametine giderken körüklenen gazın bir freni yok gibi. Gülen Cemaati ise siyasi hırsının cezası olarak kaderin elinde bencil bir geçmiş için ödenmemiş zekâtın ve safi bir gelecek için gerekli tasaffinin bedelini ödüyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89