• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -5 °C

Ne güzel yönetecektik bölgeyi, şu komşular olmasaydı

Yavuz Baydar

Ne 'stratejik derinlik' sarhoşluğuymuş ama...

Attık, tuttuk, estik yağdık gürledik, laf maf dinlemedik ve...

Kocamaaan bir daire çizdikten sonra geldik başladığımız noktaya.

Şimdi, dört koldan vurgun yemiş bir dış politika ile baş başayız.

Araya çok kıymetli yıllar girdi; her şeyin tek tek heba edildiği.

***

İrlanda'dan Hazar Denizi'ne kadar uzanacak AB genişleme projesi içinde Türkiye'yi en önemli ekonomi ve enerji köprüsü yapacak olan Ermenistan-Türkiye protokollerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 14 Mayıs 2009'da Bakü'de son dakikada 'ters köşe golü' ile yerle bir edilmesini yaşadık.

Tam bir yıl sonra, Gazze açıklarında yaşanan elim hadiselerin ardından Türkiye-İsrail ilişkilerinin duvara toslamasına, Türkiye'ye bölgede özgül ağırlık kazandıran 'Filistin arabuluculuğu' rolünün sıfırlanmasına tanık olduk.

2011 başlarında Libya ile ilişkilerin rayından çıkışını; 2012 Mayıs'ında Suriye ile, 2013 sonlarında da Mısır'la ilişkilerin sona erişini gördük.

'Yumuşak güç' öngören siyaseti elimizin tersiyle itip, kapasitemiz diplomatik ve askeri açılardan yetmediği, üstümüze vazife olmadığı halde Suriye'de rejimi değiştirmeye kalkıştık.

Bu aymaz, mezhepçi siyaset yüzünden Ürdün'le güvensizlik had safhaya çıktı; İran'la bozuştuk, ardından Rusya ile neredeyse birbirimize giriyorduk.

Diplomatlarımızı Musul'da DAEŞ'in elinden tavizler vererek, zor bela kurtardık.

Bölgedeki yükselen 'seküler Kürt varlığı' olgusunun anlamını, tam tersinden okuduk.

Bölge siyasetindeki bozuk pusula yüzünden AB ile ilişkiler düzelmedi, ABD ile ilişkiler ise ittifak tarihinin en kötü seviyesine indi.

Türkiye'yi yöneten liderlik anlayışı, dışarıda 'bir dediği öbürünü tutmaz', 'istikrarsız ve öngörüsüz', 'uzlaşma kültüründen uzak' gibi kavramlarla bütünleşti.

Liderlerin uzak durduğu bir ülkeye döndük.

Kısacası, dünyaya maskara olduk.

'Stratejik derinlik' vurgunu dediğim şey, işte bu neticeyi getirdi.

Ve olan da, bir liderin ve bir partinin menfaatleri uğruna, Türkiye'nin uzun vadeli menfaatlerine oldu.

Şimdi, yumurtalar tek tek değil, bir önceki yazımda yazdığım gibi, sepet halinde kapıya dayanmış durumda.

Şimdi çıkmışlar, 'dış politikada ayar'dan bahsediyorlar.

Bunca zarar ziyan, kör inat, tarihsel miyopluk sanki başka bir gezegende olmuş gibi, bütün bu facia kararlar silsilesinde son imza sahibi şahsiyetler, bırakın istifayı, en ufak bir muhasebe emaresi dahi göstermeden aynı afra tafrayla devam ediyorlar.

Çünkü AKP'nin habire yokuş aşağı giden hikayesine damgasını vuran 'Gaz ver, kullan, posasını çıkar ve çöpe at, itiraz ederse ez, kötekle' siyasetinin bereketini anladılar.

Tekmele gitsin, arkadan da bütün suçu başkalarının sırtına yükle.

İsrail'e, Rusya'ya gerçekten de etmedik laf bırakmamışlardı. Krize zirve yaptırmak için ellerinden geleni artlarına koymadılar.

Kör cehaletleri yüzünden Mısır'a patronluk, üstünlük taslamaya kalkışırken kullandıkları dilin ilkelliği, gururlu ve asil Mısır halkının kalbini nasıl kırdı, onu dahi göremediler.

Hala da bi-idrak durumdalar.

Acısını da Anadolu halkının bir kısmını ezerek çıkarıyorlar.

***

Binali Bey, dün çıkmış, bize başka bir şarkı söylüyor.

Melodi şöyle:

"İsrail, Suriye, Rusya, Mısır... Akdeniz ve Karadeniz'i çevreleyen bu ülkeler arasında daimi düşmanlık olmaz. Rusya ile bir olay yaşandı. Egemenlik haklarımızın ihlaline elbette izin vermeyiz. Ancak bir tek olaya takılıp kalmak da doğru olmaz. Daha büyük fotoğrafa bakmak lazım. Halklarımız arasında bir husumet yok. Tekrar eski günlere dönmek ve hatta daha ileri götürmek mümkündür.''

Olur, buyrun o zaman.

Ama önce halka samimi olacaksınız:

İsrail'le kırmızı çizgiler, Suriye'deki mezhepçi müdahalecilik, Rusya'dan özür dileme ve tazminat ödeme, Zarrab olayının İran boyutu, bir zahmet anlatın da anlayalım.

Her şey sil baştan.

Aklıma nedense Temel'in (kibar versiyonuyla) 'Ağam biz bu haltı neden yedik?' fıkrası geldi ama hemen kovaladım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89