• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 0 °C

Neymiş bu 'üst akıl'?

Yavuz Baydar

Irak Peşmerge savaşçı biriminin Kobani'ye geçişi ertelendi. Kürt TV kanalı Rudaw'a göre Türkiye ile 'teknik meselelerin' hallolmayışı buna sebep olarak gösteriliyor.

'Teknik' pürüzlerin ne olduğunu bilmiyoruz, muhtemelen eldeki silahların PYD'nin eline geçmemesi gibi konularda olabilir. Ama 16 Eylül'den beri, yani bir ayı aşkın zamandır sürmekte olan Kobani muhasarasının uzaması, 'zamana oynanması', 'oyalama', adına ne derseniz deyin, gibi açılardan durumun Ankara'nın tercihlerine uyduğundan kuşku yok.
Çünkü Erdoğan'ın mantığı PKK ve PYD'nin IŞİD'den farksız birer terör örgütü olduğu anlayışı üzerine oturuyor. Bunun askeri çevrelerde de tasvip gördüğünü, Ankara'da eskileri hatırlatan bir zemine kapıları ardına kadar açtığını öngörmek için müneccim olmaya gerek yok.

Mantık basit, bölgedeki son derece karmaşık gerçeklerden kopuk ve önümüzdeki yıllara yorucu bir şekilde yayılacak olan 'oynak gerçeklik' karşısında aktif değil pasif, savunmaya dayalı, verimsiz ve yüzeysel bir bakışı ifade ediyor.

Daha da kaygı verici yanı, bunda ısrar edişin Türkiye'nin çalkantılı ve gerilimli sosyal dokusuna hiçbir fayda ve çözüm sağlamayacak olması.

Erdoğan Kobani konusundaki mükerrer söylemine önceki gün yeni bir unsur daha ekledi: “PYD'yi de aşan bir üst akıl var.”

Bu her zamanki gibi kamuoyunun zaten komplo teorilerine ilgi duyan, onlara inanmaya hazır kesimlerini etkileme amaçlı.

'Üst akıl var' dediğinizde, her ne kadar 'muhtemelen' diye eklemiş de olsanız, yanında 'tezgah', 'tuzak' kelimelerine de yer verdiyseniz, o zaman bunlarla neyi kastettiğinizi de paylaşmak zorundasınız.

O makan teori üretme yeri değil

O makam muğlâk teori üretme yeri değil, somut siyasi kararların merkezi.
Ama öyle olmuyor. Bölgesel koordinasyon ve uyum mekanizmasından uzaklaşmayı, aynı coğrafyayı paylaşan kalıcı komşularınızla hırçın dargınlıkları, 'biz bir yana, dünya diğer yana' anlayışına sarılmayı seçtiğinizde, bilgi akışından mahrumiyete düştüğünüzde, eldeki tek şey mistik bazı 'üst akıl' tezlerinden ibaret kalıyor.

Ama görülen resim şudur: Suriye'de DAİŞ ve PYD gibi kendi dinamiklerine sahip gelişmeler, Erdoğan'ın Ankara'da 'mutlak iktidar tahkimi' siyaseti için çözüm sürecinde 'acele etmeme' tarzı yaklaşımını altüst etmiş, 'ağırdan alma' formülünü bozmuştur.
Çok daha geniş kapsamlı bir sorun, Türkiye'nin bölgesel siyaset konusunda virajı alamayışında odaklanıyor.

Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, dün bu gazetedeki mülakatında, bir diplomatın gerçekçiliğiyle bir 'riskli yalnızlık' fotoğrafı çekiyor.

‘Ortadoğu'da Mısır olmadan harp edilemez, Suriye olmadan barış yapılamaz’ sözüne atıfta bulunuyor.

'Türkiye şimdi bir komşu ülkesindeki rejimi devirmeye çalışan bir ülke olarak algılanıyor. Türkiye Ortadoğu'da etkileri sınırlı bir ülke haline geldi. Biz Suriye'de meydanı Rusya ve İran'a terk etmek zorunda kaldık' diyor.

İnatla 'nerede battım' diye sormayın

'Diplomaside hiç yapılmaması gereken bir şey yaptık. Yumurtalarımızın hepsini bir sepete koyduk' diye ekliyor. Üç yıl boyunca enerjinin boşuna harcandığını, olumsuz etkisinin uzun süre devam edeceğini söylüyor.

Mısır'la husumet durumunun bölgede kartları yeniden dağıtır hale gelen Suudi Arabistan'la 'soğuma' haliyle birleştiğinde, Türkiye'nin yalnızlığını çok daha tehlikeli sulara çektiği gün gibi aşikâr.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) tıpkı İsrail ve Kıbrıs gibi Türkiye'yi hem bölgede hem de Doğu Akdeniz'de iyice etkisiz kılma faaliyetlerini yoğunlaştırmasını da buna ekleyin.

Ve inatla, 'Ben nerede hataya battım' diye sormayın.

O zaman nereye baksanız hayali bir 'üst akıl' görürsünüz.

Oyun dışına itelenmek böyle bir şey işte.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89