• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 22 °C

Nevrozun demokrasi isteği

Tarhan Erdem

Nevrozda Diyarbakır’daydım.

“İyi ki gitmişim”, olayı gördüm, coşkuyu yaşadım.

Nevroz şenliğiyle Kürt siyaseti, soluk almak için durakladı; şimdi seçim sonrasını bekliyor; ağırbaşlı, ne yaptığını bilerek ve kararlı.

Geride bıraktığımız üç dört hafta içinde, Kürt siyasetiyle ilgili olayları hatırlattıktan sonra Diyarbakır Nevroz Parkının düşündürdüklerini yazacağım.

Seçime bir ay kadar kala, Kürt siyaset adamları seçim gününe kadar uygulayacakları politikayı belirlemeye çalıştılar. BDP dışındaki partilerin hepsine karşı mı duracaklardı; yoksa iktidarı diğer ikisinden ayıracaklar mıydı?

Sayın Öcalan, 8 Mart’ta MİT ile, ertesi gün BDP Milletvekilleri ile görüştü.

BDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan dönüşlerinde, Öcalan’ın “umudunu koruduğunu” belirtmişlerdi.

Bu temaslar ve KCK Yürütme Kurulu toplantısı eşzamanlı yürütülüyordu; 3-10 Mart arasında toplandığı açıklanan Yürütme Kurulu, çalışmalarını bitirdikten 5 gün sonra KCK Bildirisi açıklandı.

Ankara ise, Demokratikleşme Kanunu ile olağanüstü mahkemeleri kaldıran ve tutukluluk süresini 5 yıla indiren Kanunları yürürlüğe koyup, “tıvıtır-mıvıtır” gibi işler hariç(!), bütün işleri seçim sonrasına bıraktı.

Öcalan ve diğer bütün politika merkezleri, İmralı, Kandil ve Ankara haberleşerek görüş açıkladılar; özetle, taraflar birbirinin görüşünü, söylenecekleri, yazılacakları önceden biliyorlardı.

Kandil, İmralı ve Ankara’da olayların içinde bulunan yetkililerin on-onbeş gün önce belirledikleri politikaları Nevroz’da dinledik.

Nevrozda dinlediklerimizden öğrendiğimiz politika, seçim öncesini etkileyecek konuşmalardan sakınarak, seçim sonrası durumu öngörüp ve tanımlayıp, seçim sonrası için beklentileri halkla paylaşmaktı.

Dile getirildi veya getirilmedi ama, bu politika uygulanıyor, seçimi izleyen iki üç hafta içinde de uygulanacak.

KCK Açıklamasında da görülmüştü, İmralı dışında bir de Kandil vardır! Ne Öcalan ne de Cemal Bayık bu duruma değindi, ama durduğu yerin farkını belirtilmeden, Kandil’in varlığının altı çizildi.

Herkes gibi beni de içine alan heyecan içinde Nevroz’da toplanan yüz binleri, hatta milyonu bulan insandan öğrendiğim, Kürtler ihmal edilerek, eşitlik sağlanmadan demokrasi kurulamayacağı idi; İmralı ve Kandil’de, -mümkün görülmüyor da ikisi de- kabul etse bile,

Kürtlerin eşitliği sağlanmadan, yüzleşmeden ve yerinden yönetim kurumlaşmadan barış sağlanamaz.

Demokrasi bir bütündür, azı da çoğu yoktur; Kürtlere özgü ve onlarla sınırlısı da yoktur; Türkiye ya demokratik hukuk devleti olacaktır, ya da sürdürülemez bir yönetim içine girmeye çalışacaktır. Yani ya kaos, ya demokrasi! 

Önceki gün Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın Bursa’da söylediği gibi, “Demokrasi sadece seçim değil, bunun yanında sağlam bir hukuk sistemi, güvenilir bir yargı sistemi gerekir. Aksi halde demokrasi, hukuk yoksa kaosa da dönüşebilir”. Babacan bu kadarını söyleyebilmiş, üç dört ay önce “sağlam” hukuk ve yargı sistemini tanımlamıştı; zaten demokrasi kelimesi açık düşünenlerce birbirinden

farklı tanımlanmaz.

Açık anlamıyla tekrarlayalım; bugünkü Türkiye’yi demokrasi olmadan kimse yönetemez, demokrasi içindeyse kimse bölemez!

Karşısında bulunduğumuz soru şudur: Ak Parti demokrasiyi güçlendirecek, demokrasiyi tamamlayacak adımlar atabilir mi?

Sayın Erdoğan hırsızlık yapmamışsa ve/veya hırsızları korumaya kalkmazsa, demokrasi gelişebilir, Kürt meselesi de çözümlenebilir!

Gerçek bunun tersiyse, yani, Erdoğan hırsızlık yapmışsa ve/veya hırsızları korumaya kalkarsa; demokrasinin, dolayısıyla hukuk sisteminin kurulmasını ve çalışmasını engellemeye çalışacaktır; bu durumda O’nunla devam edilemeyecek, partisi parçalanacaktır.

Nevrozda dinlediğimiz Kürt politikacıları, Osman Baydemir, Ahmet Türk, Cemil Bayık ve Osman Öcalan, “süreç” kanla sonlanmadan, yeni düzen kurulup demokrasiye geçilebileceği kararlılığını dile getirdiler.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89